Tekin Güllü

Tekin Güllü
@tekingullu
Bursa
17 okur puanı
Ağustos 2018 tarihinde katıldı
Puan vermedi·208 syf.··
2020 42. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 12 Temmuz 2020 20:29
Bazı kitaplar okullarda okutulmalı diye düşünürüm bazen. Bunlardan biri irade eğitimi kitabı. Kitabın az biraz ağdalı (yahut çeviriden belki de sadece kendimin anlamakta zorlanmasından kaynaklı) bulmama rağmen onu bu kadar önemli bulmamın sebebi: insanın hayatında onu etkileyen faktörlerden en önde iradenin geldiğine inandığımdan ve sırf kitabın hazmedebildiğim kısımlarının bile benim için anlamının büyük olmasından kaynaklanıyor. Bazen sadece bir konuyu düşündürttüğü için bile bir kitap değerlidir. İçindeki bilgiler değme kişisel gelişim kitaplarından çok daha fazlasını bundan yüz yıl öncesinden seslenerek anlatıyor.
İrade TerbiyesiJules Payot · Flipper Yayıncılık · 202038,4bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·266 syf.··
2020 20. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2020 18:20
kitap ilk başlangıçta bu kitap için henüz zamanı değil dememe sebep olmuştu. kafamı toplayıp anlamakta zorluk çekiyor olmamın kabahatlisi yazar mı çeviren mi ben miyim bilemiyorum. büyük ihtimal kendimden başkası değil. yazarın gelecek vizyonunun hristiyan haçının Henry Ford un T modeline dönüşmesi ile Lord olan tanrının Ford a dönüşmesini güzel bir söz oyunu olarak bulsam ve yeni cesur dünyanın hristiyanlığa karşı bir tepki olarak doğacağını anlatmaya çalıştığını düşünsem de açıkçası kitabın Vahşi John un girişine kadar benim için pek anlam uyandırdığını söyleyemeyeceğim. Zira felsefik argümanları artık buradan sonra duymaya başlarız yazardan. gelecekle ilgili bir eseri yargılarken geleceğin nasıl bir yer olacağını hayal etmemize sağlayacağından çok bugünkü kendimizi anlamamıza ne kadar yardımcı olduğuna bakmamız lazım geliyor bana kalırsa. Ölüm mesela, böyle bir toplumda nasıl anlaşılıyor ve bu durumdan ne ders çıkartıyoruz. Ne için yaşar insan da bir başka soru. benzer soruların cesur yeni dünyada verilmiş cevapları bulunmakta ve verilen cevaplar şuankilerden farklı gene de yaşadığı topluma uygun. Öyle ise cevaplarımız toplumumuzdan bağımsız değil. 1984 ile Cesur yeni dünya arasında bir benzerlik var. Biri dünyayı sanat kurtaracaktır diyorken diğerinde ise dünyayı özgürlük kurtaracaktır diyor.
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,1bin okunma
Bizi biz yapan şeylerin başında dil gelir.
10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2019 38. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 01 Eylül 2019 15:42
Türkçe' nin neden bu kadar önemli olduğunu anlatan önemli bir kitap. Yazarın çok önemli tespitleri var. Özellikle mekanikleşen ve hızlanan bu çağda fenni bilimlere rağbet ve itibar artmış gözükmekte. Şuan herkesin dilinde teknoloji, girişimcilik vs gibi konular mevcut ve bunun temelinde insanın güç istenci yatıyor. Pragmatik felsefeler Amerika yahut İngiltere gibi batı ülkelerden tüm dünyaya yayılıyor. işte bu atmosferde dünya siyaseti Türkçe yi dallara ayırmış ve Türki diyebildiğimiz coğrafya da Azeri biri ile bile iletişim kuramaz olmuşuz. Kaldı ki Özbekçe, Kazakça hak getire. Bizi biz yapan şeylerin başında dil gelir. Yani kendi dilimi ne kadar iyi bilirsem. Ne kadar kendi dilimde kelime bilir ve kullanırsam o kadar daha sağlam fikirler neşrederim. Ama yukarıda belirttiğim gibi çağımız insanı dili bir araç olarak görüyor. Çünkü önemli olan kavramdır kanaatindeler kanısındayım. Ancak bu fikir yetersiz bir temele dayanır. Oktay Sinanoğlu dilin iki boyutu vardır der. İlk boyut matematik denklemi gibi a a = b +c denkleminde b yerine aynı değere sahip başka bir değişken kullanabiliriz der ancak dilin diğer boyutu kültürümüzle ilgili olan çağrışım boyutudur. Bardağın İngilizce karşılığı glass tır. Ben Türkçe olarak bardak dediğimde Karacaoğlan' ın bir şiirinde geçen bardak geçtiğin o şiiri hatırlarım. Oysa İngiliz de aynı çağrışım viski içmektir. O halde ben kendi dilimi kullanmak yerine yabancı dili kullanırsam beni tanımlamayan bir kültürün çağrışımını alırım. Benim dilimde Yunus Emre çağrışım yapar. Aşık Veysel, Dede Korkut. Bu bakımdan dil demek o halkın kültürü demektir. Kitapla ilgili aldığım notları aşağıda paylaşıyorum. psikolojiminorolojimi.blogspot.com/2019/09/bizimki...
Bizimki Türkçe SevdasıEkrem Erdem · TDED Yayınları · 202345 okunma
Puan vermedi·426 syf.··
2019 42. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 21 Eylül 2019 12:34
Ana dilin kullanımı ile ilgili önemli bir kitap olduğu kanaatindeyim. Hocamızın bu uğurda deyim yerindeyse ömrünü bu işe adamış olması Türkçe' nin kullanımı yönünde ne kadar önemli olduğunu bizlere birkez daha hatırlatıyor. Genel olarak makalelerin devşirilmesi şeklinde olan kitapta aynı kavramlar tabiî şekilde tekrar edilmiş. Bu da bazı zamanlarda kitaptan sıkılmamıza sebebiyet verebiliyor. Naçizane bu konu ile ilgili değerli bir kitabın da Bizimki Türkçe SevdasıBizimki Türkçe Sevdası olduğunu düşünüyorum. Tavsiye olarak vermiş olalım. Kitabı okurken aldığım notları da araştırma konuları olarak paylaşıyorum. psikolojiminorolojimi.blogspot.com/2019/09/bye-bye...
Bye Bye TürkçeOktay Sinanoğlu · Bilim & Gönül Yayınevi · 20195,7bin okunma
Puan vermedi·204 syf.··
2019 14. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2019 22:44
Kitap 3 kısımdan oluşuyor. İlk kısım hareketli ve canlı. Bir çırpıda zevkle okunuyor. Bir yandanda teknik bazı bilgiler öğreniyor olmak çok zevkli idi.* İkinci kısım için daha dingin ve daha sorgulayıcı diyebiliriz.Özellikle Odipus sorunsalı bilinen psikolojik anlamının dışında yeni bir kavrayışla sorgulanıyor desek sanıyorum yanlış olmaz. Şehnâme nin Rüstem ile Sührab ın hikayesi de gene aynı madalyonun diğer yüzü gibi tamamlıyor onu. Burada geçmişte dönüşler çok fazla betimlenmiş ama neden bu kadar fazla olduğunu ancak 3. bölüme geçince anlıyor insan. Bu bakımdan kitap yazarın edebi başarısını gözler önüne seriyor. Zevkle okunabilecek kitap felsefi olarak ta bize birşeyler öğretebilmeyi başarabiliyor. Buradan sonrası spoiler içerir. Kitap önce 3. bölüm okunsa ve öyle devam etsek tüm esrarengizliği ve belki tılsımı bile kaçar ama gene de bu şekilde bile okunsa ayrı bir güzellik tadılabilir bana kalırsa. Kitabın yazarının aslında Cem değil oğlu Enver olduğunu bu bölümde öğreniyoruz ve ilk sorduğumuz neden sanki Cem yazmış gibi anlattığı oluyor. Yazar zekice bu sorunun veriyor. Gene 2. bölümün o kadar fazla -neredeyse okuyucuyu yoracak kadar- geçmişin hesaplaşmalarıyla mücadele ettiği Rüstem ve Sühap, Oidipus konusunda yaptığı uluslararası araştırmalar ve kendisinden kaçışlarına neden bu kadar odaklandığını gene en kısa bu bölümde anlıyoruz. Cem in tabancasıyla Öngören e gitmesi "Eğer hikayede bir tüfek varsa o kesin patlar" tezinden dolayı patlayacağını tahmin etmek zor olmadı. Hele baba ve oğulun birbirini öldüreceğini... Oidipus u Rüstem i Sührabı düşünmesini ve hatta hayatının bu kadar derinlemesine etkileyen şartlar Cem in sanki kendi oğlu kendisini öldürecekmiş gibi düşünmesine ve bir şekilde kaderinin Oidipusun babasına dönmesine sebep oldu. Hayatımızda
Kırmızı Saçlı KadınOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202462,1bin okunma