a-Bedení Cezalar
İslâm hukukunda asli ceza, bedení cezâdır. Çünki bedenî ceza, ırkı, cinsiyeti, mâlî vaziyeti, ictimâî pozisyonu ne olursa olsun, herkeste aynı elemi hâsıl ettiğinden, adaletin tecellisine daha elverişli görülmüştür.
aa-İdam
İdam, ademe gönderme, yok etme mânâsına gelir. Hukuk ilminde, suçlunun mahkeme kararıyla öldürülmesini ifade eder. Şer'î hukukta idam cezası esas itibariyle taammüden adam öldürme, eşkıyâlık (yol kesme), evlinin zinâsı ve irtidad suçunun cezasıdır. Bunlarda idam cezasının tatbik edilmeme ihtimalleri de fazladır. Maktulün velisinin afvı veya diyete râzı olması; eşkıyalık ve irtidadda pişmanlık (tövbe) idam cezası verilmesini men eder. Evlinin zināsında da suçun sabit olması zaten çok zordur. Bunların haricinde idam cezasının tatbiki nadirdir. Ta'zîr olarak da idam cezası verilebilir. Buna ta'zîr bi'l-katl veya siyaseten katl denir. Şer'î hukuk, mesela, hırsızlık, gasp ve adam öldürmeyi âdet haline getirenler, halktan kanunsuz vergi ve harac toplayanlar, livâta yapanlar, büyücüler, sapkın görüşlerin propagandasını yapanlar ve hükümete karşı ayaklananların ta'zîren öldürülebileceğini söyler².
İdam cezası, öldürmesi en sür'atli olan silah (kılıç, kurşun vs.) ile yapılır. Salben (asarak) idam, çirkin ve insanlık haysiyetiyle bağdaşmadığı için câiz görülmemiştir. Şer'î hukukta yalnızca yol kesme suçunun cezâsı, mal alınıp ve adam öldürülmüşse, ibret ve teşhir için salben (asarak) idamdır. İdam edilen şahıs, kendi dinine göre merasimle defnedilir. Cesedin denize atılması, yakılması gibi şeyler câiz değildir. Ancak anne-babasını öldüren kimse kısasen ve eşkıya çatışma esnasında öldürülürse, cenâze namazı kılınmaz.
bb-Kat-ı Uzv
Taammüden [bilerek ve isteyerek] birisini yaralayan veya uzvunu kesen kimsenin, mağdurun talebi hâlinde, aynı