10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2025 36. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 01 Aralık 2025 15:26
ÂMÂ ʙɪʀ sᴏᴍᴜɴᴄᴜ ʙᴀʙᴀ ʀᴏᴍᴀɴı 𝕱𝖆𝖙𝖎𝖍 𝕯𝖚𝖒𝖆𝖓 Bursa'dan bir Somuncu Baba geçmişti. Bursalılar bir daha o kadar lezzetli bir lokma ekmek yemediler. Ve bundan gayrı Bursa'yı ananların hatırına muhakkak onun ismi de gelecekti. "Bursa" diye söze başlayanlar muhakkak Somuncu Baba'yı da ekledi ardına. Ama o bir daha Bursa'yı hiç görmedi. . . Ben mi? Ben... Ben Kibir'im... Üstadım Nefs'in onlarca askerinden biri. Hilelerime yenilenler çoktur. Ne sultanlar ne âlimler benim söylediklerimle düştüler bu kuyuya. Ancak işte Şeyh Hamid gibi beni elinde bir oyuncağa çevirenler de oldu. Somuncu Baba gibi benimle cenge girip muzaffer çıkanlar da oldu. . . Dervişlik dedikleri hırka ile taç değil, gönlün derviş eyleyen hırkaya muhtaç değil... İnsan ne güçsüz ne aciz ve ne küçüktür... Kendimize, kendi nefsimize, kendi kibrimize yenilirsek, zalime de küffara da bir daha galip gelemeyiz... Yine bitmesini istemediğim kitaplardan biriydi. Her satırını büyük bir heyecanla okuduğum, sayfaları bazen hüzün, bazen umutla çevirdiğim bir eser oldu benim için. Kitapta Şeyh Hamid Nam-ı diğer Somuncu Baba'nın o örnek alınası hayatı günümüzle harmanlanarak anlatılmış. Bilinmemek için nice çabalar sarf eden, ben kendimi değil Rabb'imi bildirmek için varım diyen o tevazû sahibi güzel insan. Kibrinin esiri olmayıp, kibri kendisine esir eden o kıymetli zât. Bursa'dan böyle bir gönül ehli geçti. Okuyalım ki bilelim kibrimizin bizi nasıl ele geçirdiğini...Nasıl elinde oyuncak ettiğini...
ÂmâFatih Duman · Nesil Yayınevi · 20192,869 okunma
9/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2025 19. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 04 Kasım 2025 13:09
Savaş Şafak Bey'i önceden duysam ve video kesitlerinden izlemiş olsam da ilk kez Yön ve Yol ile okuyarak daha iyi tanımış bulundum. Öncelikle dilini, anlaşılırlığını, somut örnekler ve ifadeler kullanışını, konuyu anlatırken kavramları tek tek açıklamasını çok sevdim. Çünkü bir eleştiri/düşünce kitabı ne kadar iyi tespitler yaparsa yapsın çok soyut kaldığında, okuyucuya indirgenemeyen ve anlaşılması zor bir dil kullanıldığında çok da faydalı olmuyor. Dolayısıyla bu konuda takdir ettiğimi söyleyebilirim. Kitabın ana fikri, Hak yönüne doğru istikamet alırken yolumuzun Kur'an-ı Kerim ve Sünnet olması gerektiği. Evet çok basit ve bildiğimiz bir cevap. Fakat derinine indiğimizde aslında temel konu ve kavramları bile bilmeyişimiz bizi bu yönden uzaklaştırabiliyor. Bu bilgisizliğimiz ve Batı özentiliğimiz, kendi kültürümüzü ısrarla kabul etmeyişimiz, dinimizi Batı anlayışı çerçevesinde algılayışımız; insan ve toplum olarak ahlaklı, liyakatli, çalışkan olmaktan uzaklaşmamız bizi kötü yollara sürüklüyor. Yapmamız gerekeni söylüyor Savaş Barkçin: dinini temel kuralları ve kavramlarıyla öğren, dilini güzel kullan, imandan bağını kesme, dinden ahlakı boşaltma, işini liyakatli yap, kültür ve medeniyetine sahip çık, tam bilmediğin konuda konuşma, dinimizi dedikodu hâline getirme, ölçüyü bil ve tevazû göster. En önemlisi ise yaptığın her şeyi kulluk ve tevhid ekseninde yapmak... Fikir, zikir, şükür üçlüsünü elden bırakmamak. Kaleminize ve gönlünüze sağlık.
Duygu ve Düşünce
Yön ve YolSavaş Ş. Barkçin · Ketebe Yayınları · 2020842 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Aşk Olsun! / Kıssalardan Hisseler
9/10
·192 syf.··
2023 28. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Nisan 2023 00:04
"Allah yeter, gerisi boş heves." Serdar Tuncer'i birçok insan tv ekranlarından ve youtube yayınlarından tanıyacaktır. Tanımayanlar da bence tanımalılar her ne vesile ile olursa olsun. Her sene olduğu gibi de şu anda TRT 1'de Ramazan programı yapmakta iftar vakitlerinde. Ne şucudur, ne bucu Hak yolda doğru bildiğini, hayatında idame ettirmeye gayret eden, sîreti sûretine yansımış bir gönül adamıdır. O insana huzur veren Allah vergisi zaten şiir gibi olan sesiyle güzel şiirler okuyarak gönüllere dokunur. Velhasıl kelâm hoş adamdır, güzel adamdır. Eminim bu kadar övgü dolu sözü işitse bunların hepsi ben miyim mübarek diye acziyet gösterirdi. Öyle de tevâzû sahibidir. ` Ârif konuşursa helâk olur, âşık susarsa. ` Âşık susmaz, susamaz ve susmamalı da. Kitabın büyük çoğunluğu Serdar Tuncer abimizin MyMecra YouTube kanalında ki sohbetlerinden bir derleme aslında. Tabiki kendisi bazı değişiklikler de yapmış. İçerik olarak ise İslâm'a gönül vermiş, Allah dostlarının menkîbelerinden ibaret. Aralarda Necip Fazıl Kısakürek, Cahit Zarifoğlu gibi üstadlardan alıntılar eklemeyi de ihmal etmemiş. Okurken Serdar Tuncer'in kendi sesiyle dinliyormuş gibi okudum ayrı bir tat aldığımı söylemeliyim bu şekilde. Kitabı okumanızı tabiki tavsiye edeceğim ama okumayacak olanlar için ve Serdar Tuncer'i tanımayanlar için Youtube'dan MyMecra kanalına bir göz atmalarını veya Ramazan programını seyretmelerini isterim. Âşıklara, âşıklarla aynı safta duranlara selâm olsun! Serdar Abimizin güzel bir nasihatı ile bitireyim: "Ah benim canım! Gülmek mi istiyorsun bu dünyada ve ahirette? O zaman hiçbir göz senin yüzünden ağlamasın."
Din
Aşık Olan Neylesin?Serdar Tuncer · Mecra Kitap · 2022674 okunma
10/10
·228 syf.··
Beğendi
·
2021 6. kitabı
Dünde kalan ve artık mâlûmun olan her şey, bir zamanlar kendisini merak edip durduğun bir meçhuldü. Adına “gelecek” diyordun. Bekledin, geldi, gördün. Bazen çok zorlayan sıkıntılar, bazen ferahlatan sevinçler olarak teşrif etti. Adı her ne kadar geçmiş ise de tecrübe ettiğin kadarıyla, anladın ki geçmiş, geçmez. Ateşiyle kalmasa, közüyle kalır. Közüyle kalmasa, tozuyla kalır. Tozuyla kalmasa, iziyle kalır. Mâdem böyledir, sızlanmanın hiç gereği yoktur. İnsan bazen çok bunalıp, sadece ölmek ister. Gâyet iyi biliyorsun ki bu bir çeşit kaçıştır; fakat ölünce kurtulacağını sanıp yanılma! Geçmiş bu! Memnûn olmaz ve memnûn etmezsen, hatta bir de gelir, âhirette, rahat ettirmedin, diye yakana yapışır. Mâzî sana bezm-i ezelden alışıktır. Say ki mâzî bırakamayacak kadar sana âşıktır. Sen onunla bir bütünsün. Say ki yanıp yanıp tükenmeyen tütünsün. Avuçlarının içine yazılmış, alnının orta yerine kazınmış yazıdan râzı ol. Payına mahzunluk düşmüşse elbette ağlayacaksın, kim ne diyebilir!? Lâkin ağlarken isyan etme, şükret. Payına sevinç düşmüşse, elbette güleceksin; lâkin tevâzû ve şükürle tebessüm et! İnsansın işte. Bir yandan hür ve dimdik dolaşırken, diğer yandan daracık bir hücre içinde bükülüp kalmış, çileye râm olmuşsan, ne çâre?! Zâten, itirazınla hiçbir şey değişecek değil. Ne yaparsan yap, imtihan terk edip gidecek değil. Olan oldu. Hem, aynaya bir bak, gözlerinde buğu nasıl da güzel durdu... Ve nasıl da yakıştı bakışlarına, acılarla gelen derinlik… Hadi, şikâyet etme de artık, duâya dur. Zaman âhir zaman! Su zannettiğin ateş, ateş sandığın sudur. Rüyâ âleminde belki kederlenirsin; ama duâ et hakîkat diyârında elem, yanına bile gelmesin. Ney gibi içli, tambur gibi olgun duâ et ki iki cihânda cennete giresin… Ve hadi! Üşenme de kalk. Başka zamanlarda nasıl içtiğine
Hayat ve İnsan
Aşk OlsunNeslihan Nur Türk · Erkam Yayınları · 201772 okunma
9/10
·422 syf.··
Beğendi
·
2017 666. kitabı
İçten Dışa... 'İyi insan olmanın-olabilmenin' temeli olarak gösterilen “karakter etiği” kavramı –dürüstlük, tevâzû sâhibi olmak, bağlılık, ölçülülük, cesaret, sabır, çalışkanlık, samîmiyet, vefâ vs.- zamanla yerini “sâdece görünüşü kurtarmaya” bıraktı. Çoğu kişisel gelişim kitapları da bu sürece maalesef olumsuz anlamda çok büyük katkıda bulundu. İnsanlar karakter etiğine uygun davranıp pozitif anlamda olumlu iyi insanlar olmak yerine, 'mış gibi' yapıp 'insan olmak'tansa, 'insanmış' gibi davranmayı tercih ettiler! Bilinçli bir tercih diyemem, ama tamâmen bilinçsiz de değil. Bu tercihlerin insanlığı getireceği uçurumun farkında değildiler ama, iyi bir şeyler olmak için gereken samimi çaba ve gayreti de göstermiyorlardı... Neden ortada o kadar laf uçuşuyor, insanların kendilerini ifade ettiği kadar güzelse, iyiyse, erdemliyse herkes, bu üzüntüler niye var hâlâ o zaman?.. Samimiyetsizlik, toplumu saran bir kangren gibi... Böylece başarı daha çok, kişiliğin toplumdaki imajın, tavır ve davranışların, insanlar arası etkileşim sürecini kolaylaştıran beceri ve tekniklerin sonucunda elde edilir oldu. Samîmiyetin olmadığı, görüntü olarak doğru insanmış gibi görülen ama aslında doğru insan olmaktan çok uzak insan yığınları... Toplumdaki yılgınlığın, rûhlarımızın tükenişinin-bezginliğinin ana nedeni gibi...
İlişkiler
Etkili İnsanların 7 AlışkanlığıStephen R. Covey · Varlık Yayınları · 20173,784 okunma