Miraç Buğra Tokaç

Miraç Buğra Tokaç
"Beyaz İngilizler" in bu ülkede yapmak istedikleri ilk vazife, halkın iman cephesini yıkmak ve maneviyatını öldürmekti. Bu işe ilk olarak; şüphe, gevşeme ve ümitsizlik tohumlarını taze genç dimağlara ekmek suretiyle başladılar. "Biz adam olamayız", "Bizim onlara yetişmemize ve onların yaptıklarını yapmamıza imkanı yoktur.." gibi sloganlarla bu milletin moralini bozdular, maneviyatını kırdılar ve ümitsizlik bataklığına düşmesine sebep oldular. Bütün dünyada emperyalist güçlerin istedikleri ve yaptıkları da budur!
Sayfa 64·Kitabı okudu
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Mustafa Kemal ve Hilafet
Mustafa Kemal halife olmak isteseydi, şartlar buna son derece uygundu.9 Tüm yeryüzü Müslümanlarının temennisi de buydu. İslâm kahramanı, İslâm onurunun kurtarıcısı olarak ilan ettikleri kişiden hilâfet makamını esirgeyecek değillerdi. Özellikle de çeşitli menfi propagandalarla, Osmanoğullarını halkın gözünden düşürmesinden sonra, artık hilâfet makamının tek adayıydı. O ise, kendini Osmanoğullarından daha üstün görüyordu; ama hilâfet makamında gözü yoktu. Bilakis bir an önce bundan kurtulmanın çarelerini arıyordu. O, talip olduğuna (hükümete) kavuştuktan sonra, nefret ettiği şeyi (hilâfeti) nefret ettiklerine bırakmıştı. İslâm dünyasından gelebilecek tepkilerden çekindiği için, hilafeti hemen kaldırmadı. Yerine aşama aşama kaldırmayı tercih etti. Böylece diğer İslâm ülkelerinin, bu kuruma sahip çıkmalarının da önünü almış oldu. Türkiye'de hilâfet istemediği gibi, başka bir devlette de istemiyordu.
Sayfa 118 - 9)Mustafa Kemal'e halife olması yolunda birçok teklifler gitmiş, ancak o tüm bu teklifleri geri çevirmiştir. Son olarak Hindistan ve Mısır'dan bir heyet Ankara'ya giderek onu bu konuda iknaya çalışmış; ancak o, "Hilafet Osmanoğullarını·Kitabı okudu
Düşünce
Kemalistlerin yaptıklarını din ile bağdaştırmaya, din usûlüne uydurtmaya uğraşıyorlar; olmuyor. Bu kez, dini Mustafa Kemal'e uydurmaya çabalıyorlar. Aksi halde din, meşhur Ezher âlimlerinden Şeyh Yusuf ed-Decevi'nin dediği gibi olurdu: "Ya din ve vatan için, ila'y-ı kelimetullah için savaşan mücahidlerin düşmanlarının, hırsız ve hainlerin karşısına dikilir, büyüklerimizin yolundan gider, yeryüzünün en ileri ve müreffeh toplumu oluruz; ya da bizi gerileten bu dini, hayatımızdan çıkarırız." Şeyhin ila'y-ı kelimetullah için savaşan mücahidlerden maksadı, Mustafa Kemal ve arkadaşlarıdır. Hırsız, hain ve mücahid düşmanları olarak nitelediği kimseler ise, Sultan Vahdeddin ve biziz. Bu adamın sözlerinden şöyle bir anlam çıkıyor: Bu din ya bize Mustafa Kemal'e saygı ve sevgiyi, muhaliflerine de kin ve öfkeyi emreder; ya da biz bu dini hayatımızdan sileriz. Anlaşılan adamın Mustafa Kemal'in mücahidliğine, takva ve dürüstlüğüne, bizim de hainliğimize olan inancı, dinine olan inancından daha fazladır.
Sayfa 133·Kitabı okudu
Düşünce
Müslümanların Siyonistlerle Savaşma Nedeni Nedir? Ne Değildir?
"Allah, yalnız sizinle din uğrunda savaşanları, sizi yurtlarınızdan çıkaranları ve çıkarılmanız için onlara yardım edenleri dost edinmenizi yasaklar. Kim onlarla dost olursa işte zalimler onlardır" (Mümtehine, 69/9).. .. Müslümanlar ve siyonistler arasındaki mevcut çatışmanın nedenlerini ve gerçeklerini tartışan çağdaş Mısırlı âlim Dr. Yusuf el-Karadâvi, Müslümanların Yahudilerle Yahudi oldukları için değil, "İslam topraklarını -Beytülmakdis topraklarını-gasbettikleri, yerli halkı yerlerinden ettikleri ve varlıklarını demir ve ateş, şiddet ve kanla dayattıkları" için savaştıklarını beyan etmektedir: "Bazı dindarlar (Müslümanlar) savaşın inanç uğruna olduğunu düşünüyorlar. Demek Yahudilerle Yahudi oldukları için savaşıyormuşuz... Bazılarının aklına gelebilecek bu görüş tamamen yanlıştır. Çünkü Yahudiler, İslam tarafından kitap ehli olarak kabul edilirler, yemekleri yenir, onlarla Müslümanlar arasında evlilikler olabilmektedir. Asırlarca Müslümanlar arasında, Cenab-ı Hakk'ın, Resulü'nün ve Müslüman ümmetinin himayesi altında yaşadılar. Bazı İslam ülkelerinde, bazı Müslümanları kıskandıracak ve onlara haset ettirecek kadar zenginliğe, nüfuza ve oradaki halifelere ve emirlere yakınlığa ulaştılar.
Sayfa 293·Kitabı okudu
İslam
Beytülmakdis'in Kurtuluşu İçin Birlik Olmak
Tarihin seyri, kutsal topraklarımızın kurtuluşunun güçleri ne olursa olsun Filistinlilerin eliyle içeriden gerçekleşemeyeceğini öğretmektedir. Çünkü bu dava Filistinlilerin gücünden daha büyüktür. Filistinliler, bu davanın öncüleri ve kıyamete kadar yanacak olan cihat meşalesinin koruyuculardır. Bu da onlar için büyük bir şereftir. Ancak gelecek kurtuluşun sorumluluğunu tek başına üstlenmek onlar için bir yanılgıdır. Ayrıca bu durum; Allah'ın kanunları, tarihin seyri ve mücadelenin tabiatına ters düşer. Çünkü bu, yalnızca siyonistlerle değil, Batı sömürge güçleri ve "Latin Beytülmakdis Krallığı kurulduğunda çıkan Avrupa savaşlarında olduğu gibi bölgemizde stratejik hedeflerini gerçekleştirmek için işgalci "Tampon Devlet/İsrail'i kuran tüm herkese karşı bir mücadeledir. Üstelik bizler, bu kıvılcımları tutuşturacak ve devamlılığını sağlayacak bir yakıt olmaksızın içeride bir özgürlük ordusu kurarsak kurtuluşumuzun önünde duran büyük bir kaosla karşı karşıya kalırız. Nasıl ki kıvılcım onu yangına dönüştürecek bir yakıt olmadan sönerse öncü birlik de ordudan yıllar önce savaşa girmekle kaybeder. Çünkü başarı için birlik ve süreklilik gerekir.
Sayfa 379·Kitabı okudu
İslam