Ön yargılı yazarların kitapları da kendileri gibi oluyor
Puan vermedi·592 syf.··
2026 19. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 10:24
Yazarın Türkiye'de yaşamasına rağmen İslam ve Müslümanlar hakkında elle tutulur, gerçek bilgilere sahip değil. Kitabın tamamı, yazarın ön yargıları ve okuyucuyu istediği noktaya yönlendirme çabasında ibaret. Bence zaman kaybı.
Siyah TekilaJavier Bernal · Salon Yayınları · 20203 okunma
Puan vermedi·392 syf.··
2026 7. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2026 10:28
Doğduğun ev ya da doğduğun toprak kaderindir. Evet bazı şeyler bize bağlı ama hayata 1-0 önde mi başlıyorsun yoksa mağlup mu başlıyorsun bu işte doğduğun yere göre değişir. Leylacığım zaten mağlup başladı. Hayatta onu Tekila Leyla olmaya itti. Su bağı ile bağlı bir aile bulduğu için her şeye rağmen şanslılar arasında. Biraz imkansız görsem de haketmediğimiz hayatlara mecbur bırakılmadığımız , insanların birbirini gözünü kırpmadan harcamadığı günlere inşallah…
On Dakika Otuz Sekiz SaniyeElif Şafak · Doğan Kitap · 20197,1bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
6/10
·392 syf.··
2026 7. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 01 Nisan 2026 14:46
Beğenmedim. Türkiye’nin, Orta Doğunun da diyebiliriz kadınlarını, ötekilerini anlatmış. Bu kitabımda da fahişeleri konu alayım bari demiş sanki. Bir sürü yakın tarih olaylarını da eklemiş. Sanki bundan da bahsedeyim, bir de şundan da bahsedeyim demiş, demiş çorba olmuş gibi geldi bana kitap. Çok fazla derin mevzunun olduğu yüzeysel bir kitap geldi bana açıkçası. Sürekli tekrar eden lakaplar, illa bir şeyleri benzetme yapayım derken amaçsız benzetmeler yığını. Bir yerden sonra baygınlık verdi Tekila Leyla, bilmeme ne Nalan, sürekli ama sürekli tekrar eden Beş Kadim Dost falan falan . Arada sadece Leyla de ya lakapsız da olur sıkma bizi yani. Nereye varacak hikaye falan derken hiçbir yere varmadı açıkçası. Sonlara doğru baya zorlama oldu zaten. Halbuki hikayenin ilk bölümleri baya sürükleyiciydi bence. Çok Elif Şafak okudum, denemeleri de dahil. O yüzden artık bana çok aynı gelmeye başladı. İşlediği konular, kullandığı üslup vs. Her kitabında farklı bir duruma konuya değinse sorun yok ama her kitabında on milyon tane sorundan bahsedince bayılıyorsun. Sıkıyor artık. Bilmiyorum uzun bir süredir Elif Şafak okumayı bırakmıştım ki çok severdim kitaplarını ama son kitaplar çok yüzeysel geliyor. Bunu da zaten elime alıp da okumayacağımı bildiğimden dinledim boş zamanlarımda.
On Dakika Otuz Sekiz SaniyeElif Şafak · Doğan Kitap · 20197,1bin okunma
Puan vermedi·392 syf.··
2026 5. kitabı
Elif Şafak’ın On Dakika Otuz Sekiz Saniye romanı, hayat kadını Tekila Leyla’nın ölümünden sonraki son 10 dakika 38 saniyelik bilinç akışı üzerinden ilerler. Leyla’nın zihninden geçen anılar aracılığıyla hem onun yaşamı hem de toplumun dışladığı insanların hikâyeleri anlatılır.  Eser, dostluk, aidiyet ve toplumsal önyargılar gibi temaları güçlü bir şekilde işlerken İstanbul’un arka sokaklarına da ışık tutar.  Yazar, karakterlerin geçmişlerini derinlemesine ele alarak okura duygusal ve düşündürücü bir anlatı sunar. Roman, özellikle toplumda “öteki” olarak görülen insanların insanlık hâllerini görünür kılmasıyla dikkat çeker.
On Dakika Otuz Sekiz SaniyeElif Şafak · Doğan Kitap · 20197,1bin okunma
9/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 27 Mart 2026 10:06
Tekila Leyla'nın ölmüş hali ile başlayınca, tövbe bismillah dedim evet hikaye tekila lakaplı Leyla'nın çöp kutusunda ölmüş hali ile başlıyor. Bilimsel olarak da kanıtlanmış bir şey diye okumuştum. Öldükten sonra vücudun tüpü tamamen ölmüyor, çalışan bir beyin kalıyor geriye ama ne kadar ön dakika 38 saniye, kitabın ismi de burda anlam kazanıyor. Ah be Leyla ile de bitirdim ben muhtemelen sizde öyle bitireceksin. Artık bilmiyorum yazılmışı mı oynuyoruz, yoksa insanın kendi mi yazıyor bilemiyorum. Tahminim kişinin dünyaya geldiği yer ve geldiği yerdeki kişiler ile çok alakalı olduğu. Kader deyip işin içinden çıkalım da kitaba gelelim mi?. Kitaplarda çok uçarı kaçarı hikayeleri sevmiyorum, daha çok yaşanmış ve yaşanılabilir hayatları seviyorum. Yaş olmuş .5 e bende bir şeyler görmüş olayım dimi. Leyla'nın hikayesi de yaşanılabilir orayı çok yüksek. Kitapta Leyla'nın hayat hikayesinin yanında, yaşantısı sırasında yanındakilerin de hayatı anlatılıyor. Onların da yaşadıkları yaşanılır ve yaşanmış kısmı çoktur. Beğenerek okudum ve tavsiye ediyorum
On Dakika Otuz Sekiz SaniyeElif Şafak · Doğan Kitap · 20197,1bin okunma
Puan vermedi
Bir Deli Serçe, Hanife Hekim’in yalın ama derinlikli anlatımıyla kalbime dokunan, uzun süre etkisinden çıkamadığım romanlardan biri oldu. Yalnızlık, kayıp ve duygusal yaralar etrafında şekillenen bu hikâye, bana insanın en kırılgan hâllerini hatırlattı. Okurken iki yaralı ruhun kendini arayışına tanıklık ettim. Romanın İstanbul’un özellikle Kadıköy ve Moda çevresinde geçmesi, hikâyeye ayrı bir ruh katıyor. Kalabalık sokaklar, küçük kafeler, eski apartmanlar ve deniz kıyısı, bana sanki karakterlerin iç dünyasını yansıtan aynalar gibi geldi. Şehrin hareketiyle onların içsel yalnızlığı arasındaki tezat, satır aralarında güçlü bir şekilde hissediliyor. Mehmet karakteriyle tanıştığımda, onun savruk yaşamının ardında büyük bir boşluk taşıdığını hemen fark ettim. “İki bira bir tekila” lakabıyla anılan bu adam, aslında iyi niyetli ama yönünü kaybetmiş biri. Küçük yaşta babasını kaybetmesi, onda kapanmayan bir yara bırakmış. Aile özlemi, aidiyet ihtiyacı ve sevilmeyi bilmemesi, beni en çok etkileyen yönleri oldu. Yasemin ise dışarıdan güçlü ve mesafeli görünmesine rağmen, iç dünyasında oldukça kırılgan bir karakter. Duygularını korumak için ördüğü duvarlar, onu hem güçlü hem de yalnız kılıyor. Onun gizemli tavırları ve sakladığı sırlar, hikâyeye ayrı bir derinlik katıyor. Mehmet ve Yasemin’in yolları kesiştiğinde ortaya çıkan ilişki, bana göre klasik bir aşk hikâyesinden çok daha fazlası. Bu, birbirini iyileştirmeye çalışan iki yaralı insanın sessiz yakınlığı… Mehmet’in iç sesiyle yaptığı konuşmalar, “Bulut Baba” metaforu ve geçmişle yüzleşmeleri beni derinden etkiledi. Yasemin’in belirsizlikleri ise hikâyeye güçlü bir psikolojik gerilim kazandırdı. Romanın sonunda karşıma çıkan yüzleşme, bana hayatın her zaman mutlu sonlarla bitmediğini bir kez daha hatırlattı. Bir Deli
Bir Deli SerçeHanife Hekim · Maruzat Yayınları · 2024148 okunma