Serinin son kitabı
9/10
·208 syf.··
2026 22. kitabı
Serinin son kitabı ve yan çiftimiz olan Sorin Thalia ikilisini anlatan kitap. Hiç beklemediğim bir şekilde serinin nerdeyse tamamından daha çok beğendim. Thalia karakterini çok sevmiştim seriyi okurken de yazar iyi ki bu çift için de bir kitap yazmış. Yorumumun devamı serinin önceki kitaplarını okumayanlar için SPOİLER içerir. Önceki kitaptan sonra Gavril'in ölmesi üzerine kral kendine yıldızlar ile kutsanmış bir eş aramaya başlamıştır ve bunun amacını anlamlandırmazlar. Altında baze planlar oldupunu düşünüp casus olarak oraya gidilmesi gerektiğini düşünürler. Sorin de Thalia'da Jorah'ın kayıbından sonra birbirlerinin hayatını tehlikeye atmak istemez fakat bir şekilde ikisi de oraya giderler. Thalia yıldızların kutsadığı kişi olarak Sorin ise Prens Evren'ı temsil etmek üzere gider. Fakat ikisinin bir arada olması işleri zorlaştıracaktır. Seriyi genel olarak ben çok beğendim. Peki kimler beğenir derseniz hem fantastik olsun hem de romantizm okuyayım siyorsanız bu seriyi beğenirsiniz.
Ateş ve Kader KrallığıHolly Renee · Lapis Yayıncılık · 202522 okunma
Zehir ve Yemin Krallığı kitap yorumum
Puan vermedi·240 syf.··
2026 21. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 00:00
Serinin okuduğum üçüncü kitabı ve yine severek okudum. Serinin önceki kitaplarını okumayanlar için yorumum SPOİLER içerecektir. Önceki kitabın sonunda Adara'nın babası ve Evren için kendisini feda edip Gavril'n yanına gitmesinin ardından işler iyice karışmıştır. Gavril sarayın etrafına çok güçlü bir büyü ile kimsenin geçemeyeceği bir bariyer yerleştirdiğinden Evren'in elinden hiçbir şey gelmiyordur. İkinci kitabın sonunda Adara bütün güçünü eşi Evren'e verdiğinden Gavril ondan beslense de hiçbir şekilde güç alamıyordur fakat bir yandan Adara da bütün savunmasını kaybetmiştir. Evren, Thalia, Sorin ve Jorah Adara'yı kurtarmak için planlar yapmaya başlarlar. Serimizin Adara ve Evren açısından son kitabını bitirdim. Son kitabın Sorin ve Thalia için olduğunu öğrenince çok sevindim ve hemen onu okumaya başlayacağım. Seriyi okumayanlar okumayı düşünenler için fantastiğin değil romantizmin ağır bastığını söylemek isterim. Anlatım olarak akıcılık olarak çok güzel bir seri.
Zehir ve Yemin KrallığıHolly Renee · Lapis Kitap · 202542 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·208 syf.··
2026 49. kitabı
Birinci Dünya Savaşı'nın sonlarına doğru Ege'nin o kendine has atmosferinde geçen, beni oldukça sarsan bir hikayeyle geldim. Türkler ve Rumlar aslında çok iyi dostken, savaşın gölgesinde işlerin nasıl bir anda tersine döndüğüne şahitlik ediyoruz yazar Ege'nin doğasını, o havasını öyle güzel anlatmış ki okurken adeta o topraklarda dolaştım. •Hikayenin ana kahramanı Hasan, anne ve babasını kaybettikten sonra kendi içine dönen, yalnız bir karakter. Bir gün zeytin topladıkları sırada Rum kızı Thalia ile karşılaşır ve bu karşılaşma hayatını değiştirir. Ancak Thalia başka bir yere gitmek zorundadır bu durum ise Hasan için büyük bir hayal kırıklığı olur. Aslında Hasan, bir nevi babasının kaderini yaşar babası da vaktiyle bir Rum kızına aşık olmuş ama maalesef ona kavuşamamıştır. •Bu eser benim için sadece basit bir aşk veya bir kavuşamama hikayesi değil. Sayfalar ilerledikçe insanların topraklarının, aidiyet duygularının ve kimliklerinin nasıl yok edilmeye çalışıldığını, ellerinden nasıl alındığını gördüm. İsimler farklı olsa da o dönemde bu acıları bizzat yaşayan insanların varlığını inanıyorum ve bu da hikayeyi benim için daha dokunaklı hale getirdi. Bu tarz kitaplar, toplumsal hafızaya dokunduğu için her zaman bende daha derin izler bırakır. Her sayfasını o dönemin ruhunu hissederek, hüzünle ama büyük bir merakla okudum. Ege'nin o hüzünlü tarihine ve insan hikayelerine ilgi duyan herkese öneririm. Kitapla Kalın
Yeryüzü SürgünleriŞule Akşun · Destek Yayınları · 202624 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2026 73. kitabı
YERYÜZÜ SÜRGÜNLERİ . Kimi için bir dönem romanı, kimi içinse Türkler ve Rumlar arası ilişkilerin konu edildiği bir Ege kasabası okuması. Bana göreyse insan ruhunun yaralarına dokunan, aşkın sıcaklığı ile sarmalanan ve ailenin ne kadar da kıymetli olduğunu anlatan bir kitap #yeryüzüsürgünleri . Hani ihtiyar Yorgi bağırıyor ya: " Bırakın beni vre. Hiçbir yere gitmeyeceğim. Insan hiç doğduğu toprağı bırakır? Haydi ben gittim. Toprağın altındaki anamı atamı nasıl götüreceğim? Arkamda mı bırakacağım? Hayde, nereye gidiyorsanız gidin. Beni rahat bırakın. " diye, işte o anda memleketimiz gerçeği satırlarda siliniyor... Hasan'ın gece kaçan uykusu ile başlıyor hikaye. Zeytin tarlasında beli eğilmiş kadınlar, gücüne kuvvet adamlar eşliğinde çalışırdı ya, en çok da Thalia'nın şarkı söylemesi ile coşardı kendince. Fakat o gün ve sonrası gelmemişti Thalia. Sebebini öğrendiğindeyse, gelen Yunan askerleri haberi ile birlikte vermişti kararını. Celal'i bulacaktı, babasıyla ilk ve son gidişinde babasının yüzünün düşmesine sebep anlattıklarını öğrenip kendine çare isteyecekti. Babası İrfan'ın Kayseri'den kaçıp gitme sebebini öğrenmekle onca yıldan sonra babasının yazgısının mı kendine reva olduğundan habersiz Celal'le kesişmişti yolu Hasan'ın. Onu bulmak umuduyla önce cepheye vardı, sonra Theo babayı buldu. Buldular birbirlerini, oğlu Niko yerine koydu Hasan'ı, aldırdı yanına çalışmaya. Çalışkan oğlanı boş da koymadı, Gülizarla baş göz etti amma Yunan dan gelen haberler, ortalığı velveleye verenler, birlikte eğlenip yiyip içenler acı hatıralara gebe oldu. Mübadele öncesi Ege'nin yapısı ve insanların kurduğu ortak yaşamdan, Birinci Dünya Savaşı sonrası Ege'de yaşanan kırılmaları, Türkler ve Rumlar arasındaki zoraki düşmanlaştırmayı, göçü, sürgünü ve aşkı duygu dolu ve merakla okutan
Yeryüzü SürgünleriŞule Akşun · Destek Yayınları · 202624 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
Beğendi
·
2026 50. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 11:10
#ŞuleAkşun un kaleme aldığı #YeryüzüSürgünleri temelde Hasan karakteri üzerinden anlatılan Milli Mücadele yıllarında ülkemizin ege kıyılarında barış içinde yaşayan Müslüman ve Rum kesimi arasına giren savaşı ve yaşananları anlatıyor. Zeytin toplama işinde çalışırken sevdalandığı Thalia'ya açılmadan Rum askerlerinin köylere saldırdığı haberini alan Hasan, en yakın arkadaşı Mehmet'in seferberlik çağrısına karşı adadan ayrılmayı tercih eder. Birlikte zaman geçirdiği, anılarını paylaştığı insanlar ile savaşmaktan kaçar. Doğup büyüdüğü topraklardan ayrılan Hasan'ın gidebileceği tek yer vardı aklında; babasının arkasında bıraktığı sırrını öğrenebileceği Ayvalık'ta yaşayan Celal'i bulmak. Ama yurtta başlatılan seferberlik Celal'i de bulmuş onu cepheye almıştı. Bunu öğrenen Hasan bu savaşın içinde bulunmak istemediği için bir müddet kaçakçılar ile dağlarda saklanmış ama bu eziyete daha fazla dayanamayınca teslim olup cephede eli silah tutan askerlerden biri olmuştur. Kader bu ya aradığı Celal ile omuz omuza savaşır, aradığı cevaplara ulaşır ama onun şehit olmasına tanıklık olur. Kendisi de Kaz Dağlarının eteklerinde zeytinlikler içinde bir köyde Theo tarafından yaralı olarak bulunur. Savaşta oğlunu kaybeden Theo, Hasan'ı evladı yerine koyar, ona iş bulur ve kök salması için yuva açar. Ama ne yazık ki savaş henüz bitmemiş, yıllar boyunca birbirine komşu olmuş, aynı sofrayı paylaşmış Türkler ve Rumlar arasına nifak tohumlarını ekmeye devam etmektedir... "Ama mutluluk tıpkı bir kelebeğin ömrü gibiydi. Başladığı gibi bitecekti çabucak." Yeryüzü Sürgünleri; aidiyet, mecburi göç, yokluk ve savaşın gölgesinde Şule Akşun'un betimlemeleri ile yoğun duygular içinde okuyacağınız bir roman, aklınızda olsun...
Yeryüzü SürgünleriŞule Akşun · Destek Yayınları · 202624 okunma
Bir kız yıldızları görebildiğini söylüyor ve bende kahroluyorum
10/10
·316 syf.··
2026 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2026 01:43
Titan'ın Laneti benim için gerçek bir roller coaster deneyimiydi. Kitabı okurken o kadar çok duygu değişimi geçirdim ki bunu kelimelerle açıklamam çok zor. Bana çok farklı duyguları bir kitapta hissettiren kitapların sayısı bir elimin beş parmağını geçmez ve rahatlıkla söyleyebilirim ki Titan'ın Laneti o kitaplardan biriydi benim için. Kitap; Thalia, Annabeth ve Percy'nin iki melez çocuğu bulup kampa götürmek için görev almalarıyla başlıyor. Bianca di Angelo ve Nico di Angelo. Artemis avcılarının ve Zoe Nightshade'in de kitaba girmesiyle planları hiç beklemediği bir yöne evriliyor. Her şeyden daha önemlisi bu görevde Annabeth'i kaybediyorlar. Annabeth sonlara kadar kitapta yok onun yerine yeni karakterlerimiz var. Zaten kitap başlamasıyla birlikte size beş altı karakteri birden fırlatıyor ve neye uğradığınızı şaşırıyorsunuz. En azından ben şaşırmıştım. Özellikle de Bianca'nın Artemis'in teklifini sanki akşam yemeğinde ne yiyeceğini seçmesi kadar kısa bir sürede kabul etmesiyle kendime "Bu kitap nereye gidiyor?" sorusunu sormak durumunda kaldım. Çok geçmeden sanki işler daha da karisamazmis gibi daha da karmaşık bir hal alıyor. Artemis kayboluyor ve görev artık bizzat karakterlerin ayağına geliyor. (Gerçekten ayağına geliyor) Ama bir sorun var ki Percy bu görev için seçilmiyor. Bu onu söz konusu Annabeth'in hayatıyken tabii ki durdurmuyor ve Pegasusunu da alıp Melez Kampı'ndan firar ediyor. Zoe onu başta istemese de ekibe yardımlarından dolayı kabul etmek zorunda kalıyor böylece ekibimiz tamamlanıyor. Fakat aldığımız küçük zafer uzun sürmüyor. "Başıma bir şey gelirse bunu Nico'ya ver. De ki... De ki üzgünüm." "Bianca, hayır!" İşte çölün ortasındaydık ve Bianca di Angelo kaybolmuştu. Bianca'nın kaybı beni baya etkiledi ama en çok da Nico'ya üzüldüm. Çaresizce
Titan’ın LanetiRick Riordan · Doğan Egmont Yayıncılık · 20176,1bin okunma