Tümüyle güvendiğiniz bir şeye asla kendinizi adamazsınız. Kimse yarın Güneş’in doğacağını fanatik bir biçimde haykırmaz. Çünkü güneşin yarın doğacağını herkes bilir. İnsanlar politik ya da dinsel inançlar ya da başka tür dogmalar ya da amaçlar için kendilerini fanatikçe adıyorsa bunun nedeni daima, bu dogmaların ya da amaçların kuşkulu olmasıdır.
“Kaderimiz ne zaman yazıldı?” sorusunu tekrarlamak istiyoruz. Mesela, şimdi bu kitabı okuyacağınızla ilgili kader yazısı ne zaman yazıldı? Bu sorunun en isabetli cevabı “ şimdi” dir. Bu kader şimdi yazılıyor. Siz bu kitabı okurken yazılıyor. Fakat bu şimdi öyle bir şimdidir ki… Bu şimdi, bizim bildiğimiz şimlerden değil… Bu şimdi, geçmişi de geleceği de şimdiyi de içine alan bir şimdidir… içinde bütün zamanların aynı anda sığabildiği, mucizevi bir şimdidir.
İstedim ki bana bu kadar yakın olan insanlar birkaç kelimeyle, birkaç cümleyle, bir bakışla, bir nefes alaşımla anlasınlar neler olup bittiğini. Çünkü ben böyle anlayabiliyorum… Yakınlarında olmanın hakkını veriyorum ve bunu onlardan da bekliyorum.