Töre cinayeti, aile ve toplum baskısı, namus kavramı ve çaresizlik… Hepsinden bir tutam var içinde.
Yaşar Kemal ile ilk kez tanıştım, tanışmak için iyi bir eser mi bilmiyorum ama Aytmatov okumayı çok seven biri olarak yazımları arasındaki benzerlik beni büyüledi. Yaşar Kemal Anavarza’dan, Çukurova’dan öyle bahsediyor, betimlemelerini öyle yazıyor ki Anavarza bir yer olmaktan çıkmış adeta kitabın bir karakteri haline gelmiş. Kitabın karakterlerinin tiplemeleri o kadar muazzam ki, eski bir yeşilçam filminde bir töre davası izliyor gibisiniz. Zaten Türkan Şoray tarafından bir uyarlaması da yapılmış.
Babaannenin her fırsatta Hasan’ı dolduruşa getirmesi, köylünün sürekli Halil’in “ak kefenli hortlağını” ya da hayvan halinde hortlayıp insanlarla konuştuğunu ve öcünün alınması gerektiğini söylemesi, çaresiz Esme’nin oğlunu bırakıp kaçamaması… Tema işlenişi çok iyi. Rahatsız edici ögeler var ama bence kısacık oluşuna karşın dolu bir eser. Abidin Dino’nun çizimleri de kullanılmış içinde.
Okumaktan keyif aldığım bir tanışma oldu.