İlber Ortaylı’nın da önerdiği kitaplardan biri olan Timurlenk: Bozkırların Son Göçebe Fatihi, Orta Asya tarihinin en etkili hükümdarlarından biri olan Timur’un hayatını, yükselişini ve kurduğu imparatorluğu ayrıntılı biçimde ele alan kapsamlı bir biyografi çalışması.
Kitapta Timur’un fetihlerinin yanısıra, içinde yetiştiği siyasi ortam da anlatılıyor. Timur doğduğunda Cengiz Han’ın mirasını sürdüren Çağatay Ulusu eski gücünü kaybetmiş, bölgede kabile mücadeleleri başlamıştı. Beatrice Forbes Manz, Timur’un bu karmaşık ortamda nasıl yükseldiğini, kabileler arasındaki dengeleri ustalıkla kullanarak nasıl iktidarı ele geçirdiğini ve Çağatay geleneğini sahiplenerek meşruiyet kazandığını oldukça başarılı bir şekilde aktarıyor.
İran, Irak, Afganistan, Kafkasya, Hindistan, Suriye ve Anadolu’ya uzanan seferleri; Altın Orda Hanlığı ile mücadelesi, Delhi Seferi ve Ankara Savaşı gibi dönüm noktaları kitapta yer buluyor. Timur’un askerî dehasını, siyasi zekâsını, devlet yönetimini ve Semerkant’ı dönemin en önemli ilim, sanat ve ticaret merkezlerinden biri hâline getirme çabasını da gözler önüne seriyor.
Kitapta dikkatimi çeken noktalardan biri de Timur’un ölümünden sonraki süreç oldu. Timur bütün otoriteyi kendi şahsında toplamış, güçlü bir devlet kurmuş olsa da ardında sağlam bir veraset sistemi bırakamamıştı. Bu nedenle ölümünün ardından oğulları ve torunları arasında taht mücadeleleri başladı. Yazar, Timur’un neden büyük bir fatih olarak başarılı olduğunu anlatırken, kurduğu düzenin neden aynı başarıyla sürdürülemediğini de açıklıyor.
Timur çoğu zaman yalnızca Ankara Savaşı ve Yıldırım Bayezid ile olan mücadelesi üzerinden hatırlansa da bu kitap onu çok daha geniş bir perspektiften ele alıyor. Akademik yönü güçlü, yer yer yoğun ama Timur’u, Timurluları ve Orta Asya tarihini