Puan vermedi·176 syf.··
2025 3. kitabı
Kitabı 2015 yılında, o zaman sık takıldığım forum donanımhaberde tavsiye üzerine almıştım. 10 yıldır elimde duruyordu. Bugün sabah başladım ve akşamına bitti. Heralde 1 günde bitirdiğim ilk kitap. Ahmet Şerif İzgören'i, ilk olarak lise 1, matematik hocamız Ercan Avuçlu'nun, derste açtığı videoyla tanımıştım. Ve hayatımda kalma süresi o kadardı, ama fazlasıyla etkilemişti. Kitabı, kendi ifadesiyle, kızına vereceği tavsiyeler olarak nitelendiriyor. Bugün itibariyle 60 yaşına girmiş ve artık ton ton bilge dede olmasına az kalmış. Ben de, sanki bilge bir dededen hayatın çeşitli parçalarına dair nasihatler dinliyormuşçasına kitabı okudum. Kitabı beğendim, her bölümde anlatılan kıssadan hisse hikayeler komikti ve başka ortamlarda anlatmak için not aldım :) Genel itibariyle beğenmiş olmama rağmen, asla ve asla hayatımda baş ucu yapacağım bir kitap olamaz. Bence bu kitap, motto ve slogan kitabı. Güzel birkaç kelimeyle o konuyu açıklar, daha sonra da güzel birkaç hikayeyle o konuyu kapatır. Lambalar var ve okudukça o lambalara elektrik bağlantısı kuruluyor, ama lambayı yakmak için düğmeye siz basmalısınız. Yazılanları okuyup, üzerine düşünmeli ve uzaktan hoş gelen şeylerin asıl anlamını siz bulmalısınız. O zaman beyninizin içindeki o lamba aydınlanır. Bağımsız, küçük küçük ve tek başına büyük anlamlar ifade eden cümleler var. Fakat bunları bir araya getirip analitik şekilde düşünerek yeni anlamlar kazandırma yok. Mesela KFC hikayesinde, emekli olup yol kenarına lokanta açıp kendi tarifini satmak üzere yola çıkan, fakat paralelinde yeni yolun açılıp lokantasının batması sonucu tekrar ayağa kalkabilmek için tarifini diğer lokantaları gezip satmak isteyen ve 1019. restoranda ancak satan ve sonrasında KFC olarak patlayan o hikaye. Bu hikaye, pes etmemek ve hayallerin peşinden
Şu Hortumlu Dünyada Fil Yalnız Bir HayvandırAhmet Şerif İzgören · Elma Yayınevi · 202428,2bin okunma
9/10
·258 syf.··
2022 61. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Kasım 2022 16:19
·
Can an animal part wolf, part dog, be rehabilitated and become a domestic pet? The exact opposite of, another Jack London novel, The Call of the Wild. So the premise is, in White Fang. A runaway former Indian bred she- wolf, Kiche, along with forty odd others, in a wolf pack, are following three men on a dog sled, two still alive. Famine grips the territory in the Yukon, during the Klondike Gold Rush, Canada, just before the start of the Twentieth Century . The wild animals are starving, literally they're just skin and bones . Bill and Henry need to get to civilization quickly before the wolves have dinner. A dead man is on the sled, in a coffin (some kind of British nobleman, name never given), why such a person is here, the two live ones can't figure out, and never asked. Their job is to take him to a little remote town... (Strange goings on), Bill feeds the seven dogs with fish, at camp, but Henry tells his partner they have only six. Fires ring the fugitives from the law, of the survival of the fittest, the higher the flames arise, the better, how long the wood will last, is something the men don't want to think about. A dog disappears in the bitter cold , horrific night, at another stop another and , well you get the picture , no more dogs, or bullets. One gentleman is left, the hungry wolves come in....The wolf pack breaks up into smaller and smaller groups, the famine ends. Kiche the she-wolf, with some dog blood, takes a mate, One-Eye, an older animal. A litter of five, are born by the Mackenzie River, but only one cub, later named White Fang, reaches maturity. In the future, a vicious ninety pounds of anger, kill before they kill you is his way. He learned it early, to live is the only important thing. All else doesn't matter, nature is cruel, the brave, the
Edebiyat
Beyaz DişJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202095,8bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kendi Romanını Okuyan Kahramanın Romanı
Puan vermedi
2017 TUDEM Roman Ödülü’ne layık görülen Arafta Zaman, ödüllü şair Halil İbrahim Polat’ın şiir yazmayı bıraktıktan sonra kaleme aldığı ikinci eseri. Klaros Yayınları’nın okurlara ulaştırdığı ve kısa sürede üçüncü baskısı çıkan eser, ödül gerekçesinde belirtildiği gibi “okur açısından farklı alımlamalara ve üretimlere açık” bir metin. Okur, kederli bir aşkın sonunda başlayan hikayeyi romanın başkahramanı Sinan’ın zihninden ve yaşadıklarından takip ediyor. Metnin geneline hakim olan dil, kurgudaki metakurmaca ve geri dönüş (flashback) unsurları, derinlikli yan karakterlerle çelişkili ana karakteriyle psikolojik ve sosyolojik çıkarımlara açık, hacminin hakkını veren içeriğiyle üzerinde harcanan zaman ve emeği inkar etmeyen zengin bir yapıt. Yazar, edebiyatta ve sinemada sıkça işlenmiş bir konu olan aşk üçgeni ve çıkmazlarını okura özgün bir biçimde sunabilmenin değişik yollarını aramış, kurgusal yaratımın sunduğu çeşitli araçları sınamış. Metnin oluşumu için ihtiyaç duyulan manevra yeteneğini sağlayan bu araçlar kimi zaman en tecrübeli yazarların bile kaçınamadıkları problemleri de beraberinde getirebilir. Klasik ve çağdaş edebiyatta önemli eserler vermiş yazarların günümüze kadar paylaştıkları, yazma eylemi üzerine fikirleri ve yazı pratiklerine göre, tekrar yazmak, kısaltmak, metni damıtmak tek başına olmasa da eserin daha iyi  duruma gelmesine ve bu problemlerin giderilmesine destek olabilir. Arafta Zaman’ın en göze çarpan özelliği aynı zamanda anlatıcı olan başkahramanın kullandığı sofistike dil. Unutulmuş, günümüzde pek de tercih edilmeyen birçok kelimeyi yazar metne dahil ederken genç kahramanının yaşından daha büyük bir edayla konuşması riskini göze almış. Sinan’ın eğitimi, edindiği sosyal statü, hayat görüşü ve entelektüel konumu onun bu dile hakim olmasını okura
Edebiyat
Arafta ZamanHalil İbrahim Polat · Klaros Yayınları · 20209 okunma