" - Bu suçlamayı anlayamadım. Hangi rezilce işlerimden söz etmek istiyorsunuz?
- Evet, haklısınız. Rezilce işleriniz bir-iki değil ki, hangisinden söz etmek istediğimi anlayabilesiniz."
" Üzüm birbirine baka baka kararır" derler. Bunlar da birbirine baka baka beyazlanıp kızarıyordu. Çok sürmedi, çevreden sürü sürü yeşillenenler (cinsel isteğini belli edenler) de ortaya çıktı."
" Azize Hanım- A iki gözüm, iyi söylüyorsun ama, karılar oraya yalnız girmiyorlar ki... Yanlarında kazık gibi birer tane de herif götürüyorlar. Onlar neci? Tuvaletlerini bu heriflere mi yaptırıyorlar?"
" Önceleri iki kelime Fransızca öğrenmesini istemezdi. Şimdi ise cebinde küçük bir konuşma kitabı, durmadan ezberliyordu... "Bonjour madame, comment allez vous?" ( Günaydın madam, nasılsınız?) gibilerden sıradan konuşmalardan başka ayrıca kağıtlara yazılmış: "Madame, vous coeur" ( Madam, gönlümün kraliçesisiniz.), " Madam pourriez vous me dire les heures oi s'absente vatre mari?" (Madam, kocanızın evde olmadığı saatleri söyleyebilir misiniz?) cümleleri pek dikkat çekici, pak manalı değil mi?"