Kitap yalnız başına yürümeyi sevenlerin yürüyüş sırasında yaşadıkları o trans haline çok güzel örneklerle değiniyor, adeta "bence beni yürürken okumalısın" diye sesleniyor. Kitabı otururken okusanız bile yürüdüğünüzü hissediyorsunuz. Yürüme ile ilgili bir kaç felsefecinin anılarına, yürümeye çeşitli anlamlar yüklemiş bir çok insanın hikayesine tanık oluyorsunuz. Ve her hikayede kendinizden bir parça bulmak kitabı okunması gereken bir kitap haline getiriyor.
Kitap iki kısımdan oluşuyor. İlk kısım "Mutsuzluk" çeşitli başlıklarda mutsuzluk kavramını inceledikten sonra ikinci kısım olan "Mutluluk" ile devam ediyor ve yine aynı sistematik içerisinde mutluluğu çeşitli alt başlıklarda inceliyor.
Gayet akıcı, iki günde bitirilebilecek bolca altını çizeceğiniz cümle bulunan yazarın da kendi söylemiyle "kişisel gelişim vaat eden bir popüler felsefe kitabı" Eğer felsefeden hoşlanıyor, rahat anlaşılabilir, bir konuda fikir sahibi edebilecek kitapları seviyorsanız okumanızı tavsiye ederim.