Bilimin nedensellik prensibi doğrultusunda gezegenlerin, yıldız sistemlerinin, galaksilerin ve kendi evrenimizin nasıl oluştuğuna dair mevcut aklımızla son derece mantıklı cevaplar buluyoruz. Her şeyin başı olarak da "foton çarpışmasını" gösteriyoruz. Fakat gezegendeki ezici çoğunluğu oluşturan insanlar "peki fotonları kim yarattı?" sorusunu soruyorlar.
Işık fotonlarının kendiliğinden var olabileceğini kabul etmeyen insanlar Tanrı'nın ise sebebinin olmadığını ve kendiliğinden var olduğunu savunuyorlar.
Hiçbir şeyin kendiliğinden var olamayacağını savunurken Tanrı'nın ise kendiliğinden var olduğunu savunmak düpedüz iki yüzlülüktür.
Tek Tanrı'ya inananların birden fazla Tanrı'ya inananları cahil veya mantıksız görmesi gibi, hiç Tanrı'ya inanlar da tek Tanrı'ya inananları cahil ve korkak görebilirler. Hatta türümüz bin yıl sonra da varlığını devam ettirecek olursa eğer, bin yıl sonraki insanlar muhtemelen bizleri din ve bilim arasında sıkışmış primatlar olarak sınıflandıracaklar.