Elif Şafak - Ustam ve Ben
Puan vermedi·480 syf.··
2026 13. kitabı
Masal tadında bir eserdi ve verdiği tarih bilgileri kontrol ettiğimde çoğunun gerçek bilgi veya gerçeğe dayandırılmış güzel bir kurgu olduğunu gördüm bu da benim tarihî kurgu okurken en sevdiğim özelliklerden biridir yalnız yarısından sonra kitaba hacim yapsın diye konudan bağımsız küçük anektotlar eklenmiş ve bence eserin ahengini bozmuştur. Yani naçizane kitap normalde yarı hacminde olsa tam ayar olurdu diye düşünüyorum. Mimar Sinan'ın mizaçları birbirinden farklı Nikola Davut , Dilsiz Yusuf ve Hintli filbaz Cihan isimli dört çırağı vardır. Bunlar birbirlerine haset etmesinler diye çalışmalarını birbirlerine göstermeleri ustaları tarafından yasaklanmıştır. İçlerinden Cihan bir gün dört erkek cesedi bulur. Çırak Cihan, sarayda gece duyduğu sesler üzerine girdiği bir odada öldürülmüş genç erkek cesetleri bulur ve bir duvar halısının arkasına saklanarak faillerden korunur ancak orada mahsur kalır. Bir gece bir ulak gelir ve koca Sinanı saraya çağırdıklarını söyler. Gittiği yerde aynı cesetlerle karşılaşan Sinan, içgüdüsel olarak kaldırdığı duvar halısının altında Cihan'ı bulur. Biraz sonra da Sultan Üçüncü Murat gelir. Babası Sarı Selim haremde ayağı kayarak ölmüştür. Bu cesetler de onun saltanatın bekâsı için öldürdüğü kardeşleridir. Sinan'dan daha önce babası için bir türbe yaptırmasını istemiştir ve şimdi de tüm bu cesetlerin de aynı yere gömüleceği bir türbe emri verir. Kaderin cilvesidir ki kendinin 19 oğlu da yine saltanat bekası uğruna yay kirişiyle boğdurulup aynı türbeye defnedileceklerdir. Cihanın amcası üvey babasıdır. Annesini hamileyken dövüp hastalanıp ölmesine neden olur. Sıra Cihan'dadır ve 12 yaşındaki Cihan canını kurtarıp Çota isimli beyaz bir fille gemiyle İstanbul'a gelir. Aslında filin bakıcısı başka biridir ancak onu İstanbul'a getiren kaptan
Ustam ve BenElif Şafak · Doğan Kitap · 201314,3bin okunma
El Kızı
Puan vermedi·400 syf.··
2026 34. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 14:58
Orhan Kemal’in bu romanı insanın içine sessizce yerleşen, bittikten sonra bile uzun süre etkisini kaybetmeyen eserlerden biri oldu benim için. Başta sıradan bir aile hikâyesi gibi başlayan roman, ilerledikçe insanın içini parçalayan bir yalnızlık, ihanet ve vicdan hikâyesine dönüşüyor. Roman boyunca en çok Nazan’ın yaşadıkları canımı yaktı. Evet, fazla saf, fazla boyun eğen bir kadındı. Belki biraz daha güçlü olsa hayatı başka türlü olabilirdi. Ama yıllarca ezilen, aşağılanan ve değersiz hissettirilen insanların bir noktadan sonra kendilerini gerçekten “yük” gibi görmeye başlamasını çok acı biçimde hissettiriyor Orhan Kemal. Nazan’ın oğlunun karşısına çıkamaması sadece korku değil; kendi sefaletinden utanmasıydı. Mazhar ise romanın en trajik karakterlerinden biri bence. Çünkü kötü doğmuş biri değil ama zayıf bir karakter. Annesinin etkisinden çıkamayan, karısına sahip çıkamayan, hayranlık duyulmaya ihtiyaç duyan bir adam. Jale’yle ilişkisinde bile asıl yıkıcı olan Jale değil, Mazhar’ın acımasızlığıydı. Karısını yalnız bıraktı, ihanet etti ve sonunda Nazan’ı kendi hayatından sessizce sildi. Aslında yuvayı yıkan kişi Jale değil, Mazhar’ın korkaklığı ve vicdansızlığıydı. Jale karakteri ise romanın en şaşırtıcı insanlarından biriydi. Toplumun gözünde “bar kızı”, “evli adamla birlikte olan kadın” gibi görülebilecek bir karakterin, namuslu geçinen çoğu insandan daha vicdanlı çıkması çok çarpıcıydı. Nazan’a gerçekten acıyan, sahipsiz çocuğa kol kanat geren, bazı anlarda romandaki en insani davranışları gösteren kişi oydu. Orhan Kemal burada toplumun ahlak anlayışını da sorguluyor aslında. Çünkü gerçekten kötü olanlar bazen namazında, tesbihinde, saygın görünen insanlar olabiliyor. Hacer Hanım karakteri beni en çok öfkelendiren kişi oldu. Sürekli din, namaz, tesbih içinde
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,4bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
SİZ AŞKTAN N’ANLARSINIZ BAYIM?
Puan vermedi·76 syf.··
2026 34. kitabı
Çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca Alt katında uyumayı bir ranzanın Üst katında çocukluğum.. Kâğıttan gemiler yaptım kalbimden Ki hiçbiri karşıya ulaşmazdı. Aşk diyorsunuz, limanı olanın aşkı olmaz ki bayım! Allah'la samimi oldum geçen üç yıl boyunca Havı dökülmüş yerlerine yüzümün Büyük bir aşk yamadım Hayır Yüzüme nur inmedi, yüzüm nura indi bayım Gözyaşlarım bitse tesbih tanelerim vardı Tesbih tanelerim bitse gözyaşlarım... Saydım, insanın doksan dokuz tane yalnızlığı vardı. Aşk diyorsunuz va Ben istemenin Allahını bilirim bayım!
Ah'lar AğacıDidem Madak · Metis Yayıncılık · 202126,4bin okunma
Puan vermedi·284 syf.··
2026 2. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2026 18:39
İnsan, sandığınız şey değildir. İnsan bir beden değildir. İnsan bir isim değildir. İnsan bir yüz değildir. İnsan, aldığı duyular kadar vardır... Aslında bu seri hakkında konuşmak istediğim, anlatmak istediğim çok şey var öncelikle şunu söyleyeyim; okuması acayip sarıyor, dili, betimlemesi, teşbih ve olay örgüsü muazzam Karakterler arası geçiş de çok iyi. Zaman algısı vs.. gerilim / polisiye konulu bir romanda beklediğiniz herşey mevcut Gelelim konusuna Serinin ilk kitabında bir grubun ilginç ve dehşet verici seri cinayetlerini konu alan bir ritüelden bahsediliyordu. (İlk kitabın yorumu profilde inceleyebilirsiniz) Şimdi bu kitapta bu sefer katil bir ritüel yapmaktan ziyade, geçmişini kurtarmakla ya da kendi vicdani adaleti sağlamakla zincirleme cinayetler işliyor Ana karakterlerimiz Soner, Volkan ve Aykut bu cinayetleri çözmekle uğraşırken, aslında seneler öncesinde yaşanmış ama çözümlenmemiş bir takım olayların içinde buluyorlar kendilerini ve katilin hangi amaca hizmet ettiğini çözmeye çalışıyorlar. Ben kitabı okurken üçe böldüm; şimdi cinayetlerin işlenmesi, katilin kim olduğu ve cinayetlerin kırmızı ritüel ile bağlantısıŞimdi size garip gelecektir ama okuyunca, kendinizi cinayetlerin sebebini araştırırken bulunca ne demek istediğimi anlayacaksınız Ben böyle kitaplarda özellikle şunu seviyorum: Cinayet sadece “olay” olmuyor, bir sembole dönüşüyor. Katilin yöntemleri, bıraktığı izler, ritüeller… hepsi bir mesaj taşıyor hissi veriyor. Bu da okuyucuyu sadece sayfa çevirmeye değil, düşünmeye de itiyor. karanlık atmosfer kurmaya önem veren, sahneleme dili güçlü, görsel hayal gücünü tetikleyen, yer yer rahatsız edici ama merak uyandırıcı bir tona sahip.Özellikle adli tıp tarafı iyi işlendiyse, olayların teknik yönü de kitabı daha sürükleyici yapıyor. Çünkü okur kendini
1000Kitap
Beş Duyunun KasabıCihangir Işık · Theseus Yayınevi · 202624 okunma
Puan vermedi·68 syf.··
2026 9. kitabı
GENÇLERE TAVSİYELER • Mutlu sona ulaşacak olanlar, ALLAH’ın emir ve yasaklarına uyanlar olacaktır. • Bir gün öldüğünde toprağın altında sana arkadaş olacak olan ilimle meşgul ol. • Kırkını aşıpda iyilikleri kötülüklerine ağır basmayanlar, ateşe hazırlansınlar. • Nasihat etmek, birilerine iyliği ve erdemli olmayı tavsiye etmek kolaydır, asıl mesele nasihat almaktır. – Zira nasihat, keyfi arzularına uyup zevkine düşkün olanların tadını kaçırır. • Kıyamet günü en ağır şekilde azap görecek kişi, ALLAH’ın ilmiyle kendisini faydalandırmadığı alimdir. • Bil ki insanı amele sevk etmeyen ilim, insanın elinden tutmaz, ona bir fayda sağlamaz. • Necm Süresi 39 Ayet; ALLAH TEALE ; ‘’insan için ancak çalıştığının karşılığı vardır’’ buyuruyor. • Seni amele ve harekete sevk etmeyen ilim, deliliktir. • Bugün seni günahlardan uzaklaştırıp iyilik ve salih amele sevk etmeyen ilim, yarın seni cehennem ateşinden uzaklaştırmaz. • H.z. Peygamber efendimiz ‘’ Ef falan! Geceleri çok uyuma. Zira gece çok uyku, kişiyi kıyamette fakir bırakır.’’ buyurmuştur. • Gecenin ilk yarısı, gecenin ortası, seher vakti ve şafak sökünce; Arş’ın altında ‘Yok mu ALLAH’a ibadet edecek olanlar, kalksınlar!’ diye seslenilir. • Söz ve eylemlerin Şeriat’a, yani İslam hukukuna uygun olmalıdır. • Bilesin ki dil söyler ama kalbin için gaflet, arzu ve emelle doludur. Bu da insanı bekleyen kötü akıbetin bir habercisidir. O yüzden samimi bir çaba ve mücadele gösterip nefsani arzu ve eğilimlerine gem vurmadıkça, kalbini ilim ve marifet nuruyla asla ihya edemezsin. • Manevi yolculuğa çıkacak olan kimsenin yapması gereken şeyler; - ilki; kişi, doğru ve gerçek akideye sahip olmalı, inancına herhangi bir bidat karıştırmamalıdır - İkincisi; ‘’ Tövbe-i Nasuh’tur. Yani halis ve samimi bir tövbede bulunmalı, bundan sonra
Din
Gençlere Tavsiyeler Eyyühe'l Veled & Kavaidü'l Aşarİmam Gazali · Çelik yayınevi · 20226,5bin okunma
Bu Hikâye GERÇEKTEN Senden Uzun Osman
9/10
·129 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2026 10:20
Mayıs ayının ilk kitabı (Günlük hayata kısa bir ara vermek isteyenlere mini bir öneri) Aylin Balboa kalemiyle ilk kez tanıştım. Normalde olay örgüsünden ziyade yalnızca duygu aktarımına dayanan kitaplardan çok keyif almam. Ama "Bu Hikâye Senden Uzun Osman" uzun yıllar birlikte olduğu adamdan ayrılan bir kadının ilişkilere ve hayata bakışını oldukça afacan ve enerjik bir dille anlatıyor. Okurken gerçekten keyif aldım. Yazarın teşbih gücü gerçekten çok kuvvetli ve oldukça etkileyici. Düşünceden düşünceye geçişler çok zekice kurgulanmış. Üstelik kitapta yer yer genel kültür detaylarına da rastlıyorsunuz. Bu da bana göre yazarın güçlü bir bilgi birikimine sahip olduğunu gösteriyor. Diğer kitaplarını da merak ediyorum doğrusu. Bu Hikâye Senden Uzun Osman Aylin Balboa
1000Kitap
Bu Hikâye Senden Uzun OsmanAylin Balboa · İletişim Yayıncılık · 202213,7bin okunma