Asılacak Kadın Asılacak Kadın, temelde bir ezen-ezilen-kurtarıcı üçgenini konu ediniyor. Kurtarıcı ezilenin kurtulmak istediğine ve kendisinin onu kurtarabileceğine inandırıyor kendini fakat ezilen için kur-tul-mak anlamı bilinmeyen yepyeni bir sözcük. Başka bir yolu olabileceği düş bile edilmemiş ezilen tarafından. Kendini savunabileceği aklına bile gelmemiş. Çok temelden kökten bir çaresizlik aşılanarak büyümüş bir kadın. Bir erkek tarafından şefkat ve sevgi gördüğü tek anısı olan dedesinin türküsüne tutunmuş. Sevilmeyi bilmiyor, sevilmeye inanmıyor. Kurtarıcı ise ezileni ezenden kurtarabileceğine inandırmış kendini, kurtarıyor da zorbadan fakat zorba kişinin ellerinden alıp acımasız toplumun yargılayıcı ellerine bırakmak ve ondan korumak isterken onlardan koruyamamak mıdır kurtarmak? Neticede asılıyor kadın. Suçu çaresiz olmak, karşı koymayı ya da çözümü aklına bile getirmemek, sindirilmek, kimliksiz olmak, kendine ve dünyaya güven duymamak, aslında bu kavramlar üzerinde hiç düşünmemiş olmak... Aslında tek suçu kadın olmak. Kurtarıcıyı katil yapan da bu noktada zorbayı öldürmek değil kişisel görüşüme göre, kurbanı kurtarma vaadiyle kadının asılmasına yol açmasıyla bir katil oluyor. Pınar Kür
" İnancını ayakta tutmak isteyen çağdaş insan bunun bedelini içe bakış yeteneğini önemli ölçüde yitirerek öder. Bütün mantıklılığı ve yeterliliğine rağmen kontrolü dışında olan "güçler"in etkisi altında olduğu gerçeğine karşı gözleri kördür. Bugünkü insanın Tanrıları ve şeytanları ortadan kalkmamış, yalnızca yeni isimler almıştır. Ve huzursuzluk, anlaşılmaz endişeler, psikolojik komplikasyonlar, ilaçlar, alkol, tütün ve yemeğe karşı doyurulmaz bir ihtiyaç ve hepsinden öte envai çeşit nevroz onu meşgul etmektedir."