2/10
·440 syf.··
2026 13. kitabı
Kitap çok övüldüğü için büyük bir beklentiyle okumuştum ama beni şaşırttı. Kitapta bana göre toplumsal ahlak çöküşünü normalleştirmeye çalışıyor. Ana karakter saplantılı bir aşık gibi anlatılmış fakat toplumsal dayatmalara karşı, metres olmanın normalde karşıdaki kadın önemsizmiş gibi gösteriyor. Kitapta yasak ilişkisinden vazgeçemeyen bana göre zayıf bir karakteri zorlama bir şekilde entellektüel aydın gösterilmeye çalışmış geldi. Hikaye ilerlemek bilmedi. Baya kasvetli bit kitaptı bana göre. Ayrıca çok kayda değer bir konusuda yok. Sürekli kendini tekrarlayan gereksiz uzatılmış bazı kısımları kopuk bir kitap.
Annemin Uyurgezer GeceleriAyfer Tunç · Can Yayınları · 20267,3bin okunma
Ayyaş: İnsanın Kendine Yabancılaşmasının Romanı
Puan vermedi·336 syf.·
2026 125. kitabı
Ayyaş Hans Fallada Bazı romanlar yalnızca bir hikâye anlatmaz; insanın en sessiz yaralarına dokunur. Hans Fallada’nın Ayyaş adlı eseri de tam olarak böyle bir roman. İlk bakışta alkol bağımlılığı üzerine yazılmış gibi görünse de, satırlar ilerledikçe bunun aslında insanın kendi benliğiyle verdiği ağır mücadelenin hikâyesi olduğu anlaşılır. Yazar, bağımlılığı yalnızca bir alışkanlık olarak değil; hakikatten kaçışın, vicdanla yapılan küçük tavizlerin ve insanın kendisini yavaş yavaş yitirişinin sembolü olarak ele alır. Romanın merkezindeki karakter, hayatına düzenli ve saygın bir insan olarak başlar. Ancak Fallada bize, hiçbir çöküşün bir anda yaşanmadığını gösterir. İnsan önce kendine söylediği küçük yalanlarla uzaklaşır hakikatten; sonra bu yalanlar büyür, vicdanın sesi kısılır ve geriye kendisini bile tanıyamayan bir ruh kalır. İşte romanın asıl gücü de burada saklıdır. Okur, yalnızca bir karakterin düşüşüne tanıklık etmez; kendi iç dünyasına dönüp şu soruyu sormaya başlar: “Ben hangi kaçışların içinde yaşıyorum?” Hans Fallada’nın dili son derece yalın, fakat bir o kadar da sarsıcıdır. Süslü cümlelere ihtiyaç duymaz; çünkü anlattıkları yaşanmışlığın ağırlığını taşır. Bu nedenle roman, bir kurgu okumaktan çok, derin bir itirafı dinliyormuş hissi uyandırır. Tekrarlayan ruh hâlleri ve iç çatışmalar zaman zaman okuru yorsa da, bu tekrarlar bağımlılığın bitmeyen döngüsünü hissettiren bilinçli bir anlatım tercihidir. Manevî açıdan bakıldığında ise Ayyaş, insan kalbinin boşluğu neyle doldurmaya çalıştığını sorgulatan güçlü bir metindir. Alkol burada yalnızca görünen yüzdür. Asıl mesele, insanın içindeki eksikliği yanlış yerlerde araması ve hakikatten uzaklaştıkça kendisine de yabancılaşmasıdır. Fallada bunu dinî bir dille ifade etmez; fakat romanın her sayfasında bu
AyyaşHans Fallada · Everest Yayınları · 2012219 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
8/10
·312 syf.··
2026 35. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 15:44
Kitabı okurken o sayılar,tekrarlayan tikler,kafa karışıklığı ben delireceğim sandım.Yazarın bunu anlatırken bunu o denli başarılı hissettirebilmesi ve etkileyebilmesi gayet güzeldi.Sonunda güzel bir ters köşe olması da kitabın sürükleyiciliğini sonlara doğru güzelleştirdi.Yazarın diğer kitaplarını da kısa sürede denemeyi düşünüyorum.
Uyku YokSarah Pinborough · Yabancı Yayınları · 202687 okunma
9/10
·517 syf.··
2024 19. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 28 Eylül 2024 00:00
Martin Eden, aslında o klasik "çok çalıştı, inandı ve sonunda başardı" anlatan kişisel gelişim zırvalarından biri değildir. Aksine, "Cehalet mutluluktur, fazla okursan kafayı yersin" diyen, zirveye tırmanıp manzaranın aslında koca bir çöplük olduğunu fark eden bir adamın trajikomik uyanış hikayesidir. Aşk Uğruna Başlayan "İnekleme" Evresi ve Burjuva Balonu Olaylar tamamen Martin'in Ruth adında, porselen gibi kırılgan, zengin ve kültürlü "sandığı" bir kıza tutulmasıyla başlar. Martin tam bir denizci, kaba saba bir adam. Sırf kıza yaranmak, onun o "yüce ve elit" dünyasına girebilmek için yemiyor, içmiyor, uyumuyor; sabahlara kadar felsefe, sosyoloji, edebiyat ne varsa yutuyor. Ruth'u ve onun sınıfını Olimpos Dağındaki tanrılar sanıyor. Fakat Martin'in beyni açıldıkça, okuduklarını sindirdikçe bir gün o acı gerçekle yüzleşiyor: "Lan ben bu insanları gözümde ne büyütmüşüm!" Taptığı o burjuva takımı aslında kendi fikirleri olmayan, papağan gibi ezberledikleri ahlak kurallarını tekrarlayan, sıkıcı ve sığ tipler çıkıyor. Nietzsche'le Kafayı Sıyırmak Martin okudukça evrim teorisine ve Nietzsche'ye fena takar. İçindeki "Üstinsan" uyanır. "Ben güçlüyüm, en dipten geldim ve kendi irademle hepinizi ezip geçeceğim!" triplerine girer. Kendi zekasına ve potansiyeline o kadar inanır ki, herkesi (cahil bulduğu işçi sınıfını da, ikiyüzlü bulduğu zenginleri de) hakir görmeye başlar. Kimseye ihtiyacı olmadığını sanır. Ama Jack London burada arka planda bıyık altından güler ve bize şunu fısıldar: "Aşırı bireycilik ve kibir adamı işte böyle zehirler." Martin o kadar tek başına bir kavgaya girer ki, sonunda onu hayata bağlayacak tek bir dostu, inancı ya da dayanağı kalmaz. Şöhret Gelince Ortaya Çıkan Sahte Akrabalar Kitabın en büyük şakası ve Martin'in nihilizme çakıldığı yer son
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,4bin okunma
3/10
·416 syf.··
2026 22. kitabı
·
39 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 16:26
Kitabın 4’te 3’ü bazı işlerin tırışka olduğunu sizi ikna etmekle geçiyor. Tamam en tırışka işleri sen keşfettin tamam. Bu kitap bir şarkı olsaydı ‘en çok aynı kelimeyi tekrarlayan şarkı’ olarak İbrahim Tatlıses’in Tabi Tabi şarkısını geçerdi kesin. Tamam bazı işler tırışkadan ama bu kitabında ne farkı var anlamadım. Okumazsanız hayatınızda hiçbir şey değişmez. Tırışkadan bir kitap. Keşke makale olarak kalsaymışsın.
Tırışkadan İşlerDavid Graeber · Everest Yayınları · 2021132 okunma
Kurtlarla Koşan Kadınlar
Puan vermedi·538 syf.··
2026 106. kitabı
Clarissa Pinkola Estés, masalları yalnızca yorumlamıyor; onları kadınların korkularını, öfkelerini, yaralarını ve yeniden ayağa kalkma çabalarını anlamak için birer harita gibi kullanıyor. Kitabı okurken en çok dikkatimi çeken şey, kurtların simgelediği özgürlüğün dış dünyaya karşı bir başkaldırıdan ziyade insanın kendi özüne dönüşüyle ilgili olmasıydı. Ancak bu yönüyle kitap herkese kolay ulaşmıyor; uzun yorumlar ve tekrarlayan semboller zaman zaman sabır gerektiriyor. Buna rağmen Kurtlarla Koşan Kadınlar, okuru hazır cevaplarla değil sorularla baş başa bırakan, masalların hâlâ neden yaşadığını hatırlatan güçlü bir eser.
Edebiyat
Kurtlarla Koşan KadınlarClarissa P. Estes · Ayrıntı Yayınları · 202110,8bin okunma