Söyleme Bilmesinler ile aile ilişkisini ele alan Şermin Yaşar, Altı Harfli Bir Tatlı ile yalnızlaşan insanı anlatıyor. İkisini de beğenerek okudum.
İki kadının, Selime Teyze ve Meltem'in, dertlerini konuşarak, bakışarak, dinleyerek paylaştığı, birbirine derman olmaya çalıştığı bir hüzün romanı.
Yaşlıların yok sayıldığı, kalabalık yanlızlıkların oluştuğu, herkesin birbirinden uzaklaştığı, en yakınlarımızdan uzaklaştığımız bir çağda ruhlara derman olacak harika bir eser.
Şermin Yaşar, çok iyi gözlemci, insanı tanıyan, insan ilişkilerini eserlerine etkileyici bir dille yansıtan bir yazar. Çocuk kitaplarında ne kadar mizah yoğunluğu varsa yetişkin kitaplarında da duygu yoğunluğu var.
Metin, Selime Teyze ve Meltem'in karşılıklı konuşmaları ve iç konuşmalarıyla ilerliyor. Yaşlı, dert yumağı olduğu için olsa gerek Selime Teyze'yi çokça dinliyoruz. Her ikisi de yalnız, sevdiklerinden ayrı, bir boşlukta, kaçışta. Meltem'in çocukluk anılarını sanki biz yaşıyoruz. Meltem'in Mehmet'te bulamadığı sıcaklığı Fırat'la gidermeye çalışırken; Selime Teyze de çocuklarında bulamadığı yakınlığı Meltem'de buluyor. İkisi birbirini dinleyerek terapi yapıyorlar adeta.
Geçmiş, Meltem'in ruhunda baba ve üvey annesi ile acıyı unutturmazken dede ve babaannesiyle -tarif defteri vb.- ile güzellikleri hatırlatıyor. Selime Teyze (geçmişinde) vefat eden eşi Mustafa ile anılarıyla mutlu olmaya çalışırken anda çocuklarının vefasızlığı, görmezliği ile acı yaşıyor.
İki kahraman için de kurtuluş; uzaklaşmak, mekan değiştirmek, yeni insanlar tanımak. Bu onlar için bir tedavi yolu. Ama nereye giderse gitsinler geçmişleri onları yalnız bırakmıyor.
Birçok satırın altını çizerek okuduğum bu kitabı kitapseverlere tavsiye ederim.
Kitabı bitirirken evde sütlaç pişmesin mi? Güzel bir tesadüf oldu.
"Altı