Acı çekmek ne demekmiş asıl şimdi anlıyordum. Acı çekmek bayılana dek dayak yemek değildi. Ayaktaki cam kesiğine eczanede dikiş attırmak değildi. Asıl acı, kalbi baştan aşağı sancılara boğan, insana sırrını kimselere anlatmadan ölmeyi arzulatan bir şeydi.
"Una'dan sonra toparlanamadı. Bir erkeğin, gerçek bir erkeğin üzüntüden çökmeye hakkı olmadığını söyledi bana. Zamanla geçeceğine inanmam gerektiğini söyledi defalarca. O kadar sık söylüyordu ki, yenildiğini anladım."