"hepimiz aynı televizyon programlarıyla büyüdük. sanki hepimize aynı suni hafızadan takılmış. çocukluğumuzla ilgili hiçbir şeyi hatırlamazken, komedi dizilerindeki ailelerin başına gelenlerin hepsini gayet iyi biliyoruz. hepimizin belli başlı hedeferi aynı. hepimizin korkuları aynı," diyor. dudaklar "gelecek parlak değil," diyor. "çok yakında aynı anda aynı şeyleri düşünmeye başlayacağız. mükemmel bir uyum içinde olacağız. senkronize. birleşmiş. eşit. kati. karıncalar gibi. böcekler gibi. koyunlar gibi.” her şey bir diğerinin türevi. bir göndermeye yapılan bir göndermeye yapılan bir gönderme. insanlar sormaları gereken ‘varoluşun temeli nedir?’ sorusunu sormuyorlar da, ‘bu nereden
geliyor?’ diye soruyorlar."
kaos dediğimiz şey aslında henüz tanımadığımız düzenlerden ibaret. tesadüfler henüz
çözümleyemediğimiz düzenlerden ibaret. anlamadığımız şeye saçma diyoruz. okuyamadığımız
şeye laf salatası diyoruz. özgür irade yok. değişkenler yok. sadece kaçınılmaz olan var. sadece bir gelecek var ve seçme şansımız yok. işin kötü yanı hiçbir şeyi kontrol edemiyoruz. işin iyi yanı ise hata yapma ihtimalimiz yok.