Eyüp'ün "Ben kendimi hor görmekteyim, toz ve kül üstünde tövbe etmekteyim" ifadesi, yalnızca üstün bir güç karşısında acizliğin itirafı ve bu güce tam bir teslimiyeti değil, aynı zamanda Tanrı'nın adaletine (haklılığına) içten bir inancı da ima etmektedir.Çünkü Otto'ya göre, bu tecrübe sonunda Eyüp'ün ruhu tinsel mutluluğa ve barışa ulaşmıştır.
Rudolf Otto, a.g.e., s.78-79
"Doğanın yarım bıraktığını sanat tamamlar," der simyacılar. Ben, yani bir insan, gizli bir yaratıcılıkla, dünyaya nesnel bir varoluş katarak, ona kusursuz damgasını vurmuştum."