Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Şükrü Erbaş okumaya 'Ömür Hanım'la Güz Konuşmaları'ndan başlanmasını önererek merhaba..
Şiirlerinde çok yaşantı gördüğüm, çok duygu ördüğüm bir isim oldu. Şiirde olmazsa olmaz, şiiri kuru sözcükler örüntüsünden kurtaran hissediş,yüksek seslilik ve ansızın başımızı bir ırmağın akışına koymuş gibi benliği saran bir dinginlik mevcut olduğu için dönüp dönüp sayfalarını karıştıracağımız bir eser.
Hem duygu hem düşünce dünyasına seslenen serbest tarzda bile eşsiz bir müzikalite sağlayan ve sözcüklerin uyumuna hakim olan bir isim oluşundan kaynaklı olsa gerek okunduğu andan itibaren insan dimağında eşsiz bir lezzet bırakıyor.
Sözü kısa tutup şiire dönelim ve dünya telaşını bir şiirle bölelim..
"O bana dedi ki
İnsanın çocuklardan öğreneceği çok şey var
Düşmeyi göze almadan binilmiyor salıncağa."
Şiirle kalalım..
Bütün Şiirleri 2Şükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20216,9bin okunma
Uzun soluklu bir öykü olduğunu belirterek başlamak istiyorum..
Kısaca bir özet geçmem gerekirse, Yusuf isimli bir gencin çıktığı yolculuk esnasında kaldığı otel (otelin atmosferi kişiler üzerinde oldukça büyük etkiye sahip bence) otelde karşılaştığı kadın (her insanda var olan istekler.. ) ve devam eden yolculuğunda; dergâh ve adabı, mezarlık, karşılaşılan alt tabaka insanları ve bunlarla bağlantılı olarak kahramanın kendisini sorgulaması, sonsuz soruların, sonsuz cevapları arasında kalması ve bütün bunların nihayetinde tasavvufa atılan adım.
Köpeklerin diyalogundan oluşan kısımlar ise taşın gediğe konulduğu yer.
'Nefsimiz hem azgın bir köpek hem sadık bir dost' mesajı hayran bıraktı okurken..
Akıcı, özgün, başarılı bir eserdi.