Şükür dolu bir önsezi yaşamak dileğiyle
Yirmi bir ila yirmi sekiz onların yerleşebileceği zamandır. Bir eş seçebilirler. Ve onlar artık seçmeye muktedirler; geçmiş iki döngü esnasında yaşadıkları deneyimlerle doğru eşi seçebilirler. Bunu senin için yapabilecek hiç kimse yoktur. O daha çok bir önsezi gibidir; aritmetik değil, astroloji değil, el falı değil, I-C-hing değil; hiçbir şey işe yaramayacaktır. O bir önsezidir: Çok, pek çok insanla temas kurarken, daha önce hiç kimse ile gerçekleşmemiş olan bir şey ansızın fark eder. Ve o, o kadar kesin ve şaşmaz bir şekilde ortaya çıkar ki ondan şüpheye dahi düşemezsin. Şüphe etmeye çalışsan bile yapamazsın, son derece kesindir. Bu fark edişle birlikte sen yerleşirsin.
Sayfa 96 - Hayatın Yedi Yıllık Döngüleri·Kitabı okuyor
Bana avımı cezbedip çekebilecek kadar güzel olduğumu söyledi. Tenler temas ettiğinde kurbanlarımı sindirecek kadar zehirli olduğumu.
Sayfa 161·Kitabı okuyor
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Evrensellik vs. Tikellik
Dolayısıyla tüm yollar ve Montaigne’in insanlık hâlinin bütünlüğüne dair prensibi, belli kişisel özelliklerle sınırlandırılmadan herkese uygulanmalıydı. Öte yandan hümanistler için tikellik de önemliydi. Kulağa çelişki gibi gelebilir. Ancak evrensellikle ilgili ilk fikir ile çeşitlilik veya tikelliğe dair ikinci fikir hiçbir zaman gerçekten zıt amaçlara yönelmedi. Aslında bu fikirler asıl anlamlarını bir araya geldiklerinde kazanır. Çeşitlilik yoksa, evrensellik boş bir soyutlamaya dönüşür, hatta insanlık dışı hâle geldiği söylenebilir. Evrensel insanlık fikrini kapsamayan çeşitlilik ise yalnızca azıcık temas noktası sunarak hepimizi yapayalnız bırakırdı. Bu ilkelerin her biri diğerini besler. Baskıcı bir toplumda kaybolduklarında ise genellikle birlikte kaybolurlar. İnsani farklılıklara saygı duymayan yönetimler, insan yaşamındaki, baktığımızda hem kendimizi hem de başkalarını görebileceğimiz o evrensel “aynaları” fark etmek konusunda da başarısızlığa uğramaya yatkındır.
Sayfa 192
Gündoğumundan günbatımına yaşamı sürdürebilmek için başka şeyler gerekir; merhem gibi, sevecen bir temas gibi, sokulganlık gibi bir şeyler.
Sayfa 28 - Sel Yayıncılık, 2. Baskı, 2019, Çeviren: Sibel Özbudun·Kitabı okuyor
Peki, sosyal izolasyonu primat gelişimi için son derece yıkıcı yapan şey nedir? Bunun basit bir yanıtı yok ve değişik mekanizmalar kurgulanabilir. Örneğin çok erken doğan bebekler, olgunlaşmamış akciğerleriyle rahat nefes alabilmeleri ve steril bir ortamda olmaları için birkaç hafta kuvözde kalabilirler. Erken doğmuş olmanın yanı sıra çok küçük ve hafiftirler. Yine de onlar hâlâ kuvözdeyken okşayarak ve ovarak onlarla iletişime geçerseniz bu küçük temas fiziksel gelişimlerini önemli ölçüde ilerletecektir. Erken doğmuş yalnız bebeklerden daha hızlı büyür ve kilo alırlar. En mantıklı açıklama, hayvanlar üzerinde yapılan, temizlik bakımı ve dokunma esnasındaki temasın beyinde büyüme hormonlarının salgılanmasını tetiklediğini gösteren çalışmalardır. Büyüme hormonları, metabolizmayı ve ufaklıkların yiyeceklerden daha fazla besin çekebilmesi için kalori alımını etkiler. Psikolog Tiffany Field, Britanyada, erken doğan bebeklerin on gün boyunca, günde yalnızca on beş dakikalığına okşanmasının önemli derecede kilo artışına, böylece hastaneden erken taburcu olmaya ve çocuk başına yaklaşık on bin dolarlık bir tasarrufa olanak sağladığını göstermiştir. Altı üstü küçük bir sevgi gösterisi gibi görünse de bebekleri okşamanın sağlığa yararları bir yana finansal bir katkısı da vardır.
Sayfa 82·Kitabı okuyor
Hayvanlar; her bir ilaç, kimyasal madde, kozmetik ürün pi yasaya çıkmaya hazırlanırken kullanılan; masum, itiraz etmeyen zavallı varlıklardır. Kozmetik maddeler de aynı şekilde göze, cil de, sindirim sistemine temas durumunda ortaya çıkaracakları olası durumların tespiti için hayvanlarda acımasızca denenir Kimyasal madde göze damlatılır, hayvan çığlıklar atarak acı çe ker... Çoğu zaman uyuşturma gibi bir işlem dahi yapılmaz. Bu insanoğlunun ne kadar vahşileştiğinin resmi aslında... Denene-cek maddenin ciltte meydana getirdiği etkiyi anlamak için hay-van derisi traşlanır, o madde hayvan acıdan ölene kadar her gün cildine temas ettirilir. Tavşanların hamile olanları, etken madde-nin ne kadar plesentadan geçip cenine etki edeceğini göstermesi için kullanılır. Tavşana ağızdan verilen madde çoğu zaman hem tavşanı hem de karnındaki yavrusunu öldürür. Öldürmeyecek dozu bulana kadar bu deney başka hamile tavşanlarda denenir. Yine diğer deney yöntemleri şunlardır: elektrik akımı verme, yakma, felç etme, gaz verme, kör etme, zehirleme, aç ve susuz bırakma, uykusuz bırakma, deri yüzme, beyne hasar verme, bey-ne iğne ile ilaç verme, bulaşıcı hastalığı bulaştırma, damardan kan boşaltma, organları çıkarıp gözleme, radyasyon verme, zorla besleme, göz kapaklarını dikme vs...!
Sayfa 224
Alıntı