Ayrıca yazmanın aslen bir empati egzersizi olduğu kanaatindeyim. Okumak kendimizi başkasının yerine koymamıza imkan tanır. Edebiyat köprüler kurar; dünyamızı genişletir, küçültmez.
Ama şimdi görüyorum ki yazarın çabalarının kitabın başarısıyla hiçbir alakası yok.
Çok satanlar seçiliyor. Yaptığınız hiçbir şeyin önemi yok. Siz yol boyunca sunulan ikramların keyfini çıkarıyorsunuz yalnızca.
Usulca ayrılmak isterim bu dünyadan, gürültü yapmamak için yalınayak gecenin karanlığına karışarak.
Arkamdan kısacık bir cümlenin söylenmesi hoş olur. Noiraude'un babası bizi terk etti... Üretken ve matrak yazar aramızdan ayrıldı...
Şimdi ölebilirim, artık buna hakkım var, özgürüm, hiç pişmanlık duymadan ölebilirim.
Ölümümün en çok acı vereceği kişi bu dünyayı benden önce terk etti.