Puan vermedi·264 syf.··
2026 169. kitabı
Veda Etmiyorum, yazarın katliamlarla ilgili yazdığı bir kitabın ardından zihninde yer eden kara ağaçlar ve yükselen deniz imgesinden kurtulamazken, bu süreçte marangozluk kazası geçiren arkadaşı İnson ile hastanede bir araya geliyor. İnson’un elektrikli testere ile yaralanan parmaklarını kurtarmak için katlanmak zorunda kaldığı dehşet verici acı, yazarın toplumsal katliamlara dair hissettiği manevi acıyla paralellik gösteriyor diye düşünüyorum. Roman, insanın hayata tutunma çabasını, vasiyetname ve veda kavramları üzerinden sorgulayarak derin bir keder ve dayanıklılık atmosferi çiziyor. İki arkadaşın ertelenmiş projeleri ve paylaştıkları sessiz acı, ölüm ve yaşam arasındaki ince çizgide, geçmişin yükünü sırtlanma zorunluluğunu vurguluyor. Nihayetinde kitap, bireysel ve toplumsal hafızanın yaralarını, kar altındaki bir mezarlık metaforuyla zarif bir biçimde harmanlıyor bize. Uzun süre sonra, bir günde bitirdiğim kitaplardan biri oldu. Akıcı idi..
Edebiyat
Veda EtmiyorumHan Kang · April Yayıncılık · 20242,213 okunma
10/10
·104 syf.··
2026 53. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 09:15
"Bir gün yeni biçilmiş bir saman tarlasının kenarında eski bir karavan belirdi. Ne elektriği vardı ne de suyu.. Bir hafta sonra önünde iki testere tezgahı arasında kabaca yerleştirilmiş bir tahtadan oluşan bir masa koyulmuştu. Üzerine süslü bir baharatlık, birkaç askeri kamuflaj, matara, sırt çantası ve bir yemek takımı dizilmişti. Ve bir not; "BEDAVA". Birileri, "İhtiyacımdan çok daha fazlasına sahibim, o yüzden seninle paylaşmak istiyorum," diyor. Bu küçük eylemlerin birkaç kilometrelik bir kır yolunda gerçekleşmesi de tesadüf olmasa gerek. Vermek, vermeyi doğurur; armağan dolaşımda kalır. Ve böyle yolların sayısı tahminimizden çok daha fazladır."
Armağan YemişiRobin Wall Kimmerer · Kolektif Kitap · 20261 okunma
Reklam
Kara Hasat
Puan vermedi·120 syf.··
2026 6. kitabı
“Cadılar Bayramı, 1963. Ona Ekim Çocuğu ya da Testere Surat veya Testere Dişli Jack diyorlar. Adı ne olursa olsun, bu küçük kasabadaki herkes onun kim olduğunu biliyor. Her Cadılar Bayramı’nda elinde bıçağıyla yolculuğuna başlıyor ve genç erkeklerin efsanevi kâbusla yüzleşme şansını beklediği şehre doğru ilerliyor. Pete McCormick, Ekim Çocuğu’nu öldürmenin bu lanetli kasabada korkunç bir gelecekten kaçmak için tek fırsatı olduğunu biliyor. Ancak gece bitmeden Pete, korkunun testere dişli yüzüne bakacak ve Ekim Çocuğu’nun korkunç sırrını keşfedecek.” Yayımlandığı yıldan beri türlü yorum ve eleştirilerin hedefi olmuş, 119 sayfaya sığdırılmış, sarkastik ve bir o kadar da ürpertici bir masal Kara Hasat. İlk bakışta kitap bize tanıdık bir resim sunuyor: 60’lar, küçük bir Amerikan kasabası, daha önce pek çok kitapta karşılaştığımız tiplemeler ve tüm bunların ortasında korkunç bir canavar avı. Şiddetin yapısallaştırılmış, rutine bindirilmiş hâli. Bitmek bilmeyen semboller ve folklorler. Fakat biraz derine indiğimizde bu eser, bundan çok daha fazlasını anlatıyor. Kimilerine göre Amerikan Rüyası’nın nasıl çarpıtıldığını, kimilerine göre canavar avının tamamen sembolik bir anlatı olduğunu gösteriyor… Her okurun hemfikir olduğu tek şey ise, kitabın temasını tek bir kelimeye indirmenin neredeyse imkânsız oluşu. Ne tam bir sistem eleştirisi ne de sadece tüyler ürpertici bir Cadılar Bayramı masalı. Kitap, temel olarak Cadılar Bayramı’nda her genç erkeğin katıldığı ölümcül bir avı anlatıyor. Bu kasabada yaşam zaten başlı başına bir mücadele; avı kazanmak ise, en azından teoride, hayatta kalmayı biraz kolaylaştırıyor. Yine de herkesin hayatı, yılın bu gecesinde gerçekleşen avın etrafında şekilleniyor ve her yıl yalnızca bir kişi galip çıkıyor. Peki, galip olmak gerçekten ne demek?
Kara HasatNorman Partridge · İthaki Yayınları · 2022162 okunma
Puan vermedi·264 syf.··
2026 33. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2026 18:56
Hayatla henüz barışmamıştım ama yeniden yaşamak zorundaydım.. Sevgili arkadaşlar bugün size #hangkang in #vedaetmiyorum adlı kitabı yorumlamaya geldim.. Kitap şöyle başlıyor .Grongha öğretmenlik mesleğini sürdürürken aynı zamanda yazarlık kariyerine devam etmektedir. Son kitabına konu olan jeju katliamına dair belgeleri okumaya başlamasıyla kabuslar görmeye başlar.. kızının bu durumundan olumsuz etkileneceğinden endişelenen gyongha yazmak için bir ofis kiralar. Ancak ofiste ve ailesi ile geçirdiği zamanlar arasında kaldığını hisseder en büyük umudu bir gün gönlünce yazı yazacak zamana kavuşmaktır fakat işler beklediği gibi gitmez ve bir ayrılık tüm hayatını altüst eder Hem işini hem de ailesini kaybeden genç yazar ağır bir depresyona sürüklenir.. 1 Kasım günü 20 yıllık arkadaşı İnson dan bir mesaj alır.İnson, elektrikli testere ile sağ elinin parmaklarını kestiği için hastaneye kaldırılmıştır. Dikilen parmaklarındaki kan akışını korumak ve sinirlerin ölmesini önlemek için 3 hafta boyunca her 3 dakikada bir iğne vurulması gerekmektedir..gyonghadan bir yadim ister.inson,jeju adasindaki cungsen beldesindeki bıraktığı papağanı"Ama"nin bakımlı üstlenmesi için gyonghadan yardım ister...gyongha da kabul eder.cekin kış koşullarında adaya ve marangoz fabrikasına ulaşır ama... Papağanı sağ salim bulabilecekmidir?? Gyongha orAya gittiğinde onu nasıl bir supriz yada felaket beklemektedir... Veda Etmiyorum, sadece tarihsel bir trajediyi anlatmakla kalmaz; insan olmanın, başkasının acısını derinden hissetmenin ve ne olursa olsun sevgiden, hafızadan vazgeçmemenin öyküsünü Han Kang'ın şiirsel, hipnotize edici ve büyüleyici üslubuyla sunar. Okuyucular bu kitabı bundan okumalıyız... #okudumbi̇tti̇
Veda EtmiyorumHan Kang · April Yayıncılık · 20242,213 okunma
10/10
·164 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
Münevver Karabulut olayının iç yüzü...Hala muamma...Bu bir kıskançlık cinnetiyle işlenmiş cinayet gibi gösterdi medya bize ama polis muhabirinin yazdığı bu kitapta,MSN yazışmalarında "Salı günü sana büyük bir sürprizim var "demesi olayı kasıtlı ve planlı canavarca hislerle ve vücut bütünlüğüne zarar vererek işlemesi,öncesinde avm nin nalbur ve bahçe bölümünden testere alması kasten adam öldürmeydi.Son zamanlarda Epstein dosyaları ile ortaya çıkan Baal ayını,Epstein"inde aynı şekilde cezaevi yatakhanesinde boynuna çarşaf dolayarak intihar hikayesi ama öncesinde ölmekten korkuyorum demesi...Cem Garipoglu da ölmek istemediğini, korktuğunu söylemiş...ayrıca intihar edecek adam Çince mi çalışır? Aynı şekilde kacırıldılar.Ayrıca Garipoglu ailesinin tuhaflıkları,fazla rahat davranışları ...oğulları ölmüş bir aile ağlar,acılı haldedir bunlar gülüyor,eğleniyor,kendi gerizekalıllıklarına göre bir espri anlayışı mi psikopatlık mi çözemedim...kitap fazla kalın değil bir solukta okudum.
Salı'nın SırrıMustafa Şekeroğlu · Destek Yayınları · 201050 okunma
Tapınak, Serinin 4. Kitabı
10/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
Gerilim, heyecan dolu sürükleyici bir kitap daha okudum. Kopenhag Serisi-4 Elektrikli testere ile ikiye bölünmüş bir cesedin katili kimdir? Böyle sadistçe bir cinayeti, kim, neden işlemiştir. Dedektiflerimiz bu cinayeti çözmek için çok uğraşmışlardır. Değerli okurlara tavsiye ediyorum
Roman
TapınakKatrine Engberg · The Kitap Yayınları · 2023164 okunma
Reklam
Reklam