Yaşamın Ucuna Yolculuk, toplumsal normları ve sınırları reddeden bir zihnin, kendi içindeki sansürsüz ve çıplak hesaplaşmasını içeriyor. Özlü; Berlin, Prag ve Viyana sokaklarında Kafka, Pavese ve Svevo gibi ruh ikizlerinin izini sürerken, aslında kendi varoluşsal sancılarının ve derin yabancılaşmasının coğrafyasını çıkarıyor. Kitap geleneksel bir seyahatname sayılmaz, psikiyatri kliniklerinin soğuk koridorlarından, intihar eşiklerinden ve mutlak aidiyetsizlikten geçerek yaşamın ve ölümün en uç sınırlarına dokunan lirik bir iç döküm olduğu görülüyor.
Bu eser, modern hayatın steril rutinlerine, sahte mutluluk vitrinlerine sığamayan ve iç dünyasında suskun bir çığ biriktirmiş olan "sistem yorgunu" ruhlara hitap eder. Kendi yalnızlığını korunaklı bir sığınak olarak gören, uyumsuzluğun sızısını derinden hisseden ve edebiyatta ucuz bir teselli yerine gerçek bir yol arkadaşı arayanlar için yazılmıştır. Özlü, dünyada yaralarıyla yürüyen ama yine de kendi gerçeğine sadık kalmakta direnen olgun ve yorgun insanlara sessiz bir frekanstan seslenir.