10/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2026 91. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 19:49
Tıpkı bir çiçek kadar güzel ve narindi İlay ama bir o kadar da güçlü, sağlam, dirençli. Akçabardak( karanfil) misali... direnişin, umudun ve baharın simgesi olan zarif bir çiçek gibi. Yeniden büyüyen.. Bir yandan Bulgar isyanı ile savaşırken, diğer yandan masum sevgisi ile kalbimde yer edinen İlay'ın mücadelesi beni çok etkiledi. İlay’ın yaşadığı iç çatışma, sadece dışarıdaki savaşla sınırlı değil; en çok da kendi içinde verdiği sessiz mücadele hissediliyor. Sevdiğiyle arasında kalan duygular, umutla korku arasındaki ince çizgide gidip gelişi, onu daha da gerçek kılıyor. Sadece bir roman karakteri değil, sanki o dönemin içinde gerçekten yaşamış biri gibi hissettiriyor.Roman ilerledikçe sadece bir isyanın değil, insan ruhunun da ne kadar farklı yönlere savrulabileceğini görüyorsun. Sevgi bile bazen bir sığınak olurken bazen en büyük sınav haline geliyor. “Siz de bir çiçeğin toprağından kopup yeniden kök salışına, direnişin ve umudun sessiz ama güçlü hikâyesine tanık olmak istiyorsanız bu kitabı okuyun.”
1000Kitap
Çiçekler BüyürEmine Işınsu · Bilge Kültür Sanat · 20121,926 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2026 13. kitabı
GOGOL PORTRE KİTAP İNCELEMEM SPOI İÇERİR Gogol'ün Portre kitabında; fakir ama potansiyel sahibi genç bir ressamın (Çartkov) bir dükkanda bir tabloyu görmesi, onu eve getirmesi sonrası olaylar zincirinde gelişen durumlar meydan gelir. Ressam fakirlikten kirasını bile ödeyemezken, portrenin çerçevesinin oradan bir anda çok büyük bir para çıkar. Sonrasında o portredeki kişiyi rüyasında görüp durur. Bu paradan sonra Çartkov zengin olur, kendi adını gazetelerde bastırır. Artık sadece zenginlerin istediği tarzda portre yüz çizimleri yapar ve diğer gerçek ressamları kendisinden küçük görür. Derken büyük bir para ihtirasına kapılır ve bu durum kendisini içten içe yiyip bitirir. Kitabın ikinci kısmında ise olayların geçmişte nasıl geliştiği anlatılır. O portrenin aslında lanetli bir tefeciye ait olduğu ve onu resmeden kişinin de çok iyi bir akademide eğitmenlik yaptığı ortaya çıkar. Bu ressam (Baba) zamanında kendi öğrencisini kıskanmış ve o tefeci ölmeden önce kendisinden portresini çizmesini istemiştir. Portrenin oluştuğu, bittiği gün tefeci de zaten ölmüştür. Resmi yapan kişi aslında şeytanın gözlerini tasvir etmiştir; portrenin gözleri aşırı gerçekçidir, kötü bakışlıdır ve insanı düşünmeye, kendine çekmeye sevk eden uğursuz bir şeydir. Sonuç olarak portre, onu çizen insanı bile delirtir. Sadece ressamı değil, o tefeciden borç alan insanların bile huyu suyu değişmekte, hayatları mahvolmaktadır (tıpkı o soylu prens gibi). Portreyi yapan kişi en son onu yakmaya kadar gitmiş ama arkadaşı "bırak ben alırım" diyerek tabloyu kurtarmıştır. Tabloyu alan arkadaşına da gece rüyalar, karabasanlar girince o da durumu anlatıp bir tanıdığına vermiş, o tanıdığı da başkasına vermiş derken tablo açık artırma yerine kadar düşmüştür. Kitabın en sonunda, açık artırmada tabloyu tam yok etmek
PortreNikolay Gogol · Remzi Kitabevi · 20191,502 okunma
Reklam
Barış geçmişinle her gün yeniden..
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 18:32
Şermin Yaşar'dan okuduğum 3. kitap 29 kısa öyküden oluşan kitap 172 sayfadır. Pencere önü muhabbetlerinde buldum kendimi. Hacannenin yalnızlığında üşüdüm, tıpkı onun gibi battaniyeye sarıldım. Kimi zaman ATM'de kart şifresini unutup paniğe kapılan amcaya yardıma gittim. "Beş dakika gecikince 'kusura bakma' dersin; birine kazara bir omuz geçirince dersin, üstüne yanlışlıkla çay dökünce dersin. Fakat insanın kalbini dağlayınca denir mi? Kusura bakma dağlarını kaplayan coğrafya öğretmeninin içindeki yangını dinlemek üzere sınıfın kırık penceresinin boşluğuna dayadım kulaklarımı .. Yeşilçam filmlerini aratan karakterlerle yanı başınızda sizinle dertleşen bu insanları çok seveceksiniz. Bitmesin diye her gün bir iki sayfa okudum. Tavsiye ederim efendim. Keyifli okumalar "Konuşana kadar herkes sıradan, herkes birbirinin aynısıydı; dertlerimizle farklılaşıyorduk, anlattığımızda birbirimizden ayrılıyorduk."
1000Kitap
Tarihi Hoşça Kal LokantasıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 20238,1bin okunma
Puan vermedi·246 syf.··
2026 56. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 16:46
İdris naif ruhlu şiirler ile konuşan, dikişe yatkın babası attığı ilmekler ile yalnızca tene değil ruhada dokunan bir gençti Afganistan'da. Babası Hacı Abdullah terziliği öğrensin diye Kabil'in en iyi ustası Usta Habib'in yanına yerleştirir. Sadece tamir işleri yapan Usta Habib gibi sanatını konuşturur ve tıpkı onun gibi iyi işler çıkarır İdris. Birgün dükkana gelen Leyla onun kalbindekini nakşettiren güzelliktir ve kumaşlara işlenen şiirler bu aşkı büyütür ve zengin baba terzi İdris'i tehdit edip vatanını terk etmesine sebeb olur. Savaşın başlaması, İdris'in Leyla'yı araması, mücadeleler ve 9 yıl sonra Jalozai kampında Leyla'sını bulan İdris. Ama kaybettikleri, umutları, hayalleri ve feda edişleri ile birbirine tutuna bilecekler mi? Savaşın gölgesinde aşkın, hasretin, feda edişlerin anlatıldığı, dağılan hayatlarını toplama mücadelesi. Etkileyici konusu, Afganistan sokaklarını hayal ettiren anlatımı ile savaşın yaralarının derinliğini, bıraktığı izleri, parçalanmış hayatlarını toparlama çabaları çok güzel anlatılmış. Severek okudum kitabı türü sevenlere tavsiye ederim Kaderin ipliği sandığından daha uzundur kızım. Bazen o iplik koptu, hayat parçalandı sanırsın; ama asıl sağlam düğüm tam da orada, en karanlık ve en umutsuz anda atılır. Bazı yaralar dikiş tutmaz, bazı Vedalar ise hiçbir bavula sığmaz.
Nar Çiçekleri Barut KoktuğundaSamet Biricik · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 20265 okunma
Kabuğun Altında Kalanlar
9/10
·141 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
Rüveyda Şener'in ikinci kitabı Kabuğun altındaki. Edebiyat dünyasında Dilsizler Bandosu eseriyle ismini duyuran yazar, yeni kitabını bu güçlü kökler üzerinde büyütüyor. İnsanların da ağaçlar gibi tutunacak bir vatan aradığı, gövdesine kazınan isimlerle yaralandığı, her sonbahar kaybedip her bahar yeniden doğduğu gerçeğini Kabuğun Altındaki 16 güçlü öyküyle dillendiriyor. Zahmetsizce oluşturulduğunu düşündüren sağlam kurgular, bir yerlerden aşina olduğumuz karakterlerin inandırıcılığını artırıyor. Eseri okurken Türkçenin parıltısıyla gözlerimiz kamaşıyor. Usta bir şoför gibi kullandığı kelimeler hikayeye istikâmet kazandırıyor. Dileriz bu velud kalem uzun yıllar yazmaya devam eder. Kabuğun Altındaki her yara ölümcül olmayabilir, yaşamak için sadece fedakarlık yapmak gerek diyerek,16 öyküyü içine alan Kabuğun Altındaki kitabının ilk öyküsü olan Bir Adım Öne'ye geçiyoruz. "Soluk soluğa uyandığı nice uykunun celladı, rahat bir vicdanınsa yargıcı olmuştu." Gaflet anları, insanın boynuna yağlı bir urgan gibi geçer ve unutmaya çalıştığı her an, her köşebaşında insanı yakalar. Öyküde de yer tutucu gencin aklında sadece baklava desenli atkıyla yer tutan bir ölü vardır. Bir gün çıkıp gelir ve katiline hesap sorar. Yazarın paylaştığı epigraftaki gibi zaman ölüleri gömer ve ansızın önünüze atacağı anahtarı kendinde saklar. Kumda Aslan Pençeleri; grafoloji denilen el yazısı üzerinden kişilikleri okuma ilmine yönelik, şizofreni özelliği gösteren bir ruhun hezeyanlarını ele alıyor. Yazarın psikolojik danışman olması karakterin paranoid hayallerinin anlatımını güçlü kılarken çağımız insanına da ayna tutuyor. Diploma, kurs, eğitim, kamp, etkinlik peşinde koşan buna rağmen arzu ettiği yaşama kavuşamayan modern insan çıkmazlarına... Üstelik belgeler çoğalsa da elalemin ilk basamağı
Edebiyat
Kabuğun AltındakiRüveyda Şener · Şule Yayınları · 20259 okunma
Puan vermedi·83 syf.··
2026 13. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 16:58
Halil Cibran ile tanıştığım ilk kitap. Kitap, edebiyat roman tarzında değil aforizmalar olarak yer ediniyor. Millet ayılıp bayılıp, öve öve bitirememiş ama bence çok da bir numarası yok. Kötü değil, iyi de değil. Okunmazsanız bir şey kaybetmezsiniz, tıpkı okurken kazanacağınız bir şey olmayacağı gibi. Kitabı okurken iletilere başlık atarak her zaman ki stilimle insanların özellikle XX kromozomluların omurgasızlığa kayarak, dalga geçip, eğlendim.
Alıntı
Kum ve KöpükHalil Cibran · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202516,3bin okunma
Reklam
Reklam