Yoksul çocukların macerası bu: Yoksulluk yalnızca paranın, mülkün yokluğu değildir. Büyüme çağını yetersiz beslenerek geçirirsin, kemiklerin uzamaz. Daha kötüsü, mahrumiyetler, mecburiyetler içinde kalır, öğrenmeyi öğrenemezsin. Zihnin gelişmez. Görgün artmaz. Dar ve puslu bir ufka bakarsın. Önceliğin, hayatta kalmaktır. Mutluluktan anladığın, tavuk ızgara yemektir. Bedensel, zihinsel, ahlaki bakımlardan geri kalırsın. Senin gibi fakirlerle dayanışmayı, dertleşmeyi, benzer fikirler taşımayı erdem sanırsın. Sürüden ayrılman, şahsiyet kazanman ihtimal dışıdır. Ve biz fakirliğin de suç ve hastalık gibi ortadan kaldırılması gerektiğini idrak edemiyoruz. Yoksulluğun olduğu yerde hiçbir şey meşru olamaz.

Sigaranın o kadar sevilmesi, nikotinin gücünden değil, bu boş ve anlamsız âlemde, insana anlamlı bir şey yaptığı duygusunu kolaylıkla vermesindendir, diye düşünürüm bazan.