Operasyon Partisi
"Sonunda söyleyeceğimizi başında söylersek eğer, yapılma­ sı gerekli ilk tespit şudur; AKP, Washington tarafından ge­ liştirilen ve merkezinde "ılımlı İslam" siyasetinin bulundu­ ğu Büyük (ya da Genişletilmiş) Ortadoğu Projesi'nin (BOP/ GOP) stratejik bir ürünüdür. Üstelik tasarlanmış, planlanmış ve sınırları çizilmiş bir projedir. Doğunun kalbine sokul­ muş bir Truva Atı'dır. AKP, kısaca 'neo-con' denilen ve 2 1 . Yüzyılın ilk çeyreğinde ABD'ye yön vereceği anlaşılan yeni muhafazakarların (Neo-Conservatives) geliştirdiği "impara­ torluk" siyasetinin İslam dünyasındaki taşıyıcı unsurlarından biridir."
Sayfa 14 - Destek·Kitabı okudu
Alıntı
IRKÇILIK-TURANCILIK DAVASI DOLAYISIYLA Bu kitap, 1944 yılında, İstanbul'da Bir Numaralı Sıkıyönetim Mahkemesi'nde görülen utanç yüklü bir davanın özeti gibidir. Bazı vatansever kişiler, 1944 yılında suç işledikleri, suçlu oldukları için değil; Türk oldukları, Türkçülük idealine aşkla bağlandıkları için büyük zulümlerden, işkencelerden geçtiler. Türkçülük, Türk milletini sevmek ve onu yükseltmektir. 1944 yılında, hem de bir askerî mahkemede oynanan oyuna “Irkçılık-Turancılık Davası” dediler. O dava ile Sovyetler Birliği'ne şirin gözükmek istediler. Ben de o davada yapılan sorguları ve savunmaları aynı isimle kitaplaştırıyorum: Irkçılık-Turancılık Davasında Sorgular - Savunmalar. Yalnız, hatırlatmak istediğim bir husus var: Bu kitapta, o dava dolayısıyla yapılan sorguların ve savunmaların hepsi yok. Niçin yok? Çünkü bana verilen dosyada yalnız bu sorgular ve savunmalar vardı. Okuyacağınız savunmaları, bana, Nejdet Sancar'ın eşi Reşide Sançar verdi. Sançarlar, önce Ankara'da oturuyorlardı. Sonra İstanbul'a, Maltepe'deki evlerine taşındılar. Nejdet Sançar, 1975 yılında vefat etti. Ondan on ay sonra da Nihâl Atsız'ı toprağa verdik. Ben, her iki cenaze merasimine, Ankara'dan yola çıkarak katıldım. İstanbul'a her gidişimde, Reşide Sançar ablamızı da ziyaret ediyordum. Bir defasında bana bir dosya uzattı: -Nejdet, bu dosyayı sana vermemi istemişti, dedi. Baktım dosyada, 1944 yılında görülen o meşhur davanın sorguları ve savunmaları var. Ama tamam değil! Noksan olanları sorduğumda: “Bizdekiler bu kadar!” cevabını aldım. Dosyayı alıp Ankara'ya döndüm. Sonra ben, hem gelecek nesillere hem de adalet tarihimize unutulmaz bir ibret belgesi olsun diyerek bu sorguları ve savunmaları bir kitap hâline getirmek istedim. Teslim aldığım dosyada dokuz Türkçünün sorgusu-savunması yoktu.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
...Hatırlatmak istediğim bir husus var: Bu kitapta, o dava dolayısıyla yapılan sorguların ve savunmaların hepsi yok. Niçin yok? Çünkü bana verilen dosyada yalnız bu sorgular ve savunmalar vardı. Okuyacağınız savunmaları, bana, Nejdet Sancar'ın eşi Reşide Sançar verdi. Sançarlar, önce Ankara'da oturuyorlardı. Sonra İstanbul'a, Maltepe'deki evlerine taşındılar. Nejdet Sançar, 1975 yılında vefat etti. Ondan on ay sonra da Nihâl Atsız'ı toprağa verdik. Ben, her iki cenaze merasimine, Ankara'dan yola çıkarak katıldım. İstanbul'a her gidişimde, Reşide Sançar ablamızı da ziyaret ediyordum. Bir defasında bana bir dosya uzattı: -Nejdet, bu dosyayı sana vermemi istemişti, dedi. Baktım dosyada, 1944 yılında görülen o meşhur davanın sorguları ve savunmaları var. Ama tamam değil! Noksan olanları sorduğumda: “Bizdekiler bu kadar!” cevabını aldım. Dosyayı alıp Ankara'ya döndüm. Sonra ben, hem gelecek nesillere hem de adalet tarihimize unutulmaz bir ibret belgesi olsun diverek bu sorguları ve savunmaları bir kitap hâline getirmek istedim. Teslim aldığım dosyada dokuz Türkçünün sorgusu-savunması yoktu. Türkçülerin savunmaları dava dosyasında olmalıydı. Dava, sıkıyönetim mahkemesinde görüldüğü için dosyası da Milli Savunma Bakanlığında olabilirdi. Bu bakımdan, Sayın Bakan Vecdi Gönül'le bizzat görüştüm. Bakanlık arşivinde bir hafta araştırma yaptırıldı. Sonra bana denildi ki: -Aradığınız dosya bizim arşivimizde yok. Emniyet Genel Müdürlüğünde olabilir. Bir de oraya baktırın! Emniyet Genel Müdürü Sayın Oğuz Kağan Köksal'a gittim. Onlar da beni bir süre sonra telefonla aradılar: -Bizde böyle bir dosya yok. CHP'nin Halkevleri arşivinde olabilir. Doğrusu çok şaşırdım. Sıkıyönetim mahkemesinde görülen bir siyasi davanın dosyası Halkevleri arşivinde niçin olsun? Halkevleri, bu davanın