Gayet iyi biliyorum. İnsanoğlu uygarlık yolundaki kanlı ilerleyişine başlamadan önce, ilkelliğin karanlığına giderek daha çok batmaya mahkumdur. Sayımız artınca ve herkese yer olmadığını hissettiğimizde birbirimizi öldürmeye başlayacağız. O zaman da beline, yüzdüğün kafa derilerini asarsın artık.
“Geçici düzenler köpükler gibi uçar gider,” diye mırıldandı, belli ki bir şiirden bir dize okumuştu. “Aynen öyle, köpükler gibi, geçici. İnsanın bu dünyadaki bütün çalışması köpükten öte bir şey değil."
Artık tamamen tek başıma kaldım. Annem yok. Sığırcık kuşum yok. Koyun Adam da yok. Kız da. Şimdi, saat gecenin ikisi ve ben tek başımayım, o kütüphanenin bodrumundaki hücreyi düşünüyorum. Tek başımayken, etrafımdaki karanlık çok koyu. Sanki hilal gecesinin zifiri karanlığı gibi.