sonra iş hayatı, mesai günleri. birbirine tıpatıp benzeyen günler. siz o günlere, kimsesizlik günleri, diyordunuz. insanlar birden geri çekilmiş gibi gelmişti size, yaşamaktan geri çekilmişler. doğmayı ve ölmeyi unutmuşlar.
Elif, çocukken kendisinden çok şey beklenen diğer insanlar gibiydi: Küçük bir başarısızlıkta hemen büyük bir yıkıntıya dönüşmüştü. Şimdi kirli, dağınık evinde bütün parklardan, ördeklerden ve mandalinalardan mahrum bir halde tek başına yaşıyor, kimsenin gülmediği şakalar yapıyordu.
Hepimizinki günübirlik hayatlar, hatırlayanın, hatırlanandan farkı yok. Hepsi geçici. Hem anılar hem de onların nesnesi. Her şeyi unutmuş olacağın günler kapıda, her şeyin seni unutucağı günler yakın.