Karakterin bazı cinsiyetçi, ya da kadınlar hakkındaki sığ düşünceleri demeliyim belki, yorumları göz devirtse de çok gerçekçi bulduğum için yine etkiledi beni. Wilhelm Genazino'dan okuduğum ikinci kitap, ilk olarak Elden Düşme Dünya'sını okumuş ve onu da çok sevmiştim. Yazarın belli bir tarzı var zannediyorum ki, ve o tarzı ben sevdim. Modern dünya içinde tutunamamış, iç dünyasında yaşayan erkek karakterlerin anlarını okudum iki kitapta da.
Yazarın gözlemciliğini ve küçük, sıradan anların mizahını ve hüznünü yansıtma şeklini çok sevdim. Okurken zaman zaman "Bu karakter yeterince derin mi? Yeterince tanıyabiliyor muyum yoksa kendine acıyan bir melaknkolik mi bu adam?" diye çok sorguladım ama sanırım derinlik değil gerçekçilik hissi beni kitaba bağladı. Gerhard'ın yere düşen kadına yardım edeyim derken yanlışlıkla kadının koluna basması ve kadının da bizimkine bilenmesi, kendisine yardım eden diğer adama teşekkür ederken bizimkini görmezden gelmesi hem çok komik, hem de hüzünlü bana göre. Ve her şeyden önce çok gerçek. Bu yüzden ben çok severek okudum.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!