8/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 18:02
Irvin Yalom kitaplarını sevenler için, kaçırılmaması gereken bir kitap. Klasik terapi hikayeleri -ama bu kez tek seanslık terapiler-, bu hikayelerden kendimize aldığımız notlar yanında, 90 yaşını geçmiş yazarın kendi hayatına ve duygularına dair de çok şey var bu kitapta. Açıkçası beni hasta hikayelerinden daha çok, demans süreci başlamış Irvin Yalom’un kendisiyle ilgili anlattıkları etkiledi. Hem geçmiş hayatını, hem demans sürecinde yaşadıklarını paylaşmasını çok değerli buldum. En çok etkilenip ders çıkardığım kısım da, yazarın ilerlemiş yaşına ve bozulmuş sağlık durumuna rağmen, yaşamaktan, kendini geliştirmekten, hâlâ ilerlemekten vazgeçmemiş olması. Belki hayatının yazdığı son kitabını, yazar hayattayken okumak çok büyük bir şans bence. Belki dedim, çünkü kendisi 70 yaşından sonra yazdığı her kitap için ‘heralde son kitabım.’ demiş. O yüzden yine bir sürpriz yapar belki. :) Özellikle psikoloji alanında çalışanların, psikolojiye, psikoterapiye ilgisi olanların zevkle okuyacağı ve yeni şeyler öğreneceği bir kitap. Tavsiye ediyorum.
Kalp SaatiIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 2025163 okunma
Puan vermedi·272 syf.··
Beğendi
·
2026 39. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 20:03
Sade bir kitap bana iyi geldi psikoloğa gittim hayatı yeniden keşfedin ve iyi olmak bilişsel terapi kitaplarını okumamı önermişti öncesinde ırvin yalom kalp saati kitabını okumuştum kitapları okurken modum düştü ancak bu kitabı okurken büyük biriyle sohbet ediyormuşum o da tavsiyelerde bulunuyormuş gibi hissettim ayrıca kitaba başlarken kendi hayatını duygu düşüncelerini de paylaşıyor bir samimiyet kuruyor açıp ara ara çizdiğim yerleri okumanın iyi geleceğini hissettirdi.
Öz Saygı DersleriYoon Hong Gyun · Timaş Yayınları · 202669 okunma
Reklam
7/10
·304 syf.··
2026 8. kitabı
·
46 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 10:07
Sevgili Irvin Yalom bu kitabında, 90’lı yaşlarında olmanın getirdiği iki zıt duyguyu aynı anda taşıyor: Yaklaşık 60 yıldır insanların hayatına dokunmuş olmanın derin huzuru ve artık hafızasıyla ilgili yaşadığı güçlükler nedeniyle uzun süreli seanslar yapamayacak olmanın hüznü… İnsanlara yardımcı olma isteği onda hiç azalmıyor; aksine bu durum onu yeni bir yol bulmaya yöneltiyor: tek seanslık danışmanlıklar. Bu seansların beklediğinden çok daha fazla ilgi görmesi de aslında onun yıllar içinde kurduğu bağın ve yarattığı etkinin bir yansıması. Kitapta seanslardan kesitler paylaşırken oldukça saydam, hatta yer yer savunmasız diyebileceğimiz bir açıklıkla kendi iç dünyasını da okura açıyor. Danışanlarını “şimdi ve burada”ya getiren o güçlü sorusu ise kitabın kalbinde duruyor: “Sizce bugün bu seansta siz ve ben nasıl gidiyoruz?” Kitabın sonlarına doğru ise alışılmışın dışında bir kapı aralıyor: Bu kez danışanlarından kendisine soru sormalarını istiyor. Üstelik ne kadar derin ve kişisel olursa o kadar iyi… Bu yaklaşım, danışanların kendilerini daha içten ve cesurca açmalarına alan tanırken, terapistin de yalnızca bir “uzman” değil, aynı zamanda insani yönleri olan biri olarak görülmesini sağlıyor. Dahası, bu karşılıklı açıklık hâli, terapistin de danışanlarının sorularından yeni şeyler öğrenmesine imkân veriyor. Genel olarak kitap, sadece bir terapi anlatısı değil; aynı zamanda yaşlanma, sınırlılık, anlam ve insan olmanın kırılganlığı üzerine oldukça samimi bir yüzleşme sunuyor. Not: Kitapta Yalom eşi Marilyn Yalomun ölümünden sonraki duygularından, onunla olan anılarından bahsediyor. 74 yıllık bir evlilik.. Arkadaşımla konuşurken fark ettim beş yıl sonra yeniden evlenmiş. İçimde beklenmedik bir hayal kırıklığı oldu ve kitaba bir süre mesafelendim. Yalom erkeklerin
Kalp SaatiIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 2025163 okunma
*ben joe'nun kırık kalbiyim.
10/10
·224 syf.··
2026 11. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2026 21:29
IKEA kataloglarından fırlamış kusursuz mobilyalarla döşeli, her köşesi taksitle satın alınmış konfor kokan geniş evler.. Sahibi olduğumuzu sandığımız kaliteli eşyalar, ruhumuzu sığdıramadığımız estetik vücutlar. Ve en nihayetinde kendi kurduğumuz modern hapishanelerin mutsuz gardiyanları haline gelen biz. Üstelik bu esaret yeni de değil; on yıllardır aynı çarkın dişlileri arasında ezilmekteyiz. Dövüş Kulübü, adını sinema tarihinin efsaneleri arasına yazdırmış olsa da; her şey yazarın sarsıcı ve cesur kaleminden dökülen bir hikayeyle başlıyor aslında. Yönetmenin sinemadaki karanlık atmosferle zihnimize kazıdığı bu hikaye, modern insanın uyuşmuş ruhuyla girdiği savaşı anlatıyor. Bunları söylemek haddim değil ama; kitabı okurken fark ettim ki filmdeki karakter seçimleri muazzammış. Brad Pitt’in güvenilmez karizmasıyla devleşen Tyler Durden ve Edward Norton’ın bitkin, uykusuz, savruk Joe halleri hepimizin zihninde iz bıraktı. Koca Bob, Marla Singer.. Kitabı okurken yazarın sert, net ve mizahi üslubu, betimlemeleri bu karakterlere hayat veren zaten başka birileri olamazmış dedirtti. Hani okuduğumuz kitapların filmini izlemek bizi hayal kırıklığına uğratır ya. Bu defa öyle değil, ikisi birbirinden güzel. Filmin kitabı mı demeli kitabın filmi mi bilemedim. Kitapla ilgili beni en çok şaşırtan şey; dijital dünyanın, instagram filtrelerinin, beğenilerin, algoritmaların henüz hayatımızı ele geçirmediği o yıllarda bile insanın aynı zaaflarla boğuşuyor olması. Bitmek bilmeyen tüketim çılgınlığı, ideal beden algısı, estetik merakı ve "kendini arama" adı altında pazarlanan huzur arayışı. O yıllarda mobilya kataloglarına ve reklamlara bakıp eksik hissederken, şimdi yirmi dört saat başkalarının kusursuz ve filtrelenmiş hayatlarını izleyerek kendi varlığımızı hırpalıyoruz. Kapitalizm
Dövüş KulübüChuck Palahniuk · Ayrıntı Yayınları · 202011,4bin okunma
10/10
·304 syf.·
2026 15. kitabı
Öyle öğretici, öyle güzel bir kitaptı ki, tadını çıkara çıkara, notlar ala ala okudum. Benim terapistlerim hep benden gençti ve ben ilginç bir şekilde yaşlanmayla birlikte terapistlerin nelerde takılacağını hiç düşünmemiştim. Yalom, öncelikle bu konuda beni aydınlattı. Terapistler de insan ve yaşlanmayla birlikte terapi becerilerinde zayıflamalar kaçınılmaz. :) Yalom işte bu sebeple, eşinin ölümü ve pandeminin de etkisiyle “Tek seanslık terapi” yapmaya karar veriyor. Çünkü biliyor ki yaşı ve hafızası ona daha fazlasını yaptırmayacak. Ve bu seansları büyük bir açıklıkla ele alıyor. “Ben yılların Yalomuyum, her şeyim harikadır.” demiyor. Hatalarından bahsediyor, yeni yöntemler deniyor, insanların hayatına ışık tutuyor. Kendi mesleğimden yola çıkarak erken çocukluk ilişkilerinin önemine vurgu yaptığı, hayata dezavantajlı başlangıç yapmış olan bir vakanın ele alınışını ve “övgünün” öneminin anlatışını çok sevdim. Yine, insan ilişkilerinde 2. kez buluşamamaktan yakınan bir vakada, hastanın kendisini açmamasının ilişkilerde de etkilediğini okurken kendimden izler buldum. BDT’yi eleştirmesi güzel bir detaydı. Burada ve şimdiye odaklanması, terapist ve hastanın rolleri değişip terapistin kendini açabilmesi, asıl iyileştiren şeyin ilişki olduğunu söylemesi…Daha pek çok vaka var sizi etkileyecek, Yalom’un kendisiyle yüzleşmesini gösterecek. Belki de gerçekten son kitabını okuduk kendisinin. Biraz hüzünle de olsa, her kitabından çok fazla doyum almak çok güzel.
Kalp SaatiIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 2025163 okunma
8/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 06 Mart 2026 10:41
Sevgili Yalom’la tanışmam otuzlu yaşlarıma denk gelir Hem romanlarını hem de terapi anılarından oluşan kitaplarını hep severek okudum. En son “Bir Psikiyatristin Anıları” kitabını okumuş ve kendisine bir kez daha hayran olmuştum. Bu yıl Haziran ayında 94 yaşını dolduracak ve o bedeninin ona ihanet etmesine kafa tutarak üretmeye devam ediyor. Bu kitap hayat arkadaşını kaybettikten sonra yaşadıklarını ve Covid sürecinde hayatını nasıl şekillendirdiğini anlatan sıcacık bir anlatı olmuş. Çocuklarının ve torunlarının sevgi çemberi ile sarılmış şekilde hayatının aşkına kavuşacağı günü bekliyor Kitap bana çok uzun yaşamanın bir lanet mi yoksa bir armağan mı olduğunu düşündürdü. Öyle ya da böyle hepimiz bilmediğimiz bir süre için bu dünyaya geliyoruz, umarım Yalom kadar şanslı olur ve hayatta olduğumuz sürece kendimiz ve sevdiklerimiz için güzel anılar ve hisler bırakarak bu dünyaya veda ederiz Eğer hiç Yalom okumadıysanız bu okutacağınız ilk kitap olmamalı, onu tanımaya bence en sevdiğim kitabı olan Divan’la başlayabilirsiniz Herkese bol okumalı güzel bir hafta sonu dilerim Kitapkurdu #kalpsaati #psikoterapi #2026okuduklarimsedus
1000Kitap
Kalp SaatiIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 2025163 okunma
Reklam
Reklam