Öncü Sûfîler (3 Cilt Takım) 3.cilt, Mansur b. Ammar (k.s)’ın rivayet ettiği bir hadisi paylaşıyorum. Okunması ümidiyle. Lakin paylaşmadan önce şu soruyu sormak istiyorum: Hangimiz bir günahımızdan dolayı kendimizi pişmanlığımızdan ötürü dağlara vurduk? Mansûr b. Ammar’ın ravisi olduğu bir hadîs-i şerîf şudur: Câbir radıyallahu anh’ten şöyle rivayet edilmiştir: “Ensar’dan, kendisine ‘Abdurrahman oğlu Sa’lebe’ denilen bir yiğit delikanlı vardı. Rasûlullâh sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz’in hizmetinde bulunan bir gençti. Günün birinde Ensar’dan bir kimsenin kapısının önünden geçerken uzandı ve kapıdan içeriye baktı. Orada Ensar’dan bir kadını yıkanırken gördü. Ona tekrar tekrar baktı. Baktı ama iilediğinden dolayı Rasûlullah’a vahiy inecek diye korktu. Medine’den kaçarcasına çıktı ve yaptığı günahtan dolayı Resûlullah’tan utandığı için Mekke ile Medine arasına kadar kaçtı. Resûlullah Efendimiz kırk gün, “Sa’lebe nerede?” diye, onu sordu. O kırk gün içerisinde Peygamberimiz’e vahiy gelmedi ve kâfirler “Rabbi onu terketti, ona darıldı.” dediler. * Cebrail aleyhisselâm indi ve “ya Rasûlullâh! Rabbim sana selam gönderdi. Sana bildiriyor ki ‘Ümmetinden o kaçan kişi şu dağların arasındadır. Benim cehennemimden bana sığınıp duruyor.’ dedi” buyurdu. Peygamber Efendimiz Hz. Ömer’le Selmân-ı Fârisî radıyallahu anhümâ’yı, ‘Kaçağı görsünler.’ diye o dağlara gönderdi ve “Gidin, Sa’lebe bin Abdurrahman’ı bana getirin.” dedi. Onlar, Medine’nin çıkış yerlerinden çıktılar. Medine’nin çobanlarından Züfâfe isimli bir çoban karşılarına geldi. Hz. Ömer, “Şu dağların arasında bir delikanlıdan haberin var mı?” diye Züfâfe’ye sordu. Züfâfe, “Sen cehennemden kaçağı mı soruyorsun yoksa?” dedi. Hz. Ömer, “Sana bunun cehennemden kaçan bir insan olduğunu kim bildirdi?” diye sordu. Züfâfe, “O, gecenin yarısı
1000Kitap
Kimi sessiz yaşayıp öyle göçer; Kimi teşyi olunur kollarda… Biri vardır: yaşamış fırtınalı; Kalacaktır tükenip yollarda… Hüseyin Nihâl Atsız
Reklam
👉Günün Muhasebesi 🧎Mümin bir kul ruh ve hayat disiplinini korumak için çok mücadele etmesi gerektiğinin farkındadır. Günün muhasebesi bir anlamda müslümanın eksileri ve artılarıdır. Orta Asya’nın en eski yerleşim bölgelerinden Buhara’daki, Bal-ı Havuz Camisi’nin giriş kapısında asılı bulunan levhada yer alan sorular müminlerin günlük muhasebeleri için oldukça önem arz etmektedir. İşte o sorulara bakarak muhasebenin yap. Eksilerin mi artıların mı fazla? 1- Bu gece derin uykundan uyanıp Allah’ı zikrettin mi? 2- Bugün sabah namazını camide cemaatle kıldın mı?? 3- Bugünkü sabah evradını okudun mu? 4- Gününe, helalinden rızıklandırması için Allah’a niyazda bulunarak başladın mı? 5- Bugün, cennetle şereflenebilmek için duada bulundun mu? Kim ki günde üç kez kendisini cennetine koyması için Allah’a yalvarırsa, cennet de “Allah’ım o kulunu cennetine koy” diye niyazda bulunur. 6- Cehennem ateşinden korunmak için Allah’a yalvardın mı? Kim ki üç kez cehennemden korunmak için Allah’a yalvarırsa cehennemde “o kulunu cehenneminden koru” diye Allah’a niyazda bulunur. 7- Beş vakit namazını camide cemaatle ve vaktinde kıldın mı? 8- Sünnet ve nafile namazlarını eda ettin mi? 9- Her ezandan ve namazdan sonra okunması gereken evradı okumayı alışkanlık haline getirdin mi? 10- Namazlarını huşu içerisinde ve okuduklarını tefekkür ederek eda ettin mi? 11- Yediğin, içtiğin, giydiğin velhasıl tüm kazancının helalliği konusunda Allah’a sığındın mı? 12- Görme, işitme gibi Allah’ın sana bahşettiği diğer tüm nimetler için O’na hamd ettin mi?
Din
REİSİCUMHUR HZ. EGE İLE ANTALYAYA HAREKET ETTİLER.
9 Şubat 1931 Milliyet Gazetesi.. Büyük Reisi, Bütün İzmir Sahile Kadar Hararetle Teşyi Etti.
“Size bir sûre haber vereyim mi ki azamet semâ ile arz arasını doldurmuş, onu yetmişbin melek teşyî’ etmiştir? O sûre Kehf süresidir. Kim cuma günü bu sûreyi okursa Allah onu ötek cumaya kadar bu sûre ile mağfiret eder, sonun da üç gün de ziyâdesi vardır. Ve semâya ulaşan bir nur verilir ve Deccal’in fitnesinden muhafaza edilir. Yatacağı vakit bu sûrenin sonundan beş âyet okuyan hıfz olunur ve gecenin istediği vaktinde kaldırılır.” (Suyûtî, el-Câmiu’s-Sağir, no: 2862)
Kimi sessiz yaşayıp öyle göçer; Kimi teşyi olunur kollarda… Biri vardır: yaşamış fırtınalı; Kalacaktır tükenip yollarda… Hüseyin Nihâl Atsız
Reklam
Reklam