‘’yarar yok bu dünyada! ölüm varsa yarar yok! ölüm bütün sihri bozar. kurtardığın hayatlar da ölür. aldığın nobeller de paslanır. doğduğun evler de yıkılır. bin yıl yaşa, görürsün!’’
şunu yapmıştım, bunu yapmamıştım. bir şeyi yapmamıştım, başka bir şeyi yapmıştım. ne fark ederdi? bütün bu zaman boyunca bu dakikayı ve haklı çıkacağım şafak vaktini beklemiştim sanki. hiç, hiçbir şeyin önemi yoktu; ve ben bunun nedenini biliyordum. o da biliyordu.