Kanayan elim gibi gözüküyor olsa da Asıl kalbimdi kan ağlayan Sen bir kez bile bakmamışken Acıyla kıvranan bana Üzülme sakın şimdi bana Ben hallederim bunu da Tıpkı yaramı dindirdiğim gibi Bilirim dindirmesini, Kanayan kalbim olsa da Ve bilirim ki, Sen zaten üzülmezsin Kanattığın bir kalbin Benim olduğunu bildiğin her anda ~Üzülmezsin ki
Şiir
Soru : Ben rabbimin aciz kulu, günahkar kulu, düşmüş kulu. Ondan kaçan ama ondan başka kaçacak yeri olmayan kulu. O kulu ki, hem onu çok seviyor, hemde kulluk yapamıyor. Bir adım atar gibi oluyor. Hemen düşüyor. O halimi görmesin bilmesin diyorum. Sonra seni ondan başka kim kurtarabilir ki diyorum. Velhasıl onu çok seviyorum. Cevap : Hepimiz aynı haldeyiz. Aynı hali yaşıyoruz. Bu hali yaşamayan hiç kimse yoktur ve kulda böyledir zaten. Sürekli güzel yapmaya çalışır, doğru yapmaya çalışır, düşer kalkar, tövbe eder, istiğfar eder, rabbine döner, feryat eder, bir daha düşer, bir daha çabasını gayretini sarf eder, kalkar, yürür, koşar. Hayat böyledir. Bununla beraber Allah imtihanlara tâbi tutar. Her bir kulu imtihanlara tâbi tutar. Nefsinden kurtulsun, dünyadan kurtulsun, insanların şöyle yada böyle demesinden kurtulsun diye imtihanlara tâbi tutar. Hayat böyledir zaten. Bütün veliler de öyledir. Hiç biri halinden razı değil. Her biri eksik yaptığını söyler, her biri yanlış yaptığını söyler. Tabiki herkesin eksiği yanlışı kendine göredir. Ama hiç bir zaman benim işim tamamdır demez, diyemez. Biliyor. Buna hamd edip şükretmek lazım ki, Allah ile bir derdimiz var. Kul olmak gibi bir derdimiz var. Biri eğer kul olmaya çalışıyorsa, Allah ile bir derdi varsa, Allah onu rahmetinin içine almıştır. O mağfirete gark olmuştur ama böyle bir derdi olmayanlar tıpkı hayvan gibidir, hatta hayvandan daha aşağıdır. Allah ile bir derdi olmayan, rızasını kazanma derdi, cemalini kazanma derdi, dostluğunu veliliğini kazanma derdi olmayan tıpkı hayvanlar gibidir. Hayvanlar gibi yer, içer, gezer hayatı öyle yaşar. Bir yandan böyle bir derdimiz vardır. Bununla beraber böyle bir derdimiz olduğu için, rabbimize bir de hamd etmemiz lazım, şükretmemiz lazım. Eğer rabbimiz rahmetiyle muhabbetiyle
Reklam
Bazen sevmek, insanların çıkardığı tüm gürültüye inat, upuzun bir yolu tek bir dua için yürümeyi göze almaktır... Tıpkı onların o helal yuva kurmak için verdiği naif mücadele gibi. Sadece Alevi olduğu için aile direkt karşı çıkmış, tanımaya bile yeltenmemişler. Biz dışarıdan bakınca belki sadece aşılmaz bir set görüyoruz ama onlar o zorluğun içinde kendilerine huzurlu bir kapı aralamışlar. Sırf sevdasına, kuracakları o temiz yuvaya helal yoldan kavuşabilmek için yönünü namaza dönmüş, dualar ezberliyor şimdi. İnsanların ayrılık sebebi gördüğü o şey, bir kalbin hidayetine, namazla sakinleşmesine vesile olmuş meğer. Niyet bu kadar safken, yoldaki engeller insanı düşürmüyor işte; aksine en doğru kapıya yönlendiriyor. Sabırla örülen o yuva vakti geldiğinde mutlaka kurulur.🤍
Edebiyat
Eğer bir iş konusunda için huzursuz oluyorsa, gün geliyor onun hayırlı olmadığını anlıyorsun. Ve mutlaka altından bir "bit yeniği" çıktığını da görüyorsun. "Nasib müyesserdir." demiş eskiler, senin için hayırlı olacak bir şey zaten onu düşündükçe içini ferahlatır, sırrını durultur, kalbine sükûnet getirirdi. Fakat sende tıpkı Peygamberimiz (sav)'in dediği gibi gel-gitlere sebeb olan bir şeyde hayır yoktur. Ufak bir hadis lakin neyin hayırlı neyin şer olduğunu anlamak için çok hayat kurtaran bir anlama metodu.. Peygamberimiz (sav) bu konuda iyi ve kötünün ne olduğunu sormak için gelen Hz. Vabisa (ra)'ya; "Ey Vabisa kalbine sor, kalbine danış; müftüler sana fetvâ verseler de sana fetvâ verseler de sana fetvâ verseler de." diyerek 3 defa tekrarlıyor bu meselenin ehemmiyetini..
Sanjuro (1962)
"O tıpkı bana benziyordu: Çıplak bir kılıçtı. Gerçekten iyi bir kılıç kınında durandır. Siz de kınınızda dursanız iyi edersiniz."
Film
Her ağlayan güçsüz değildir. Tıpkı her gülenin mutlu olmadığı gibi.
Alıntı
Reklam
Reklam