Boğaziçi'nin şiirinden bizim kadar nasip almamıştır. Aşkı ve güzelliği, şiiri nefis bir içki gibi yudum yudum içerek, efsanevi bir güzel koku gibi ağır ağır teneffüs ederek yaşadığımız bu mevsim, aşklar tarihinin bir şaheseridir
Geçen gün yere düşürdüğü bıçağın ateşi gösterdiğini sanmış. Demek ki kız, diye düşünmüş. Ama yine aynı gün kendini bir elmanın keskin tatlı, kıtır kıtırlığıyla insanı mest eden etli kısmını kaşıklayıp yerken bulmuş ve, oğlan, diye düşünmüş. Bu konuda aklı çok karışık. Saçları kupkuru ve fırçalarken çatırdıyor, bu yüzden kız olmalı ama teninin yumuşacık, tırnaklarının güçlü olması da erkek olduğuna işaret. Geçen gün bir kızkuşu uçarak yolundan geçmiş ama sonra da dişi bir sülün gaklayarak çalıların içinden çıkmış.
Füsun'un fotoğrafını aşkla öptü ve ceketinin göğüs cebine dikkatle yerleştirdi. Sonra bana zaferle gülümsedi. "Herkes bilsin, çok mutlu bir hayat yaşadım.