Kitabı sonunda okuyabildim. Başlamadan önce gerçekten ön yargılıydım acaba okuyabilicek miyim diyordum 18 günde okuyabilmeme bende çok şaşırdım. Kitaba bayıldım. Herkesin zorlandığı o 8 yıllık kısımda bile Kemal’e söve söve de olsa bayılarak okudum. Kitap benim için bir aşk kitabı değildi. Kitaptaki karakterlerin hepsi aşıktı bu gerçek ama bu aşkları tavsiye edilecek övülecek asla değildi. Kitabın baş kahramanı Kemal tüm kitabı onun bakış açısından okuduk evet aşıktı zaten aşkta öyle değil midir bir nevi deliliktir. Aşkı güzel yaşarsan partnerinle mutlu olursun Kemal gibi takıntılı olursanda partnerinin yaşam enerjisini tüketirsin ama Kemal takıntılıydıda. Bu takıntısı aşkının önüne geçti ve gerçekten sinir etti. Benim kitapta en sevdiğim karakter ne kadar onun bakış açısıyla izlemesekte Füsun’du. Kitaptaki tüm karakterler gibi gerçekti. Füsun’a hem kızdım hem üzüldüm annesine çok kızdım. Kitap Kemal’in yaşadıklarının arka planında 1975-2007 arası Türkiye ve İstanbul’unu çok güzel anlatıyor. Ben o kısımları okumayı çok sevdim. Kitabın müzeye hizmet etmesi, Orhan Pamuk’un kitaba dahil etmesi fikri orjinal ve bu fikre bayıldım. İncelemeyi çok uzattım ben kitabı herkese tavsiye ederim ama kitabı okumak birazcık zor herkese hitap etmeyebilir. Ama ne olursa olsun bir şans verebilirsiniz.