bu ne biçim dünya yahu? millet aya çıkıyor ve dünyanın çevresinde lamba görmüş tatarcık misali fırıl fırıl dönüyor, ama yeryüzünde artık kanuna ve nizama aldıran yok.
hayat, birbirinden ayırdıklarını, kısa bir müddet için tekrar yaklaştırır gibi olsa bile, uzun zaman yan yana bırakmıyordu. geçen günleri bir daha geri getirmek mümkün değildi ve sadece hatıralar, iki insanı birbirine bağlayacak kadar kuvvetli değildi.
"fakat her şey geçer. her şey unutulur. kendini bir felaketin içinde kaybetmenin manası yoktur. insan birazcık da kalender olmalıdır!"
...
"hiç geçmeyen, hiç unutulmayan şeyler de var, beyefendi! ölünceye kadar insanın sırtından atamayacağı şeyler de var..."