bir yazarın yazmaya dair yazabileceği en tanıdık hikayelerden biri. kitabın zaman kavramını, okuyucuyu hem geçmişte hem bugünde tutmasını sevdim. cemil dümdüz bir adam ve dümdüz adamların hikayeleri genelde en fazla bu kadar olur ve yazabilecekleri de o kadar olur. gibi
editöryel anlamda iyileştirilebilir, başlıklar tekrara düşüyor. daha çok kapitalist ilişkilerde farklı erkeklik tanımlarının yaratımını ve bunların çatışmasını ele alıyor diyebiliriz, kapsam nispeten dar haliyle.
Uyku ve uyanıklık arasında, buhranın içinde gördüklerimizin aslında asıl olan olduğunu, dokunulabilecek olduğunu gösteren bir kurgu. Kerahat vakti yazılmış gibi bir roman, İbrahim'in ardında kaybolmuşsunuz zannına kapılırken yolda kendinize rastlayabilirsiniz. Yazarın dili örme biçimi efsane denebilir.
Son zamanlarda, Kıyamet Emeklisi'ni tenzih ederek söylüyorum, okuduğum en iyi modern Türk romanı. Zeliha hepimizin üçüncü kardeşi ve Musa sokakta rastladığımızda ayy diyip gözümüzü süzdüğümüz herhangi bir engelli. Herhangilikten çıkan iyi bir anlatı, Tuba Doğan'la ilk tanışmam oldu.
Göçmenler kimlerdir, göç nedir, göçmen kimdir, göçmenler neden göç ederler, nereye neden göç etmezler ve halk göçmeni neden hakir, eğreti görür soruları aklınıza bir defa bile geldiyse Bauman size kendi cevaplarını sunacaktır.