Biz İslâm’ın, insanlık için, menfaatlerini garanti eden güzellikleri içine alan ve zararlı şeyleri de bertaraf eden bir nizam getirdiğine inanmaktayız.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Çoğu insan, Doğu milletlerinin kalkınması, haklarını çiğneyen, insanlarını ezen milletlerin üstesinden gelmesi için onların da mala, çeşitli savaş araç-gereçlerine gereksinim duyduğunu düşünür. Bu doğru ve önemlidir. Fakat bundan daha öncelikli ve gerekli olan şey mânevi güçtür. Mânevi güç ise; yüce ahlâk, arınmış nefis, hak-hukuk bilmek ve üzerine güven ve vahdetin inşa edildiği vefadır. Güven ve vahdetten de kuvvet meydana gelir.
Ümmet ne zaman zevk sefaya düşer, bolluğa kavuşur, maddenin çekiciliğinde boğulur, dünya hayatının süsüne kapılıp zorluklara katlanmayı unutur, tehlikelere katlanmaktan kaçınır ve hak yolunda cihad etmekten geri durursa böyle bir ümmetin itibar ve emellerinden bir şey kalmaz.
Eğer bir şeyi tam anlamıyla öğrenmek istiyorsan, gündüz öğrendiklerini, öğrenmen gerekip de öğrenmeye henüz fırsat bulamadığın şeyleri, yattığın zaman hayalinde tekrarla ve öğrenmek istediğin şeyleri hayalinde canlandır!
İnsanların bir işi yerine getirebilme yeteneği, onlara sorumluluk yüklendikten sonra ortaya çıkartılabilir. Herhangi bir sorumluluğu yokken, beşe kadar sayabileceğinden tereddüt duyulan insanın, kendisine sorumluluk yüklendiğinde harikalar gösterebileceği bilinen bir olaydır. İş başa düştüğünde, o işin sorumluluğu sizin üzerinize düştüğünde, başka zamanlarda üstesinden gelebileceğiniz kuşkulu olan işlerin nasıl başarılabildiğini görmenin hepimizi şaşırttığı tecrübeler geçirmişizdir.