Puan vermedi·163 syf.··
Beğendi
·
2026 27. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 08:13
#harukimurakami #rüzgarınşarkısınıdinle Haruki Murakami’nin ilk göz ağrısı, yazarlık serüveninin sıfır noktası olan "Rüzgârın Şarkısını Dinle" (Hear the Wind Sing), aslında klasik anlamda başı, ortası ve sonu olan bir roman değil. Murakami bu kitabı 29 yaşındayken, işlettiği caz barın mutfak masasında, gece yarıları parça parça yazmış. İşte tam da bu yüzden kitapta o hırslı, "büyük bir başyapıt yazmalıyım" kasıntısı yok. Aksine, inanılmaz derecede samimi, telaşsız ve hafif esintili bir havası var. Kitabın kalbinde kocaman bir melankoli ve yalnızlık hissi var ama bu his seni boğmuyor. Hani yirmili yaşların başında insanın üzerine çöken, "Ben ne yapıyorum? Hayat nereye gidiyor?" dedirten o tatlı sert boşluk vardır ya; Murakami tam olarak o hissin fotoğrafını çekmiş. ​Karakterler sürekli konuşuyorlar ama aslında birbirlerinin ruhuna tam olarak dokunamıyorlar. Herkes biraz yaralı, biraz eksik. Mesela sol eli dört parmaklı kız, hayatındaki o fiziksel eksikliği ruhsal bir kabukla kapatmaya çalışıyor. Anlatıcı ise geçmişteki üç sevgilisinin (özellikle de intihar eden üçüncüsünün) gölgesini üzerinde taşıyor ama bunu bir acıtasyon malzemesi yapmıyor. Hayatın getirdiği acıları bir nevi kabulleniş var. ​"Mükemmel bir yazı diye bir şey yoktur. Tıpkı mükemmel bir umutsuzluk olmadığı gibi." ​Kitap bu ünlü cümleyle açılıyor. Murakami bize aslında şunu söylemek istiyor: Hayat mükemmel değil, duygularımızı anlatmakta kullandığımız kelimeler her zaman yetersiz kalıyor ama yine de denemeye değer. #okudumbitti
Rüzgarın Şarkısını DinleHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20257,4bin okunma
7/10
·416 syf.··
2026 25. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 15:17
Bana zaman yolculuklu kitap diyin ve nasıl yediğimi oturup izleyin. Tam Outlander havasında olan ama biraz daha güncel bir İrlanda’da (1922’de) geçen zamam yolculuklu bir kitaptı. Genel olarak kitabı beğendim sadece hikayenin romantik kısmı biraz tarih anlatısının gerisinde kalmış gibi hissettim. Romantik hikayeyi çok beğendiğim için biraz daha yavaş aksın biraz daha detaylı okuyalım isterdim. Karakterler biraz fazla hızlıca aşık oldular gibi geldi. Zaman yolculuğu teması falan da daha ön planda olsun isterdim ama olsun kitabı böyle de beğendim. Yarısına falan geldiğimde çok emindim mutsuz sonla biteceğine ama böyle bitmesi beni daha çok memnun etti devamı olsa onu da okurum öyle güzel bir hikayeydi.
What the Wind KnowsAmy Harmon · Lake Union Publishing · 20191,254 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
10/10
·544 syf.··
2026 19. kitabı
Kitap en sevdiğim kitaplardan. Aslında hayatımda okuduğum en akıcı kitap olabilir, ve sonu kesinlikle akılda kalan türden. Ayrıca eski hristiyanlarin iitikatlerine de bayağı değiniyor. Hem macera, hem aşk, hem din ve felsefe barındıran bir kitap.
A Voice in the WindFrancine Rivers · Tyndale Fiction · 20121 okunma
7/10
·268 syf.··
2026 72. kitabı
The Kingdom of Northumbria adlı Historical serinin 3. cü kitabı kendilerigayet hoş mülayim bir şekilde gitti . Northumbria Kralı Oswiu'nun gayrimeşru oğlu olan Aldfrith çok genç yaşta aşık olduğu kızdan kazık yiyince rahiplerin yanına gidip yaşamaya başlıyor . Orada yaşıyor ama yeminini etmiyor filozof gibi takılıyor zaten üvey olduğu için bir beklentisi yok makam ile ilgili . Aradan on sene geçiyor baba ölmüş Kral kardeş ölünce buna Krallık pozisyonu doğuyor . Mecbur kalkıp gidiyor tabi iki ay sonra bunu derhal evlendirme hazırlıkları başlıyor . Malum yaş 30 ittifaklar edinmek lazım varis lazım klasik sebepler . Bir tane kız bulunuyor evlilik olacak ve çevreden Kralın tüm valileri diyelim geliyor saraya . Bu valilerden birinin karısı Osana ile bunların bir kaç konuşması bakışması oluyor başka bir durum yok . Fakat her iki tarafın aklında kalıyor bu durum . Osana 28 yaşında pek güzel ama isteyerek evlendiği ama boktan çıkan kocası ile çok mutsuz çocuksuz bir evlilikte . Kocası zaten maşallah kardeşinin karısı dahil tonla kadını elden geçirmiş çocuk falan yapmış . Neyse bu ilk karşılaşmadan sonra aradan iki sene geçiyor Osana'nın kocası yaban domuzu avında mevta olunca cenaze yapılırken bu ikili yine karşılaşıyor aynı elektrik yine var . Ama açıktan hiç hareket yok bu arada Kral karısı ile ayrılmış durumda bekar . Cenaze dönüşü başı sıkışırsa saraya gelebileceğini söylüyor kadına ki altı ay sonra mecbur geliyor adamın yanına kadın. Sonrası aralarında oluşan çekime karşı koyma çabaları zaman geçtikçe ilerleyen duygular sonda bir miktar dram ve aksiyon :D
Lord of the North WindJayne Castel · Independently published · 01 okunma
9/10
·800 syf.··
2026 36. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2026 09:21
Gençliğimde okuduğum, yıllar sonra tekrar elime aldığım bir kitap Rüzgar Gibi Geçti İlk okuduğumdan aklında kalan kitaba bayılmıştım. Scarlett’a hayrandım. Güçlüydü, istediğini yapıyordu, kimseyi umursamıyordu. Yıllar sonra tekrar okudum ve bu kez aynı hayranlık yerini başka bir şeye bıraktı: sinir ve hayret:) Çünkü Scarlett O’Hara aslında aynı hatayı tekrar tekrar yapan, gerçeği görmek istemeyen, kendine bile dürüst olamayan biri. Ama işin ilginç tarafı şu: Yine de onu bırakamıyorsun. Çünkü o (ben öyle düşünsem de:)) ) “apt@l” değil. İnatla kendini sabote eden bir kadın. Gizliden sevdiği Ashley Wilkes ise bence aslında bir hayal. Scarlett onun kendisini değil, temsil ettiği o zarif, kırılgan, eski dünyayı seviyor. Ve tam bu noktada romanın arka planı devreye giriyor. Amerikan İç Savaşı Savaşla birlikte, şatafatlı hayatlar yok oluyor, açlık, yoksulluk başlıyor, Atlanta yanıyor, iİnsanlar hayatta kalmaya çalışıyor Scarlett’ın o unutulmaz bir anı var, toprağı kazıyıp bir şeyler yediği ve “Bir daha asla aç kalmayacağım” dediği an. İşte o sahneyle birlikte şımarık bir genç kızdan acımasız bir hayatta kalana dönüşüyor. Ama roman sadece bir dönüşüm hikayesi değil. Aynı zamanda bir çöküş hikayesi. Bir yaşam tarzının, bir düzenin, bir dünyanın rüzgar gibi geçip gitmesi. Yine de şunu söylemeden geçemem. Kitap, savaşı çok etkileyici anlatsa da tek bir taraftan bakıyor. Güney’i: zarif, onurlu ve “kaybetmiş ama asil” Kuzey’i: daha kaba ve çıkarcı gösteriyor Ve en çok eleştirilen konu kölelik meselesi. Romanda bu sistem oldukça yumuşatılmış. Oysa gerçek tarih çok daha sert, çok daha acı. Kitapla ilgili ilginç olan bir de şu; bu dev romanı yazan Margaret Mitchell aslında tek bir kitap yazmış. Evet, sadece bu roman. Kaza sonrası uzun süre evde kalırken, can sıkıntısından yazmaya
Rüzgar Gibi GeçtiMargaret Mitchell · Artemis Yayıncılık · 20223,157 okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2023 11. kitabı
Haruki Murakami'nin ilk romanı olan Rüzgarın Şarkısını Dinle (orijinal adı: Kaze no uta o kike / Hear the Wind Sing), 1979 yılında yayımlandı ve yazarın edebiyat kariyerinin başlangıç noktası kabul edilir. Türkiye'de ise Doğan Kitap tarafından 2018 yılında (çevirmen: Ali Volkan Erdemir) basıldı ve o zamandan beri Murakami okurlarının ilgisini çekiyor. 1970 yazında geçiyor. Tokyo'da biyoloji okuyan isimsiz bir anlatıcı, yaz tatili için sahil kasabası olan memleketine dönüyor. Orada çocukluk/ergenlik arkadaşı Fare (Rat) ile sık sık buluşuyorlar. Çoğunlukla J'nin barında bira içiyor, müzik dinliyor, amaçsızca dolaşıyor ve hayatın akışına kapılıyorlar. Anlatıcı bir gece barda yerde baygın bulduğu, sol elinin küçük parmağı eksik gizemli bir kızla tanışıyor ve bu karşılaşma hikâyenin ana damarlarından biri oluyor. Kitap aslında çok olaylı bir hikâye anlatmıyor; daha çok gençliğin o kaybolmuş, yönünü bulamama, yalnızlık, kayıplar ve küçük anların içindeki melankoli havasını veriyor. Murakami'nin sonraki kitaplarındaki birçok temasın ilk filizleri burada görülüyor: yalnızlık, modern insanın yabancılaşması, batı müziği ve pop kültürü referansları, kediler, jazz barlar, bira içme sahneleri, varoluşsal sorgulamalar... Anlatım tarzı çok sade, kısa bölümlerden oluşuyor. Birçoğu neredeyse kısa öykü gibi okunabiliyor. Murakami'nin sonradan geliştireceği o rüya gibi atmosfer burada henüz daha ham ve minimalist. Kısaca: Fazla beklentiye girmeden, bir yaz akşamı gibi akıp giden, melankolik ama hafif bir kitap arıyorsanız tam size göre.
Rüzgarın Şarkısını DinleHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20207,4bin okunma