zaman ve mekan algım cılızlaştı. etrafımda bir sürü şey olup bitiyor ama gördüğüm, hareket halindeki bir arabanın camından dışarı baktığımda gördüklerimden farksız. bir şeylerin içinden akıp gidiyorum. hikayelere şahit oluyorum ama içlerinde kalamıyorum. bir anlığına oradayım, hemen sonra yokum. köksüzüm. ilk rüzgarda uçuverecek kadar bağlı değilim hiçbir yere. iki ayağımı basacak bir zemin yok sanki altımda.
hayat beni böyle köşeye sıkıştırmayı, gözümün içine baka baka çelme takmayı severdi. hayatın unuttuğu bir şey varsa, o da bir yerden sonra daha fazla düşülmediğiydi.