seyma

seyma
@thisymu
içi boşaltılmış şimdiki zaman.
engereğin dişlerine işledim, ağu dişlerine oluklu, çentik.. ve vurgun, gözleri bir çift cehennem burnuna kan tütmüş pars bıyığına.. dağın pulat yüreğine işledim, şimşeğin masmavi usturasına sevdanı usul - usul sevdanı mısra - mısra lo ben seni hapislerde sevmişim, ben seni sürgünlerde. yurdum benim şahdamarım..
Şiir
seyma
ahmed arif- yurdum benim şahdamarım
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
ızdırabın sonu yok sanma, bu alem de geçer, ömr-i fani gibidir; gün de geçer, dem de geçer, gam karar eyliyemez hande-i hurrem de geçer, devr-i şadi de geçer, gussa-i matem de geçer, gece gündüz yok olur, an-ı demadem de geçer. bu tecelli-i hayat aşk ile büktü belimi, çağlıyan göz yaşı mı, yoksa bu hicran seli mi? inleyen saz-ı kazanın acaba bam teli mi? çevrilen dest-i kaderle bu şuurun fi'limi, ney susar, mey dökülür, gulgule-i cem de geçer. ibret aldın okudunsa şu yaman dünyadan, nefsini kurtarıgör masiva-vü mafihadan, niyyet-i hılkati bul aşk-ı çıkar aradan, önü yoktan, sonu bo..dan bu kuru davadan, utanır gayret-i şefkatle cehennem de geçer. ne şeriat, ne tarikat, ne hakikat, ne türe, süremez hükmünü bunlar yaşadıkça bu küre, cahilin korku kokan defterini tanrı düre! marifet mahkemesinde verilen hükme göre, cennet iflâs eder, efsane-i adem de geçer. serseri neyzen'in aşkınla kulak ver sözüne, girmemiştir bu avalim, bu bedayi gözüne. cehlinin kudreti baktırmadı kendi özüne. pir olur sâki-i gülçehre, bakılmaz yüzüne, hak olur pir-i mugan, sohbet-i hemdem de geçer..
Şiir
seyma
neyzen tevfik- geçer
bu sofracık, efendiler - ki iltikaama muntazır huzurunuzda titriyor - şu milletin hayatıdır şu milletin ki mustarip, şu milletin ki muhtazır fakat sakın çekinmeyin, yiyin, yutun hapır hapır.. yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin efendiler pek açsınız, bu çehrenizde bellidir yiyin, yemezseniz bugün, yarın kalır mı kim bilir şu nadi-i niam, bakın kudumunuzla müftehir bu hakkıdır gazanızın, evet, o hak da elde bir.. yiyin efendiler yiyin, bu han-ı zi-safa sizin doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin bütün bu nazlı beylerin ne varsa ortalıkta say haseb, neseb, şeref, oyun, düğün, konak, saray bütün sizin, efendiler, konak, saray, gelin, alay bütün sizin, bütün sizin, hazır hazır, kolay kolay.. yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin büyüklüğün biraz ağır da olsa hazmı yok zarar gurur-ı ihtişamı var, sürur-ı intikaamı var bu sofra iltifatınızdan işte ab ü tab umar sizin bu baş, beyin, ciğer, bütün şu kanlı lokmalar.. yiyin efendiler yiyin, bu han-ı can-feza sizin doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin verir zavallı memleket, verir ne varsa, malini vücudunu, hayatını, ümidini, hayalini bütün ferağ-ı halini, olanca şevk-i balini hemen yutun düşünmeyin haramını, helalini.. yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin
Şiir
seyma
tevfik fikret- han- ı yağma
aman, kendini asmış yüz kiloluk bir zenci, üstelik gece inmiş, ses gelmiyor kümesten; ben olsam utanırım, bu ne biçim öğrenci? hem dersini bilmiyor, hem de şişman herkesten iyi nişan alırdı kendini asan zenci, bira içmez ağlardı, babası değirmenci, sizden iyi olmasın, boşanmada birinci çok canım sıkılıyor, kuş vuralım istersen
Şiir
seyma
ülkü tamer- konuşma
6 haziran 1973 pırıl pırl bir yaz günüydü aydınlıktı, güzeldi dünya bir adam düştü o gün galata kulesinden kendini bir anda bıraktı boşluğa ömrünün baharında bütün umutlarıyla birlikte paramparça oldu bir adam düştü galata kulesinden bu adam benim oğlumdu gencecikti vedat ışıl ışıldı gözleri içi bütün insanlar için sevgiyle doluydu çıktı apansız o dönülmez yolculuğa kendini bir anda bıraktı boşluğa söndü güneş, karardı yeryüzü bütün zaman durdu bir adam düştü galata kulesinden bu adam benim oğlumdu `açarken ufkunda güller alevden` çıktı, her günkü gibi gülerek evden kimseye belli etmedi içindeki yangını yürüdü, kendinden emin sonsuzluğa doğru galata kulesinde bekliyordu ecel bir fincan kahve, bir kadeh konyak ölüm yolcusunun son arzusuydu bu bir adam düştü galata kulesinden bu adam benim oğlumdu
Şiir
seyma
ümit yaşar oğuzcan- galata kulesi