Güzel dua
Allah'ım, yarattıklarının adedince, zatının rızası, arşının ağırlığı, kelimelerinin sayısı, ilminin sonsuzluğu ve bütün mahlukatının ağırlığınca, ilminin kuşattığı ve ilminle bildiklerinin katlarınca sürekli devam eden kullarına nazaran zatının fazıleti gibi bütün kullarından salavat okuyanların salavatlarından daha fazla ve üstün salavat olması için hem efendimiz nebin Muhammed'e hem de efendimiz dostun İbrâhîm'e ve bütün peygamberlerine yer ve gök ehlinden seçip çıkardığın asfiya kullarına salat eyle. Allah'ım, beni nebîn ve efendimiz Muhammed'in sav. dininden ayrılmayanlardan, onun hürmetine ta'zim edip kelimesini, kelime-i şahâdeti aziz bilenlerden, ahdini tevhid ve risalet inancını ve zimmetini kur'ân ve sünneti koruyanlardan, dininde samîmi olan mensuplarına ve onun çağrısına yardım edenlerden, ona tâbî olanları ve onun ümmeti olmayı kabûl edenleri çoğaltanlardan eyle. Beni kıyâmet günü, onun hamd sancağı altında toplanan zümreden, onun yoluna ve sünnetine aykırı hareket etmeyenlerden eyle. Allah'ım, ben onun sünnetine sımsıkı sarılmak istiyorum, onun getirdiği emir ve yasak olan şeyleri değiştirmekten sana sığınıyorum. Allah'ım, efendimiz, nebîn, rasulün, Muhammed'in sav. senden istediği hayırlardan ben de istiyorum, onun sana sığındığı ve şer olan şeylerin hepsinden sana sığınıyorum. Allah'ım, beni fitnelerin şerrinden koru. Bütün meşakkatlerden bana âfiyet ihsân eyle. Benden görünür ve görünmez meydana gelen işleri ıslâh eyle. Kalbimi kin ve hasetten temizle. Beni üzerinde hiç bir kul hakkı kalmayan biri eyle. Allah'ım, şüphesiz ben senin bildiğin hayırların en güzeline yapışmak, yine senin kötü olarak bildiğin şeyleri terk etmek istiyorum. Rızkıma kefîl olmanı, yeterli olana kanaat edebilmeyi, her şüpheli şeyden doğru bir îzah tarzı bulmayı, her delilde
Din
Tevazû ve sükût, seni pasif yapmaz; seni keskin yapar. Keskinlik kırmak değildir. Keskinlik, gereksizi kesmektir. Nefs, gereksizi sever; çünkü gereksiz, oyundur. Marifet ehli oyunu sever mi? Evet sever ama oyuna girmez. Oyunla oynar ; oyuna teslim olmaz. (4 kapı 40 makam Hacı Bektaş-ı Veli)
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Aşk, her dem bir yürüyüş ile başlar; lâkin bu yürüyüş, sıradan bir adımlayış değil, kalpten kalbe, mekândan zamâna, varlıktan yokluğa bir hicrettir. Aşkın tohumu, ayrılığın gamlı toprağına serpilmiş, acının yağmurlarıyla sulanmış, gözyaşıyla filizlenmiş, sabırla boy atmıştır. Ne vakit ki ilk babamız Âdem aleyhisselâm aşka dûçar oldu, o vakit terk etti sevdâsını kurduğu cenneti, yârânını, kalb-i selîmini… Zîrâ aşk, bir vuslat değil belki evvelen bir firkat, bir hasret, bir hicrân idi. Aşka düşen ilk insan, karşısında ilk defa şeytanı gördü; zâhirde düşman, bâtında ise imtihan… İlk evham, ilk şaşkınlık da aşkın eşiğinde zuhur etti. Zira aşk, şaşkınlıkla başlar. Lâkin bu şaşkınlık, hakîkatin perdesidir. Aşka düşen Âdem, yalnızlığına yâr aradı; Havvâ anamız, işte o boşluğu Rahmân’ın rahmetiyle dolduran ilk yoldaş oldu. Aşkın ilk menziline Havvâ misafir oldu. Âdem ilk defa aşkı tattı; nefsânî değil, rûhânî bir aşk… Aşka düşmek, tüm âdemoğulları için bir adem (hiçlik) makamına girmektir. Zîrâ aşk, benliği yıkmak, enâniyeti silmek, “hiç”likte “her şey”i bulmaktır. Aşkta var olmak, yokluk gömleğini giymekledir. Mevlânâ’nın pergel metaforunda olduğu gibi; aşkın bir ayağı sâbit hakîkatte, diğeri ise dâimî bir devrân içinde seyr u sülûk üzeredir. Aşka düşen ilk babamız, firkatin atına binerek ayrıldı; evvel yurdu olan Cennet’ten, kevser misali Havvâ’sından. Cennet-i alâ’dan arzın tozuna sürüldü ayakları; zîrâ aşk, ayrılık imtihanıydı. Zîrâ vuslatın bedeli hicrandır. İlk atamız, aşkın tokadıyla garîb düştü bu dünyaya; ki toprakta yeşermek, nübüvvetin çekirdeği olup rûhlar âleminden gelip beşeriyetin meyvesi olmak için. Aşk bir seyr-i hikmettir. Hem ferdîdir, hem kevnî. Ve her bir insan, aşkın bu yeryüzü seyrinde yürümeye mecburdur. Yürümek, sadece ayakla değil, kalple, akılla,
Bir kişi Bâyezîd-i Bistâmî Hazretlerine gelip: “–Bu makâmı ne ile elde ettin?” diye sormuştu. Hazret şu hikmetli cevâbı verdi: “–Şu makam iddiâsını bırak! Lâkin Cenâb-ı Hak bana şu sekiz şeyi ikram etti: 1) Kendimi gerilerde, halkı ise benden önde gördüm. [Tevâzû.] 2) O’nun kullarına olan şefkatimden ötürü, hepsinin yerine Cehennem’de yanmaya râzı oldum. [Sonsuz bir şefkat.] 3) Hayatta hedefim dâimâ, bir mü’minin gönlünü ferahlandırmak oldu. [Diğergâmlık, îsâr, din kardeşini kendine tercih etme.] 4) Bugünden yarına hiçbir şey saklamadım. [İnfak, cömertlik, tevekkül.] 5) Allah Teâlâ’nın rahmetini kendimden çok insanlar için istedim. [Cenâb-ı Hakk’ın Rahmân sıfatının kulundaki zirve tecellîsi.] 6) Mü’minleri sevindirmek ve gönüllerindeki gamı gidermek için bütün gücümle gayret ettim. [Yalnızların, kimsesizlerin ve mâtemlerin civârında bulunmak.] 7) Şefkatimden dolayı, karşılaştığım mü’minlere önce ben selâm verdim. [Selâm, din kardeşine duâ etmek, onun hakkında hayır dilemek, gönül almak ve muhabbet vesîlesi.] 8) Kendi kendime; «Eğer Allah Teâlâ kıyâmet günü beni affedip şefâat hakkı verirse, önce bana ezâ ve cefâ edenlere, sonra iyilik ve ikramda bulunanlara şefâat edeceğim.» diye karar verdim.”
Alıntı
🌷🌷🌷🌷🌷🌷 *•ALLAH'ım.! Yâ Râbbena Yâ mûin Yâ erhâmerrâhimin Yâ ekrâmel ekrâmin Yâ mûin Yâ zel celâl vel ikrâm [3 defa]* 🤲🤲🤲 *Bizlere razı olduğun bir* *İMAN* •Bizlere razı olduğun bir TEVHİD• *Bizlere razı olduğun bir TEVEKKÜL* •Bizlere razı olduğun bir TESLİMİYET• *Bizlere razı olduğun bir TEFEKKÜR* •Bizlere razı olduğun bir TEVÂZU• *Bizlere razı olduğun bir İBÂDET* •Bizlere razı olduğun bir İHLAS• *Bizlere razı olduğun bir* *TAKVA* •Bizlere razı olduğun bir KULLUK• *Bizlere razı olduğun bir SADÂKÂT* •Bizlere razı olduğun bir MUHÂBBETULLAH• *Bizlere razı olduğun bir MÂRİFETULLAH* .•Bizlere razı olduğun bir İLİM• *Bizlere razı olduğun bir BÂSİRET* •Bizlere razı olduğun bir FERÂSET• *Bizlere razı olduğun bir* *DİRAYET* •Bizlere razı olduğun bir KEMÂLÂT.• *Bizlere razı olduğun bir ÛNSİYET* •Bizlere razı olduğun bir METÂNET• *Bizlere razı olduğun bir FERÂĞAT* •Bizlere razı olduğun bir CESARET•
Din İslam
Sultanul Arifin Eş Şeyh Mahmud Sami Ramazanoğlu / Sadık Dânâ
Evrâdlarını ihlâs ve istikamet üzere tatbik edenlerde âdetå gözle görülür şekilde değişiklikler ve inkişaflar olurdu. Kibrin yerini tevazů ve vekar İmansızlığın yerini, derin Allah sevgisi, Peygamber sevgisi Bâtılın yerini Hak Hasedliğin yerini merhamet Cimriliğin yerini sehâvet Anlayışsızlığın yerini fetânet Tenbelliğin yerini dirâyet, gayret Korkaklığın yerini cesâret Kötü görüşün yerini müsâmahalı görüş Kabalığın yerini nezaket Dağınıklığın yerini tertiplilik ve nezâfet Bilgisizliğin yerini edeb, irfân Aceleciliğin yerini itidâl ve teennî, İddiacılığın yerini, yerinde uysallık, mahlükat düşmanlığının yerini herkesi hallerine göre sevmek, alırdı.
Alıntı