The Rohos

The Rohos
@therohos
“Ruh nasıl eğitilirse, insan da öyle olur.”
10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2026 19:35
Dünyanın eşsiz güzelliklerine tanıklık edebileceğiniz bir yolculuğa çıkmak istiyorsanız, bu kitap doğru bir tercih. Sade dili ve nokta atışı anlatımı sayesinde oldukça keyifli bir okuma sunuyor. Geçmişten bugüne ulaşan; unutulmuş, tahrip edilmiş, yıkılmış ve hâlâ nasıl yapıldığı tam olarak bilinmeyen pek çok yapının varlığı insanı hem şaşırtıyor hem de heyecanlandırıyor. Bu yapılar üzerine okudukça bir yandan yeni bilgiler edinirken, diğer yandan zihninizde pek çok soru işareti oluşuyor. Kitap, okuru sadece bilgilendirmekle kalmıyor; aynı zamanda geçmişe dokunma ve o dönemleri hissetme isteği de uyandırıyor.
Alıntı
100 Soruda Kayıp UygarlıklarSemra Kosovalı · Ren Kitap · 202221 okunma
Reklam
10/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2026 23:59
Kitabın etkisini anlatmak gerçekten zor. Okurken sürekli bir duygu döngüsünün içine girdim; kimi zaman güldüm, kimi zaman ağladım ama daha çok içim burkuldu. Ben bu duyguları sadece okuyarak yaşarken, anlatılan insanların bunları gerçekten yaşamış olması, insanın boğazını düğümlüyor. Yaşanan haksızlıklar, zulüm ve şiddet… Gizlenmiş, saklanmış, unutulmuş; bu ülke için canını vermiş, kendini adamış ne çok insan olduğunu bir kez daha fark ettim. Okudukça, bu ülkenin ve Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’in zaman içinde nasıl bir noktaya geldiğini düşünmek de ayrıca üzücüydü. Ama tüm bu duyguların içinde, bu ülke için gerçekten mücadele etmiş, kendinden bir parça vermiş “adamları” tanımak bana aynı zamanda gurur da hissettirdi.
1000Kitap
AdamYılmaz Özdil · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20162,881 okunma
Unutulan Bir Hafıza: Milli Tarih
10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2026 23:18
Bu kitap uzun süredir kitaplığımda sırasını bekliyordu. Nasıl elime geçtiğini tam hatırlamasam da muhtemelen bir arkadaşımın hediyesiydi. İyi ki de öyle olmuş; çünkü böyle bir kitapla karşılaşmak benim için değerli bir deneyim oldu. Bu kitabı okurken fark ettiğim ilk şey, tarihe aslında ne kadar yüzeysel baktığımız oldu. Geçmiş ve geleceği doğru bir şekilde sentezleyemediğimizde, tarih bilincimizin de zayıfladığını görmek beni düşündürdü. Kitap, Türk ruhu, Türk bilinci ve zihniyetinin nasıl şekillendiği üzerine önemli tespitler sunuyor. Tarihsel süreçler üzerinden Türk milliyetçiliğinin nasıl oluştuğunu, nasıl güç kazandığını ve zaman zaman nasıl zayıfladığını ele alıyor. Bu noktada, toplum olarak tarihsel hafızamızla kurduğumuz bağın ne kadar kırılgan olduğunu fark ettim. Geçmişte, hükümetlerin siyasi çıkarları doğrultusunda tarih eğitiminin zaman zaman bir araç olarak kullanıldığını görmek de dikkat çekiciydi. Kitap, özellikle milli tarih anlayışının ve Türk milliyetçiliğinin eğitimde ne kadar önemli bir yere sahip olması gerektiğini vurguluyor. Vatan bilincinin oluşmasında tarih eğitiminin adeta bir lokomotif görevi gördüğü; coğrafya, vatan ve tarih üçlemesinin eğitim sistemine daha güçlü bir şekilde entegre edilmesi gerektiği ifade ediliyor. Eğitimin bu noktadaki rolü, yalnızca bilgi aktarmak değil, aynı zamanda bir bilinç inşa etmek olarak ele alınıyor. Okurken yer yer, toplum olarak kendi geçmişimizi yeterince tanımadığımızı ve bunun bir hafıza kaybına benzediğini düşündüm. Bu durumun özellikle genç nesillerle olan bağını sorgulamama neden oldu. Kitap, Türk tarihinin çocuklara sevdirilmesi gerektiğini; bunun da sadece anlatımla değil, geziler ve etkinliklerle desteklenmesiyle mümkün olacağını vurguluyor. Sonuç olarak, Türk tarihine sahip çıkmanın gerekli
1000Kitap
Milli Tarih Nedir?Ahmet Vurgun · Yeni İnsan Yayınevi · 03 okunma
Cengiz Han
Puan vermedi·336 syf.··
2026 10. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2026 23:20
Bir süredir tarih kitaplarına merak salmıştım ve bu kitap uzun zamandır kitaplığımda sırasını bekliyordu. Okumaya başladığımda ise beni en çok şaşırtan şey anlatım tarzı oldu. Kitap, kuru bir tarih anlatımından çok uzak. Oldukça akıcı ve yer yer hikâyeleştirilmiş bir dili var. Bu da okumayı beklediğimden çok daha keyifli hâle getirdi. Hatta bazı yerlerde gülümsediğimi fark ettim. Okuduğum kadarıyla, Timuçin’in nasıl Cengiz Han’a dönüştüğü; yaşadığı zorluklar, savaşlar ve verdiği mücadeleler üzerinden anlatılıyor. Özellikle gücünü adım adım nasıl inşa ettiği oldukça merak uyandırıcıydı. Kitabın ilerleyen bölümlerinde ise Cengiz Han’ın yönetim anlayışı, savaş stratejileri ve insanlarla kurduğu ilişkiler üzerinden nasıl büyük bir etki yarattığı daha net bir şekilde ortaya konuyor. Okurken hiç sıkılmadığımı rahatlıkla söyleyebilirim. Onun yalnızca bir savaşçı değil, aynı zamanda güçlü bir stratejist ve kurucu olduğunu görmek oldukça etkileyiciydi. Türklere yaslanarak büyük bir güç hâline gelmesi ve geniş coğrafyalarda hâkimiyet kurması, geride bıraktığı mirası daha da anlamlı kılıyor. Bu kökleri öğrenmek, okumak ve üzerine düşünmek benim için hem tatmin edici hem de yer yer gurur verici bir deneyim oldu. Şu ana kadar bende bıraktığı en net his şu: Tarih, doğru anlatıldığında sıkıcı olmak zorunda değil. Aksine insanı içine çeken, sürükleyen ve merak ettiren bir hikâyeye dönüşebiliyor.
1000Kitap
Cengiz HanM. Turhan Tan (Mehmet S. Fethi) · Armada Yayınları · 2016794 okunma
Sapiens: En Büyük Yok Edici
10/10
·412 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2026 22:53
Hayatım boyunca hep ne olduğumu sorguladım. Kendimi çoğu zaman başka insanlardan farklı hissettim. Biz neyiz, nereden geldik, nereye gidiyoruz, ne olacağız? Bu sorular zihnimde hiç susmadı. Zaman zaman zekâmı, empati yeteneğimi, farkındalık seviyemi düşünüp durdum. İnsan, ister istemez kendini farklı bir noktaya koymak istiyor. Ama sonra şunu fark ettim: Koca evrende küçücük bir zerreyim. Hiçbir şey bilmiyorum. Belirgin bir yerden gelmedim, kesin bir yere de gitmiyorum. Sapiens’i okurken, tam da bu düşüncelerle örtüşen yeni aydınlanmalar yaşadım. Bir kez daha, aslında hiçbir şey bilmediğimin farkına vardım. Homo sapienslerin sandığımız kadar “özel” olmadığını; aksine bulundukları ortama, dünyaya, diğer canlılara ve hatta kendi türüne ne kadar büyük zararlar verdiğini görmek sarsıcıydı. Hep içimden şöyle geçirirdim: Belki de insanlık için zaman çoktan doldu. Bir şeyler çökecekse çöksün, sistem iflas edecekse sonuna kadar gelsin. Çünkü insan gerçekten acımasız bir varlık. Önüne geleni tüketen, durmayı bilmeyen, son damlaya kadar sömüren garip bir hayvan. Sapiens, bana bilgi vermekten çok, bu gerçeği yüzüme çarpan bir ayna oldu.
1000Kitap
SapiensYuval Noah Harari · Bezige Bij · 201742,5bin okunma
Reklam