Miraç Buğra Tokaç

Miraç Buğra Tokaç
İyiliği Emredip Kötülüğü Neyhedenlerin Başına Gelebilecekler
‎‫يَا بُنَيَّ أَقِمِ الصَّلوةَ‬‎ »Yavrum, namazı devamlı kıl. Kendini erdirmek için. ‎‫امر بِالْمَعْرُوفِ وَانْهَ عَنِ الْمُنْكَرِ‬‎و Emri bi'l-ma'ruf ve nehyi ani'l-münker yap. Diğrlerini kemåle erdirmek, cemiyyeti istikametle götürmek için. ‎‫وأصبر على ما أصَابَكَ‬‎ Başına gelene de sabret» yâni emir bi'l-ma'ruf ve nehiy ani'l-münker yapmak kolay değildir. O yüzden başına bir takım musîbetler gelmek melhûzdur ve onlara sabretmek lazımdır. Umeyr ibn Habib radıyallahü anh Hazretleri, oğullarına vasiyyetinde demiştir ki: «Her hangi biriniz emir bi'l-ma'ruf ve nehiy ani'l-münker yapmak isterse ondan evvel ezâya hazırlansın ve Allah'dan sevaba yakîn idinsin. Çünkü her kimin Allah'dan sevaba ikanı olursa dokunan eziyyeti duymaz. Çünkü bu işlerin her birisi azmolunacak büyük işlerdendir.<<<
Sayfa 290 - 6.cild 31/16 tefsiri·Kitabı okudu
Din İslam
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Zina Haddi
Hadd suçu olan zinā, birbirleriyle evlilik ve mülkiyet gibi bir bağ bulunmayan iki tam ehliyetli, görebilen ve konuşabilen Müslüman veya zimmînin, isteyerek sarhoş olsa bile, kendi rızaları ile cinsî temasta bulunması ve bunu yaparken dört erkek, hür, adil Müslüman tarafından yakalanması demektir. Dolayısıyla tabiî olmayan cinsî münasebetler (livâta, sodomi, nekrofili) İmam Ebû Hanife'ye göre hadd suçu teşkil etmez. Zira Sahâbe arasında cezasında ittifak väki olmamıştır. Ama fâil ağır ta'zîr olunur, bunları âdet eden ta'zîren öldürülür. Zinā suçu, dört erkek, hür, âdil, Müslüman şâhidin beraberce ve hâkimin huzûrunda "bu ikisini zinâ hâlinde gördük" demeleri ile veya fâillerin hâkim huzûrunda ayrı ayrı dört kere (İmam Şafi'î'ye göre 1 kere) ikrar etmesiyle sabit olur. İkrarda ikisinden biri inkâr ederse veya ikrardan sonra vazgeçerlerse, hadd sâkıt olur. Evli olmayan bir kadının gebe kalması hâlinde bunun zinâ edip etmediği araştırılmaz. [Mâlikî'de böyle kadına hadd vurulur.]. Zinâ ikrarından rücû sahihtir. İmam Malik buna muhaliftir. Mahremi veya başkasının zevcesi ile bilerek evlenmek üç mezhebde de hadd suçu iken, İmam Ebû Hanîfe'ye göre ta'zîrdir. Zinâ haddi sabit olduğu zaman, İslâm memleketinde tatbik edilecek cezâ müşahhas vak'aya göre değişir: Muhsan olan, yani evli veya başından zifafla(cinsi münasebet) neticelenmiş bir evlilik geçen Müslüman erkek ve kadının cezası bir meydanda ölünceye kadar recmolunmak, yani taşlanmaktır. Cezâya önce hâkim ve şâhidlerin başlaması lazımdır. Şâhidlerden birisi ölerek, gâib olarak veya hâzır olup da, herhangi bir sebeple cezâya katılmazsa, hadd cezası sakıt olur. İnfazdan evvel hükmü veren hâkimin ölümü veya azli haddi düşürür; yeniden muhakeme yapılıp delillerin değerlendirilmesi lâzımdır. Suçlular, ölünce yıkanır, kefenlenir
Sayfa 313·Kitabı okudu
Din İslam
Kasıt Harici Adam Öldürme Suçları
B-Şibh-i Amd ile Katl (Kasıt Benzeri Katl) Buna kasden öldürmeğe benzeyen katl de denir. Bu, katl âletleri ile olmayan öldürmektir. Küçük taş, küçük sopa ile döğerek veya İmam Ebû Hanife'ye göre kuyuya, dağdan, damdan aşağı atarak öldürmek böyledir. Şibh-i âmd ile katlde kaved lâzım gelmez. Kâtile keffâret yapması ve âkılesinin ağır diyet ödemesi lâzım olur. Ağır diyet, yüz deve (veya bin dinar altın) demektir. Akıle, kåtilin baba, oğul, erkek kardeş, erkek kardeşin oğlu, amca gibi asabe (kan) yoluyla yakınlarıdır. Åkıle, bu diyeti üç senede öder. Şibh-i âmd ile öldürmek tekerrür ederse, kâtil öldürülür. Målikîler, katli, kasden ve hatâen diye ikiye ayırır, şibh- i âmdi âmden katle dâhil ederler. İmam Şafi'î, burada dövmenin şiddetine bakılır, ağır dövme ve yaralamadan mütevellid katlde kaved; aksi halde diyet lazımdır, buyurmuştur. C-Hatâen Katl Bu da iki türlüdür: aa) Kâtilin yanılmasıdır: Bir adamı, av veya düşman sanarak, atıp vurmaktır. bb) Merminin yanılmasıdır: Bir hedefe, bir ava atılan merminin bir adama gitmesi veya hedeften adama sıçraması ile katldir. Hatäen katlde, kâtilin åkılesinin diyet vermesi ve kâtilin keffâret yapması lâzım olur. İmam Ebû Hanîfe ile Malik'e göre fail de äkileye katılır. D-Hatá Mecrâsına Câri Kati (Hatâ Benzeri Katl) Adam öldürmenin bu türü, hatâya sebep olan şey ile vuku bulur. Yüksekten üstüne düşerek veya uyuyan kimsenin yuvarlanarak bir kimseyi öldürmesi gibi. Bindiği atın insanı çiğneyerek öldürmesi, motorlu vâsıtaların çiğnemesi, elinden düşen odunun, sırtından dökülen yükün bir adamı öldürmesi de böyledir. Bunun cezası da keffåret ve diyettir. İki atlı çarpışıp ölürse, ikisinin de terikesinden, diğerinin värislerine tam diyet ödenir. Bu İmam Malik'e göredir. İmam Şafi'î ve Ahmed'e göre yarım diyet ödenir. Hanefi'ye
Sayfa 324 - Kaved: Kısas Keffaret:60 gün aralıksız oruç·Kitabı okudu
Din İslam
Depremde Vefat Edenler İçin Müteahhidin Cezası
ee-Duvar Altında Kalma Esaslı yapılmış bir duvarın yıkılarak ölüme sebebiyet vermesi (cinâyetü'l- hait) hâlinde, duvar sahibine bir şey lâzım gelmez. Ancak duvar mâil-i inhidâm (yıkılmaya yüz tutmuş) halde yapılmış ise veya sonradan bu hâle geldiğini duvar sahibi biliyor veya tekaddüm olunmuş (kendisine ikazda bulunulmuş) ise, diyet ödemesi lâzımdır. Taşıdığı yük veya üzerindeki eşya bir başkasının üzerine düşerek ölüme sebebiyet verse, taşıyıcıya diyet lâzım gelir.
Sayfa 328 - Diyet, vaziyete göre kâtilin veya âkılesinin maktulün vârislerine vereceği para cezasıdır.·Kitabı okudu
Din İslam
F-Cezayı Düşüren Sebepler
a-Ölüm Suçlunun ölümü, bedenî ve şahsî cezaları düşürür. İmam Ebû Hanife'ye göre mâlî cezalar da düşer. Kısas edilecek uzvun yokluğu da bedenî cezayı düşüren bir sebeptir. Eski Mısır'da, ölülerin mezarından çıkarılarak cezalandırıldığı väkidir. b-Tövbe Suçu işleyip bitirdikten sonra nedâmet (pişmanlık) bildirip tövbe etmesi cezâyı düşürmez. Ancak hırâbe (yol kesme) ve bağy suçunda yakalanmadan önce gelip teslim olsa ve hırsızlık suçunda dâvâ mahkemeye intikal etmeden çaldığı malı sahibine iade etse hadd cezasından kurtulur. İrtidad suçunda nedâmet (tövbe) her halde cezâyı düşürür. İmam Şâfi'î ve Ahmed'den birer rivayette, muayyen bir zaman geçmesi aranmaksızın tevbe ile hadd suçları düşer. c-Af Şahıs haklarını ihlal eden katı, yaralama, hakâret gibi suçlarda, mağdurun veya velisinin afvetmesiyle ceza düşer. Bu kabil suçlarda hükümetin af salâhiyeti yoktur. Ancak suçluya ta'zîr cezası verilebilir. Amme haklarını ihlâl eden suçlar, hadd suçu ise hükümet bile afvedemez. Ancak taʼzîr suçu ise hükümetin vaziyete göre af salâhiyeti vardır. d-Sulh Kısas ve diyet cezalarında, suçlu ile mağdurun anlaşarak sulh olması, bu cezaları düşürür. Hadd ve ta'zîrde sulh mümkün değildir.
Sayfa 311·Kitabı okudu
Din İslam