Ben Benim Olmayan Birini Kaybettiğim İçin Üzülmedim, Benim Olmayan Biri İçin Kendimi Kaybettim Diye Üzüldüm...
...ﮩ٨ـﮩﮩ٨ـ♡ﮩ٨ـﮩﮩ٨ـ...
♡ᶫᵒᵛᵉᵧₒᵤ♡
zaqa.net/uzgunn
Haşan Bey bile kaşlarını hafifçe kaldırmış, sessizce başını sallıyordu. Melek abla duygulanmıştı ama gururla yüzüme baktı. Emre ve Uğur bile şaşkınlıkla birbirlerine göz atarlarken “Hâlâ inanamıyorum,” dedi Uğur. “Komutanım resmen böyle bir zenginliğin içinde bizim gibi fakirlerle fakir fakir takılmayı tercih etmiş!"
Ablamın dudakları aralandığında onu korkudan titreten başka bir ses karıştı odanın içine. “Neredesin sen?” diyen Said’in uğursuz sesine tahta kapının çarpışı eklendi.
“Senin olduğun yerde. Cehennemin dibinde.”
Ona ondan korkmadan cevap veriyor oluşum ve Türkçe konuşmam dokunmuş olacak ki bana doğru yaklaştı. Eli çenemi büyük bir kuvvetle kavradığında, “Arapça!” dedi. “Burası Türkiye değil! Benim topraklarımda Arapça konuşacaksın. Türkçe yasak!”
Çenemi ellerinin arasından büyük bir öfkeyle çektikten sonra onu daha da harlamaktan hiç çekinmedim ve bir adım gerileyerek toprağım dediği o evin ortasına gözlerinin içine baka baka tükürdüm. “Ben Türk’üm,” dedim büyük bir gururla. “Benim dilim Türkçe. Ne sen ne de senin gibiler susturabilir beni!”