7/10
·672 syf.··
2026 8. kitabı
·
87 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2026 22:20
Bu kitaptan büyük beklentilerim vardı açıkçası özellikle ilk kitabı 2025’in en sevdiğim kitaplarından olunca bu beklentide arşa çıkmıştı doğal olarak. Ama üzülerek söylemeliyim ki hiçbir şey hiç beklediğim gibi olmadı. o kadar çok şey var ki beni rahatsız eden nereden başlasam bilemedim. öncelikle bu kitabın 600 küsur sayfa olmasını gerektirecek hiç bir şey yoktu. bu kadar uzun bir kitaptan daha detaylı bir evren anlatılmasını bekliyordum açıkçası ama ilk kitaptan bile daha az mekandan bahsetmeyi nasıl başardınız mesela. Büyü sistemi ise darmadağınıktı, Sylvia’nın güçleri ne mesela sorsanız söyleyemem. Ayrıca eklenen fazladan pov’ler benim o kadar ilgimi çekmedi ki Marek ve Sefa’nın bakış açılarının bize ne gibi faydası oldu çözebilmiş değilim. hoş bu karakterlerin hikayeye katkısını da tam çözemedim de neyse. Her şey bir yana bu kitabı merak etmemin en büyük sebebi kesinlikle Sylvia ve Arin’in ilişkileriydi hoşuma giden bir iki moment olsa da genel olarak onlardan de etkilenemedim resmen. Özellikle sonunun daha vurucu olmasını bekliyordum hiç bir şey hissettiremedi bana. Kitabı okumadan önce çiftimizin kavuşamayacak olması fikri beni daha çok üzmüştü düşünün yani. kitabın bazı yerleri o kadar anlamsızdı ki ben neredeyim şuan ne okuyorum bile dedirtti bana. Akış açısından ciddi sorunlar vardı bence o yüzden bitirmem hem çok uzun sürdü hem de sonlara doğru zorlanarak okudum.
The Jasad CrownSara Hashem · Orbit Books · 20254 okunma
7/10
·528 syf.··
2026 10. kitabı
Bu yazardan okuduğum ikinci kitap oldu ve ilkinde olduğu gibi(the liars crown, ki bu kitaba göre çok daha güzel ve özgündü) bunda da seriye devam eder miyim idk. Tamam konu güzel, akıcı hatta oyunlar için sürükleyici bile diyebilirim ve kesinlikle öyle özgün bi kitap beklentimde yok açıkcası ama bu kadın bence romantizm yazamıyo ya bana karakterler arası kimyanın geçme oranı %0. Romantizm dışında oyunların çoğu güzeldi zaten aktı kitap okudum bitirdim ama kadın karakterimizi sevemedim ve onu sevemeyince zaten ne karakterler arası kimya geçti bana ne de seriye devam etme isteği kaldı. Birazcık spoilerlı olabilir, Off lyranın herkese ama herrrkese yardım etme isteği kendini hiç düşünmemesi vs.. sinir etti beni kazanabileceği çoğu oyunu kaybetti deli oldum ya, tamam yardım et ama önce bi kazan abla millete yolu açıp en son sen yürüyosun. Sürekli kötü yarışmacıları bile düşünmesi kendini düşünülecekler listesine bile sokmaması.. tamamdırrr clean girll en iyi ölümlü sensin. Ayrıca mmc olarak yazdığın karakterden haberin var mı syn abigail owen?? Çünkü hadesi başka bi tanrıyla karıştırarak yazmışsın bence, bu kadar iyi yürekli bi hades okumak baydı beni. Onun dışında son eleştirimde yine ve yineee çeviri. Ya hangi kafayla bu kitaplar son okumaya gidiyo çıldırıyorum okurken. Zaten birr sürü yazım hatası ve anlamsız cümle vardı, mesela bi bölümde Kharonun 'K' harfi yok olmuş resmen dkdkd. Tam romantik bi sahne okuyoruz hades güzel bir iki laf edicek modumuz yükselicek çevirmen wildernessı YABAN ELLER diye çevirmiş? Djdksk thank you libido killer
Tanrıların OyunlarıAbigail Owen · Artemis Yayınları · 202585 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
6/10
·24 syf.··
2025 27. kitabı
Herkese merhaba. Sizlere İngilizce bir kitap olan ‘The King Without a Crown’dan bahsedeceğim. Başlangıç seviyesinde olmasıyla ilkokul öğrencilerinden büyük yaşta ingilizceye başlayanlara , rahatlıkla tercih edilebilecek bir kitap. Tacını kaybeden kralın taç arayışını anlatıyor. İngilizceyi küçüklerimize sevdirmek için güzel bir seçim olabilir. Kitaplarla kalın , sağlıkla kalın. The King Without a Crown
1000 Kitap
The King Without a CrownKolektif · Selt Publishing · 20081 okunma
Death Is the Only Ending for the Villainess.
9/10
·468 syf.··
2025 471. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2025 16:27
Şu incelemelere bir türlü giriş bulamama sorununu napıcaz ya. Direkt incelemeye gecicem. Öncelikle konusundan ufak bi bahseywdim cunku merak edeni çok. Ana karakterimiz ailesi ve çevresi tarafından dışlanan bir kız. Nihayet kendi evine çıktığında son zamanlarda sosyal medyada patlayan bir oyunu oynamaya başlıyor ve gece uyuduğunda o oyuna reenkarne oluyor. Uyandığında oyunun kötü karakteri Penelope Eckhart olarak uyanıyor. Penelope, Eckhart dükünün kaybolan kızının yerine geçen biridir. Üvey abileri tarafından nefret ediliyordur. Oyundan çıkabilmek için seçilmiş 5 erkek karakterlerden birinin sevgi yüzdeliğini fullemek zorundadır ama oyunun sözde kötü karakteri olduğu için işi zordur. Şuana kadar okuduğum en iyi manhwa olabilir... Olay örgüsü olsun, konu olsun, karakterler olsun hepsi çok iyi. Kötülerin perspektifinden bakmamız da ayrı bir güzel ve sorgulatıcı oluyor. Birinin kötü olmasına sebebiyet veren şeyleri okumak ona sempati beslememizi sağlıyor en azından. Gelelim karakterlere. Penelope Eckhart... Sen nasıl bir divasın ya. Muhteşem. Zekası ile hareket eden kadın karakterlerden biri olur kendisi. Bir sonraki hamlesi asla tahmin edilemiyor ve bunu okumak da çok zevkli. Derrick Eckhart. İlk ciltte bi kötülüğünü görmedim o yüzden sevdim. Hatta şuana kadar favori erkek karakter bile diyebilirim. Reynold Eckhart. HİC SEVMİYORUM. cok sinir bozucu bi dedigi bi dediğini tutmuyor bipolar mıdır nedir. Manyak. Winter bilmemne. Soyadini hatirlayamadim O kadar sevmemisim adamı. Cok gereksiz birine benziyor hic sevmedim. Eckles. Just be my slave (⁠╥⁠﹏⁠╥⁠) Ve geldik en olay karaktere. The crown Prince, Callisto Regulus. Sarisin psycho bomba. İlk ciltte fazla görünmedi ama aslında main man oymus. Ileride cok severim gibi geliyor. Sinavlar bi bitsin seriye hemen devam
Edebiyat
악역의 엔딩은 죽음뿐 1권Gyeoeul Gwon · D-C Media · 202023 okunma
10/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2024 1. kitabı
Çoğu kişi, İngiltere'yi ve İngiliz kraliyet ailesini takip ediyordur. Teknolojinin günümüzde geldiği noktada gerek sosyal medyada, gerekse televizyonda onlarla ilgili haberlere ve gelişmelere sıklıkla rastlıyoruz. Daha kapalı bir yaşam biçimleri oldukları için ve kapalı kapılar ardında ailede yaşanan gelişmelere daha manipülatif davrandıkları için onlarla ilgili çıkan gelişmeleri çoğunlukla takip ediyoruz. Yakın geçmişte en çarpıcı süreçlerin başında Prens Harry ve onun Meghan Markle ile olan tatlı evliliği geliyordu. Malum konumuz Prens Harry, onun otobiyografik özellikler taşıyan anı kitabı "Yedek", tüm dünyada büyük ses getirmeyi başardı. Kitap, Avrupa'da haftalarca Çok Satanlar listelerini fethettikten sonra, sonunda Mundi Kitap katkılarıyla ülkemize gelebildi. İlk günden beri bu kitabı beklediğim için, tabii ki hemen aldım ve okumaya başladım. Merve Öztürk'ün çok başarılı çevirisiyle bize aktarılan "Yedek", içerisinde pek çok önemli anekdot barındırıyor. Okurken çoğu yerde Prens Harry'nin yaşadıklarına üzülürken ve bazı yerlerde yaşanan olaylara çok şaşırırken buldum kendimi... Dış dünyaya aktarılanlar ile iç dünyada yaşananların aslında ne kadar farklı olduğu bir kez daha duvar gibi çarptı önüme... Bir gazeteci olarak, İngiliz basınının geçmişten günümüze basılı yayını bir "show business" şekliyle emellerine alet etmesini okurken çokça kınadım. Medya ve basın halkı bilgilendirmesi gereken temel organlar olması gerekirken, İngiltere'den başlayarak bu mesleğin nasıl yozlaştırıldığını daha da iyi anladım. Kitaba dönersek, Prens Harry'den yalın ve son derece samimi bir üslup görüyoruz. Her şeyi saklamadan, aklı o günlerde kalarak olduğu gibi anlatıyor. Prens Harry! Kral Charles'in sevgili küçük oğlu, Varis Prens William'ın kardeşi, merhume Lady Diana'nın gözbebeği
1000Kitap
YedekPrens Harry · Mundi Kitap · 202349 okunma
5/10
·296 syf.··
2024 2. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2024 08:28
İrlandalı usta yazar John Banville, diğer adıyla Benjamin Black kaleminden akışı yavaş bir kitap okudum. Eğlenceli polisiye demek yerine türünü tarihi kurgu olarak değerlendirmenin daha doğru olacağı kanaatindeyim. Çünkü anlatımda II. Dünya Savaşı'nın başları işlenerek, Prenses Elizabeth ve Margaret'e yer verilmişti. Ayrıca İrlanda'nın tarihsel kırgınlıkları dile gelmişti. Savaşın tehlike boyutu artınca kraliyet ailesi kızlarını güvenli bir bölgeye göndermeye karar verdi. Kitabın yaklaşık 100 sayfası kızların güvenli bir bölgeye götürülmesiyle ilerledi. O kısımlarda da okuyucuyu diri tutacak bir unsur yoktu. Tempo yavaşladıkça yavaşladı... Güvenli bölge ise İrlanda'da eski bir malikâneydi. Biri İngiliz biri İrlandalı iki polis artık "Ellen" ve "Mary" olarak anılacak kraliyet prenseslerine göz kulak olmakla görevlendirildi. Güvenli bölgede kimlikleri gizli kalacaktı. Tabi yazarın hakkını bir konuda yiyemem. Karakterleri tasvirlemesi başarılıydı. Kızların arasındaki zıtlığı net bir şekilde yansıtmıştı. Bu yansımada nedense "The Crown" dizisini anımsadım. Zaten yazar hakkında yaptığım küçük bir araştırma sonucunda dizinin tutkunu olduğunu da öğrendim. Neyse konumuz bu değildi. Özellikle Mary'nin meraklı olduğu kısımları sevdim. En azından kitabın ağır ritmine canlılık katmıştı. Zamanla kızların kimlikleri hakkında dedikodular yapılmaya başladı. Bunda tabi ki kızları korumakta görevli olan kişilerinde payı büyüktü. Çünkü basit gibi görünen kurallara uymak bazılarının zoruna gitmişti. Dedikoduların yayılmasıyla olaylar farklı bir serüvene dönüştü. Yapılan hataların elbet bir sonucu olacaktı. Sizce bölge artık güvenli miydi? Kızlar neler yaşadı? Devamını da artık okuyunca öğrenirsiniz...
Edebiyat
Gizli KonuklarJohn Banville · Sia Kitap · 202313 okunma