Aradan yıllar geçti. O saz orada asılı kaldı. Rüzgarla öttü. Saz eskidi çürüdü, yenisini taktılar. Dut yıkıldı.Yeni bir dut fidanı dikip sazı astılar. O gün bugündür, saz dut ağacında esen yelle öter durur.
Kız onu çoktan beri durmuş seyrediyordu. Bir bulut ötesindeymiş gibi hayal meyal onu görüyordu. Sazının püskülüyle oynamasını, kendi kendine mırıldanmasını, bir türküye usuldan başlamasını seyreyliyordu. Bir yerlerden, topraktan, ağaçtan, dallardan, buluttan, çimenlerden bir buğu gibi bir türkü uğulduyordu o usuldan türküye başlayınca... Öyle göz göze kaldılar. Ne kadar öyle kaldılar, belli değil.
İçime dokunan bir kitap daha. Ne yazsam, ne desem hiç bilemiyorum. Ruhumun derinliklerinde öyle bir iz bıraktı ki tarifi yok. Ah, Ömer. Keşke şeytanın bacağını kırabilseydin...
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019209,2bin okunma