kendinden, fikirlerinden, tercihlerinden bir an olsun şüphe etmeyen kişi korkunçluğu diye bir şey var. bir an olsun yanıldım, saçmaladım diyemeyen, özür dileyemeyen ve pişmanlık hissedemeyen insan korkunçluğu..
hayat bazen yenilgidir. çünkü hayat böyle muhteşemdir. bazen en yüksek bilgeliği bir kalp sızısı öğretir. bazen en olmadık insandan, yıllarca aradığınız o cevabı duyarsınız. bazen ruhunuz acır, o acıdan sanat doğar. bazen büyük bir hatadan şahsiyetinizin inşası başlar. yaşamın estetiği, yaşamın bilgeliği formüle edilemez çünkü.
her insanın bir çiçek açma zamanı var. tohumuna göre, toprağına göre, güneşine göre… “ben tam kendime göre” diyordu turgut uyar. hiçbir şey için geç yada erken değil bu yüzden. çünkü çiçek açma zamanı da kendimize göre.
aldığımız her nefeste bir şükretsek yine de Allah’ın nimetlerine karşı duyduğumuz minneti ifa edemeyiz. şükürsüzlüğün başımıza ne çoraplar ördüğününün bile farkında olmadan yaşıyoruz. lütfeder gibi şükrediyor, şükreder gibi nankörlük ediyoruz. sahip olduklarımızın kıymetini, kaybetmeden; sahip olamadıklarımızın değersizliğini de ele geçirmeden anlayamıyoruz. halbuki bilebilsek şükrün hayat hazinesinin anahtarı olduğunu…
“kahrolası insan; ne kadar nankördür o.”
80:17